Cüneyt Çakır'ın Sınavı

Mehmet Demirkol geçtiğimiz günkü Analar Hep Hagi Doğursun başlıklı yazısında futbol ortamımızın portresini çizdi. Mehmet Topal'ın Valencia macerası saha içi gerçeklerle tartışılabilir, fakat yazının genelinin işaret ettiği bir gerçek, burada bir anafikir var. Sorun, bu memleketin sorunudur. Hakemlikteki adaleti artırmak istiyorsanız, önce bu memleketin hukuk sisteminin adaletini artırmanız gerekli. ''Arkandanyım Kuddusi'ler'' yerine, arkasında federasyonun, devletin ve mahkemenin duracağını bilen hakemler gerekli. Daha doğrusu bunu sağlayabilen bir ülke gerekli. Yoksa isimler sürekli değişir. Bir gün gelir X istenmez, onun yerini dolduran Y aynı süreçlerden geçtiğinden gün gelir o da istenmez. Yerine gelen Z'nin de akıbeti bellidir ve yeniden A göreve gelir. Sonuç kaçınılmazdır, kısırdöngü bir kez daha başa sarar. Hakemlerin tümünün vasıfsız, yetersiz ve aptal olabileceğini düşünmek, toplumun tümüne aynı yaftayı yapıştırmakla eşdeğerdir. Bu kolaycılığa kaçmak istiyorsanız buyrun, seçim sizin.

Cüneyt Çakır ve ekibi, dün akşam kusursuza yakın bir yönetim gösterdi. Üstelik -Mehmet Demirkol'un bahsettiği gibi- sahadaki takımlardan biri Barcelona'ydı. Ujfalusi'nin insanlık dışı müdahalesinden ucuz kurtulan Messi sahadaydı. Yer Tataristan'dı, Asya'nın kuzeyi sayılırdı ve sahada bir Türk, Gökdeniz Karadeniz vardı. Verilen iki penaltıda da darbe ve yorum var. Her iki pozisyonda da asistan hakemle tam görüş açısını yakalıyorlardı ve göz kontakları vardı. Bu iki kararın da notunu etkileyeceğini sanmıyorum, hatta artı dahi yazılabilir. Gösterdiği sarı kartlara anlık reaksiyonlar hariç itiraz dahi olmadı. İki kez nefis avantaj uygulattı, birinde sonucu kötü olunca başa dönerek faulü verdi. Geçen sezonki Fulham-Hamburg maçı da böyleydi, tıpkı diğer Avrupa Kupası maçları gibi. Premier Development kategorisinin en düşük puanlı hakemi Cüneyt Çakır, bu noktaya federasyonun büyük katkılarıyla geldi. Bu maçtan çıkacak muhtemel iyi puanla yolu açık görünüyor. 2012 olmasa bile 2014'e kadar Elite kategoriye çıkarak DK 2014 aday adayı hakemler listesine girebilir.

Futbolun sorunları, bu ülkenin tüm sorunlarının damıtılmış halidir. Futbolda devrim, sadece futbolla olmaz. Futbolu oynayan ve yönetenleri eleştirecekseniz, sadece saha içine ve etrafına bakmanız yeterli değil. Saha içi çokça izoledir, futbolun en güzel hali yeşil çim üzerinde görünendir. Futbol halkın oyunu, futbolun sorunları bu halkın sorunlarıdır.

Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun, Fırat Aydınus, Tolga Özkalfa ve Süleyman Abay'a tebrikler...

Rubin Kazan 1-1 Barcelona

UEFA Referee Convention
Asistan Hakem
Avrupa'da Türk Hakemi Var
Gol Çizgisi Teknolojisi

Noat Samisa

30.09.2010

4 yorum:

Antidoto dedi ki...

Seni saha dışına, futbolun sosyolojik ve toplumsal yönüne bu kadar atıf yaparken görmeye alışık değildim, pek güzel oldu bu yazı Salih kardeşim. Ellerine sağlık...

Noat Samisa dedi ki...

Antidoto,

Ben saha içiyle daha fazla ilgiliyim, fakat bu futbolun toplamına etkiyen dinemikleri yadsımayı gerektirmiyor. Sadece şunun bilinmesini, farkında olunmasını istiyorum ki saha içi çokça izoledir.

Flying Dutchman dedi ki...

bu konuda katiliyorum genel goruslere ve hattai Markus Merk'in her hafta ekranlarda konusmasinin dahi hakemlere olan bakisa olumlu etki yapacagini dusunuyorum da giriste bahsettigin yazi hafiften mevsim turlusu gibi :))

Yani tamam biz yetistirip donatmaktan cok hazir almayi seviyoruz da Guiza'yi bunun icin ornek vermek yanlis. Dunyanin hangi ulkesine giderse gitsin Guiza o 2 sezonki performanstan sonra bidon adayligina oynar/. Ki bu ornekler yurt disinda da mevcut. Tomas Brolin gibi adam Premier Lig tarihinin en kotu 2-3 yabancisindan biri olarak biliniyor misal

Noat Samisa dedi ki...

Daçmın,

Ben M Topal konusuna şerh koydum, sen genişletmişsin. Yazıdaki örnekler tartışılabilir elbette, ama yazıda da dediğim gibi o anafikirle ilgilenmek lazım.