Rangers 1-0 Bursaspor

İlk maçtaki ağır mağlubiyetin ardından Glasgow'a umutla gidilmişti. Ibrox atmosfer olarak Bursaspor'lu oyuncuların neredeyse tamamının benzerine şahit olmaıdğı bir yerdi, fakat doğru odaklanma ile yalnızca oynayacakları oyuna yoğunlaşabilirlerdi. Fakat dün akşam için bu da yeterli değildi. Zamanında Alex Ferguson'un yan koltuğunun sahibi olan Walter Smith yine yaptı yapacağını, ilk Rangers döneminde üst üste şampiyonluklar kazandığı 3.5.2 / 5.3.2 ile çıkardı takımı sahaya. Old Trafford'dan alınan 1 puan iştah kabartmış, Bursaspor'un oyunu iyi etüt edilmişti.

Valencia karşısında ortaya konulan futbolun kenar yönetim kaynaklı sebepleri vardı. Bursaspor sözümona tecrübeli de olsa, bugün genele ilişkin söylenenler tamamen maç üzerinde etkili olsa bile ileride Nunez - Insua ikilisiyle Valencia'ya karşı denk bir oyun oynanması imkansızdı. Bursaspor anlayış bazında en iyi bildiğinden şaşmamalı ve saha içi tercihlerini buna göre yapmalıydı. Aksi başarı yoluna ihanetti. Ertuğrul Sağlam, ilk maçtaki planları boşa gidince ikinci maçta mutlaka bir şeyleri değiştirecekti. Sözkonusu yazıda geçenler dikkate alınırsa aynı şeyleri düşünmüştük, hatta hoca oyunun devamında bir fazlasını koydu sahaya. Lakin kendi sahasında değilmiş, kazanmak zorunda değilmiş gibi proaktif bir oyun oynamayan, aksine rakibe önlem alarak derinde bekleyen, hatta David Weir'i sarkık libero olarak oynatan bir Rangers vardı sahada. Bursaspor'a karşı ''Bursaspor anlayışı'' ile sahaya çıkmışlardı. Maç boyu 6 kişiyle kendi yarı sahalarında beklediler. Duran topları ve gaflet anlarını kovaladılar. Hücum opsiyonları Bursaspor kadar bile çeşitli değildi.
Ivan Ergic sakatlanınca Ertuğrul Sağlam oyuna Insua'yı aldı. İlk maçta etkili olamamasına sebep olan ortam, (bireysel formsuzluk ya da etkisizliğinden bağımsız olarak) bu maçta tam tersiydi. Oyunda kaldığı sürece çok fazla topla buluştu, nispeten etkin bir oyun oynadı. Ozan çok mücadele etse de Vederson'la kenar ataklarında kurduğu etkileşim yeterli değildi. Keza Volkan-Ali ikilisi de rakibin dizilişinden kaynaklı kenar zaafını oyunu hızlandırarak değerlendiremediler. Rangers'ın golünde Ömer Erdoğan topu taca bıraksa belki de hiç sorun olmayacaktı. Top toplayıcı çocuk yardım etti, dengesi bozulan Bursaspor savunmasında Ali'yle eşleşen Naismith golü yaptı. Sonrasında Rangers'ın rakip kale önünde Bursaspor kadar etkin olduğunu söylemek zor. Geri kalan bölümde Bursaspor topa daha çok sahip olan taraftı, fakat üçüncü bölgede üretkenlik olmayınca, Rangers kalesini iyi savununca ve duran toplarda sorun yaşanmayınca 1-0'a razı olundu. Yine de es geçilen bir net penaltı var, orada düdük gelse maçın seyri bambaşka olabilirdi.

Sonuç: ''Futbolda her şey rakibin varlığıyla çetrefilleşir.''

Bursaspor ikinci CL maçında da yalnızca kendi oyunu üzerinden bir maç senaryosu çizmeye çalıştı. Valencia'nın kapasitesi biliniyordu, buna rağmen takımın daha önce hiç başarılı olamadığı hakim oyun oynanmaya çalışılmış, galibiyet ya da puan imkanı en baştan çöpe atılmıştı. Dün ise Rangers'ın kurduğu tuzağa düşüldü, en iyi bildikleri oyun da kendilerininkine benzeyen oyuna karşı fayda etmedi. Oyunun devamında kenarlar çalışmadıkça oyun tıkandı, Rangers'ın güçlü ve üçlü orta sahası geçit vermedi.

Man Utd maçları için sezon başındaki Trabzonspor Super Kupa maçında yaptığım öneriyi tekrarlıyorum: Hüseyin - Svensson orta sahası önünde Ergiç ve ileride şeytan üçlüsü. Ertuğrul Sağlam bunu daha önce Beşiktaş ve Galatasaray deplasmanlarından denedi. Kaybetmedi. Rakip Man Utd iken iki maçtan alınacak 1 puan dahi büyük başarıdır, fakat bu Bursaspor kolay kolay teslim olmayacaktır.

Rangers 1-0 Bursaspor
Noat Samisa

30.09.2010

Hiç yorum yok: