Rubin Kazan 1-1 Barcelona

Zamanın en iyi takımı Barcelona, geçen sezon CL yarı finalinde Inter'e kaybedince yaz transfer döneminde iki önemli transfer hamlesi yaptı. İlki hücuma işlerlik kazandıramayan İbrahimoviç'in yerine David Villa gibi bir ideal santraforun transferiydi. İkincisi ise takımdaki yaratıcılığı artırmak adına Fabregas'ın transferi teşebbüsüydü. Olmadı, daha farklı bir fikrin ürünü olarak Mascherano transfer edildi ve henüz sezon başında, daha önceleri sistem içi bir esneklik olarak görülen üçlü savunma geçişleri, çok daha radikal şekilde uygulanmaya başlandı. Bu sayede Barcelona oyunu çok daha ön alanda oynayacak ve kontra ataklarda geride daha sağlam, yerleşik halde duracaktı. Bugün Mascherano henüz maçın ilk dakikasında Pique ve Puyol'un arasına girdi, oyunda kaldığı bölümde ön alana buradan katıldı. Bekler orta sahanın bir parçası gibi davrandılar, Iniesta sol kenarda görünmesine rağmen sürekli Xavi'ye yakın oynadı. David Villa ise santrafor görünmesine rağmen Rubin savunmasının kalabalığında top alamadıkça sürekli sola kaçtı. Maç boyu 3-4-3 oynadılar ve karşılarındaki rakip de tam olarak kendini rakibe göre konumlandırınca ortaya taktik açıdan şaheser niteliğinde bir maç çıktı.
Kurban Berdiyev'in takımı maça 4.4.1.1 görüntüsüyle başladı. Fakat henüz 5 dakika geçmeden bekler stoperlere, stoperler adam markajlarıyla öne - geriye hareket eden liberolara dönüştüler. Kenar adamlarıysa maç boyu Barcelona'nın beklerini kontrol ettiler. Rubin'in saha yerleşimi adeta 6-2-2 idi, bu duruma maç içinde rakibin oyununu dikkate alarak uyguladılar. Önde kazandıkları topları Gökdeniz ya da Kornilenko'yla buluşturup katil ataklar planladılar. Başarılı da oldular. Özellikle sağ stoper Pique'nin topla çıktığı ataklarda kaptırılan toplar, sol bek gibi oynayan Kaleshin'e atağa katılma fırsatı verdi. Noboa ve Murawski'nin müthiş disiplinli alan kapatma gayreti topların kazanılmasını, Gökdeniz topların taşınmasını, Kaleshin de ataklara genişlik kazandırılmasını sağladı.

Maçın 12. dakikasında önde kaptırılan bir topta Villa bir boşluk buldu, Pedro'yu kaçırdı. Rubin'in ilk hatasında gole yaklaşan Barça'da Pedro'nun direkten dönen topu maçın kırılma anıydı. Bu dakikadan sonra devre boyunca duran toplar harici Barcelona'ya pozisyon vermediler. Kaleshin üzerinden genişlettikleri kontra ataklardan birinde Pique'nin açtığı boşluğu doldurmaya çalışan Mascherano'nun hareketi penaltıyla sonuçlandı. Dakikalar 30'u gösterdiğinde Noboa'nın penaltı golü tabelada 1-0 Rubin Kazan üstünlüğünü işaret ediyordu. Sonraki yarım saat oyun benzer şekilde ilerledi. Fakat ikinci yarım saatin sonunda bir kontrada Kornilenko geride beklemek yerine kaleci Valdes'e baskı yaptı. Valdes'in kötü pasında topa sahip olan Murawski önündeki boşluğu değerlendirmek istedi, belki de maçın o dakikasına kadar ilk kez rakip yarı saha ortasına kadar gelebilmişti. Topu kaybetti, orta sahayı çabuk geçen Barcelona ikinci kez bu kadar geniş alan buldu. Oyunu hızlandırıp penaltı kazandılar. Villa'nın golüyle skor 1-1 oldu ve bu dakikadan sonra Berdiyev kontrollü şekilde riskler aldı. Messi'nin de oyuna girmesiyle etkinliği artan Barcelona'ya karşı katı ve derin savunmayı sabit tutarken, ön alandaki oyuncularından yorulanları tazeleriyle değiştirdi. Kalesinde daha çok pozisyon gördü, ama 87. dakikada muhteşem bir kontra atak seti oynamayı da başardılar. Top 6 kişinin ayağına değdi, sonunda altıpasın çaprazında Martins'in kafasını buldu. Bu top direkten döndü, maç 1-1 bitti. İki takım da sahadan mutsuz ayrılmadı.
Sonuç: Barcelona'ya Başkaldıran Adam

Proaktif pas futbolu (possession football ya da tiki-taka) nasıl mağlup edilir? Bu soru daha önce birkaç kez ayrıntılı şekilde cevaplanmıştı. Chelsea, İsviçre ulusal takımı, Inter... ortak özellik derinde beklemek, savunma önünü iyi kapatıp, rakibin kenardan hızlanmasına ve alanı genişletmesine izin vermemekti. Bugün bu fikirlerin tamamını bünyesinde barındıran ve hepsini radikal biçimde uygulayan, bunun üzerine bilinçli hücum planları ekleyen bir Rubin Kazan gördük. Kurban Berdiyev'in futbol aklı kesinlikle başka türlü çalışıyor. Daha önce Zenit'e karşı zayıf takımına oynattığı oyun dahi heyecan vericiydi, yapılan takviyeler sonrası hem ligde toparlandılar, hem de bugün Barcelona'ya başkaldırdılar. Üç maçtır Barcelona'ya kaybetmeyen tek takım Rubin Kazan, tek hoca Kurban Berdiyev. Gösterikleri müthiş özveri takdiri hak ediyor.

Barcelona geçen sezonun ardından Inter ve Chelsea gibi takımlara çözüm olarak yaratıcılığı daha da artırmaya çalıştı. Pas trafiği alan açmaya yetmediğinde, final pası yetisi yüksek Fabregas'ın tahmin edilemez işlerine yaslanmayı planlıyorlardı. Bu transfer olmadı, ellerinde Fabregas'la da deneyecekleri bir yeni taktik vardı. Önce Busquets'i, bu akşam da Mascherano'yu yeni nesil santra-haf olarak kullandılar. Beklerin kanat oyuncusu rolüne Rubin cevap verdi, 6'lı savunmayla beklerin etkinliğini sıfırladılar. Villa da merkezdeki kalabalıkta top alamadıkça (tıpkı DK 2010'daki son iki maçta olduğu gibi) sürekli sola kaçtı. Merkeze kenarlardan girmeye çalıştılar, ama Messi oyunda değilken üretken olamadılar. Rakibin bir anlık gafletinden yararlanıp, o dakikaya kadar ikinci kez buldukları geniş alanı kullandılar. Son yarım saatte Messi hem alan açtı, hem de tahmin edilemez yaratıcılığıyla ekstra işler yaptı.

Barcelona aynı oyunu oynamaya, daha iyi olmaya çalışmaya devam edecek. Onlar yeryüzünün kesinlikle en iyi takımı. Fakat bundan sonra sürekli kazanmaları, kendi verecekleri kararlara bağlı. İspanya ulusal takımı gibi kanatsız, oyunu merkeze kilitler halde, tıpkı bugünkü gibi mi olacaklar; yoksa oluşturdukları arka üçlüyle devam edip, Messi'yi eklemekle yetinecekler mi? Onlara başkaldıran takımları izlemek hem ortaya çıkan maçların keyfi yönüyle, hem de futbolun devinimin sürmesi gerekliliği sebebiyle çok değerli.

Yıllar sonra da hatırlayacağım harika bir taktik maçtı.

Noat Samisa

30.09.2010

14 yorum:

Övünç dedi ki...

Benim hep eleştirdiğim taktiksel arıza Barca'da vücut bulmuş.Ben bunu bir arıza olarak görüyorum ama siz bu maçın a planı olarak doğru seçim şeklinde yorumlamışsınız.Tabi bu maç tercihen böyledir yani arıza demek biraz yanlış.Belki bizde de sistem böyledir ama ben önlibero başlayıp istemsiz şekilde stoperlerin arasına girdiklerini düşündüğüm için buna arıza diyorum.

Mascherano'nun stoperlerin arasında oynamasının topu uzun kullanmadan taşıyarak gelen takımlara karşı ne faydası olabilir ? Arjantinlinin yapması gereken atağa çıkan bekin kanadında içe yakın oynamak ve kademe yapmak , gerektiğinde faulle hızlı hücumu durdurmak , oyun sıkıştığında ofansa destek değil mi ? Tabi bu maç için 2 beki oyuna sokup stoperlere kademe yaptırmakta aslında aynı sayıda hücum elemanı sağlıyor ama 2 bek aşırı gitgelden devreleri yakıyor, görevi koşmak olan önlibero kucağında forvetle 30 metrede top oynuyor.

aks111 dedi ki...

ben bu sezon şampiyonlar liginde chelsea-barcelona eşleşmesi izlemek isterim gerçekten mükemmel olacağını düşünüyorum.

sunshine dedi ki...

Ben hala Mascherano ne işe yarar çözebilmiş değilim. Geçen sezonki Chygrynskiy transferi ne kadar gereksizse bence bu transferde o kadar gereksiz. Sanırım transferde Messi'nin etkisi var.

TA dedi ki...

''Proaktif pas futbolu (possession football ya da tiki-taka) nasıl mağlup edilir? Bu soru daha önce birkaç kez ayrıntılı şekilde cevaplanmıştı. Chelsea, İsviçre ulusal takımı, Inter... ortak özellik derinde beklemek, savunma önünü iyi kapatıp, rakibin kenardan hızlanmasına ve alanı genişletmesine izin vermemekti. ''

noat kardeş birşeyi atlamışsın.çizgi defans.inter s.gijon r.kazan benzer çizgi defans uyguladılar.çizgi defans+hemen önündeki 4 lü ile baskı.çizgi defans rakibin hücum kontrolünü yok eden bir durum.çizgi defans ile barca hem öndeki 4 lünün baskısını aşmaya çalışıyor vede ofsayta takılmamaya çalışıyor.bundan dolayı her defasında barca orta sahası ofsaytta kalan arkadaşı yerine yan pasa yöneliyorlar.barca hücumcuları ise bu ofsayt taktiğinden dolayı her defasında yerleşim sorunu yaşıyor.yani rubin kazan defansı barca hücumlarına benim istediğim şekilde yerleşeceksin diyor yaptığı çizgi defansla.ofsayt kuralı takımları defansif açıdan çok ileri noktalara getirebiliyor.bunun nedeni ise ipleri küçük takımlar ellerine alabiliyorlar bu şekilde.(yada tamamen ipleri rakibe vermiyorlar)

tabi çizgi defansı ileride kurmuyorlar.bunun nedeni ise ara pasların hızlı olması durumunda kalecide erimesi.yavaş olması durumunda (ki yavaş olması gerekir)da çizgi defansın müdahalesi söz konusu olabiliyor.

barcaya karşı başarılı olan takımların bence en önemli özelliği çizgi defans uygulamasıdır.bunu mükemmel yapanlar sonuç alabiliyor.barca-s.gijon maçında ofsaytı bozan bir hata ile 1 puandan oldular.kusursuz olması çok önemlidir bu bakımdan.

barcayı durdurmak için iki türlü baskı uyguluyor iyi takımlar.ipleri hücumsal anlamda barcanın eline bırakmıyorlar.4-4-1-1 oynuyorlar.öndeki 4lü baskı uygularkan arkadaki çizgi defans barcanın yerleşim sorununa yol açıyor.

Noat Samisa dedi ki...

Övünç,

Hayır, istemsiz bir durum değil. Öncelik olarak çift santraforla pres yapan takımlara ya da 4.2.3.1 oynayan takımlara karşı geriden top çıkarmak için savunma önü oyuncusu stoperler arasına girerek pas opsiyonu yaratır, alan açar.

Barcelona'nın burada radikal biçimde uyguladığı şeyin ise, bekleri kanat gibi kullanmak, oyunu rakip ceza sahası önünde oynamak, kaptırılan toplarda daha dengeli bir savunma hattıyla rakibi karşılamak, daha kalabalık hücum etmek vs. gibi amaçları, kazanımları var. Özellikle üçlü orta sahayı etkin kullanan Chelsea gibi takımlara karşı bu farklılık sonuç verebilirdi. Benzerini DK 2010'da Meksika uyguladı, ama ileri götüremedi. Bu akşam için Barça'nın başka bir sorunu vardı, yazıda bahsetmeye çalıştım. Bugün öne çıkarılması gereken takım ise Rubin.


Aks111,

Evet, yine Chelsea-Barcelona benim de beklentim.


Sunshine,

Guardiola ''daha bozucu birine ihtiyacımız vardı'' ile açıklamıştı bu transferi. Dün anlamsız göründü Mascherano, ama farlı bir görevde oldukça faydalı olacaktır.


TA,

Çizgi savunmayı bugün yeryüzündeki profesyonel takımlardan %95'i uyguluyor. Barcelona'ya karşı sahaya konulan özel bir yöntem değil.

sunshine dedi ki...

Ben bu maç özelinde söylememiştim Mascherano olayını.Mascherano ligde ilk 11 başladığında veya sonradan girdiği ve çok az oyunda olduğu dakikalarda bile sarı kart görmeyi başarmıştır, sarı karttan sonrada onu oyunda tutmak bence intihardır.Benim kişisel görüşüm Mascherano Yaya Toure'den en az bir gömlek daha aşağıdadır.

TA dedi ki...

ben çoğu maçta göremiyorum bunu.bursasporun var mı böyle bir defansif anlayışı.valencia maçında ve rangers maçında göremedik.bursanın yediği gole bakarmısın.rezalet.hadi orta yaparken düşünemedin yau ikinci pozisyonda çıksana ileriye.o kafa pası veren elemanın kime pası vereceği belli.izle ve gör neresi çizgi defans.
bu çizgi defansı çok iyi yapanlar var.diğerleri en kötüsü bile yeni zelanda bile kendi yarı alanına kapanıyorlar alan daraltıyorlar.farkı yaratan çizgi defans.misal bursa yerine inter o pozisyonda mutlaka ofsayta düşürürdü gol atan elamanı.

Noat Samisa dedi ki...

TA,

Peki.

TA dedi ki...

şu defans anlayışına bak. rezalet.

http://www.goalsarena.com/video/champions-league/29-09-2010-rangers-bursaspor-group-c_en.html

olacak iş değil.rakip hücumcu defansın nerede duracağını belirliyor.oysa olması gereken defansın rakip hücumcunun nerede durmasını belirlemesi.onunçün çizgi defansı öyle dediğin gibi sözde yüzde 95 ler uygulayamaz.iyi ve organize takımlar yapabilir bunu.top havada süzülerek geliyor kafayı nereye indireceği belli ve çıkmıyor hala defans.oysa defans çıksa 2 metre rakip forvette geri adım atacak ve top kalecide kalacak.yada net ofsaytta kalacak.

massimo dedi ki...

macherano'nun defansı 3 lemesi benim de dikkatimi çekti. barcelona gibi sahayı inanılmaz daraltan bir takım için iyi bir yerleşim.
fenerbahçe'de zico maldonado'yu bu şekilde kullanıyordu diyebilir misin? maldonado gereksiz yere eleştirilmiş olabilir mi?

Noat Samisa dedi ki...

Massimo,

Hayır, o başka bir şey. Beşiktaş-Fenerbahçe maçına dair postta Aurelio için böyle bir değerlendirmede bulunmuştum. Maldonado'nun ve Aurelio'nun yaptıkları dizilişin getirdiği bir esneklik. Anlık olarak bu tip görünüler oluşur ve sonradan normale döner.

Fakat Barcelona'nın bu sezon uyguladığı bu yeni düzen, Busquets ya da Mascherano'yu maçın büyük bölümünde, hem hücumdayken, hem savunmadayken savunma üçlüsünün arasına koyuyor. Bunu en radikal biçimde uygulayan ilk üst düzey takım DK 2010'da Meksika idi. Yoksa Maldonado'nun zaman zaman savunma içine girişleri, Barcelona'nın geçen sezonki oyunu vs. bunlar yıllardır süren uygulamalar.

Burada farklı bir şey var, bu yüzden ayrıca belirtiyoruz.

aks111 dedi ki...

ya bu busquets e bi ısınamadım ben :).Yaya toure den bir gömlek aşağıda demişsin mascherano için.evet doğru ama busquets de aşağıda.yaya toure öyle kesici güçlü defansif orta saha dışında tekniğide olan çalımda atabilen bi adam.oyun zekası var yani ara pas falan atabilcek becerisi var.bence yanlış yaptı barcelona onu satarak.

anarion_fek dedi ki...

Barcelona, yazıda muhteşem bir şekilde aktarıldığı biçimde bir oyun tarzı deniyor. Modern bir 3-4-3 denemesi denilebilir belki. Bu sistem, özellikle geri üçlünün en az ikisinin çok iyi kesici ve en az ikisinin çok iyi agresifliği nedeniyle inanılmaz bir alan darlığı yaratıyor. Bu kilidi açabilmek için ya elinizde çapraz koşuları çok iyi bilen ve buna göre oynayan bir kontratak takımı olacak, ya da Hagi veya Zidane gibi oyunun kaderini bir anda değiştireceği gibi, ilerde top tutabilecek bir klasik 10 numara.

Barcelona dünyadaki pekçok takımın ortasahasını koyduğu yere defansını koyuyor. Bir anlamda 4-2-3-1 için konuşsak, 4'ün yerinde kimse yok. 2'nin yerinde Barça geri üçlüsü, 3'ün yerinde orta dörtlü ve 1'in yerinde Barça ileri üçlüsü düşünülebilir. 0-3-4-3 taktiği... Ancak burada Barcelona için olmazsa olmazlar var: Beklerin hücümcu özellikleri ( hız, orta, pas gibi.. ) iyice anlam kazanmış durumda. Bu da Alves ve Maxwell'i Messi'den bile daha vazgeçilmez hale getirebilir. Kısa vadede, kadro derinliği itibariyle 3-4-3 denemesini kalıcı bulamıyorum bu nedenle.

Barcelona'nın çizgi defansa karşı geliştirdiği bir taktik var. (Deplasmandaki Real Madrid maçı ilk gol: Messi) Bu yıl uygulamadılar ya da ben görmedim. Bir uç oyuncusu (Pedro ya İbrahimoviç oldu bu ) kendini bilerek ölü alanda ofsaytta tutuyor. Bu defansta bir rehavet oluşturuyor. Böyle anlarda Messi'den içeri girip top alma denemeleri olabiliyor. Ya da tam tersi bir şekilde Messi kendini ofsaytta bırakıp Pedro'nun yolunu açmaya çalışıyor.

Rubin Kazan her türlü saygıyı hak ediyor. Oyunu çirkinleştirmeden, agresifleşmeden ellerinden geleni yaptılar. Şans da önemli ölçüde yanlarındaydı. Yine de kabul edelim, 5-0 yensin ya da yenilsin dünyanın hem teknik hem de taktik gelmiş geçmiş en başarılı takımlarından birini izliyoruz. Puyol-Xavi sonrası Barcelona'yı çok merak ediyorum.

Noat Samisa dedi ki...

Anarion Fek,

Öncelikle bu şablonların belirtilmesi meselesinde gelenekçi olmaktan yanayım. Mesela 4 ile başlayan dizilişlerde çizgi savunma vurgulanırken bir diziliş 3 ile başlıyorsa bunda bir sarkık libero olacağı biliniyor. Vurgu üzerine yapılıyor bunlar ve bir tarihi geçmişi var. Daha çok savunma - orta saha - hücum ayrımı değil, takımın hat hareketleri, etkileşimler ve kademeler dikkate alınıyor. Bu yüzde 0'lı diziliş betimlemelerine ben ısınamadım. :)

Frank Rijkaard'ın Barcelona hocasıyken verdiği bir röportaj var, burada modern ofsayt kuralını eleştiriyor. Total Futbol dönemine gidersek eğer, ofsayt kuralından en radikal biçimde yararlanan adam Rinus Michels olmuştu. Fakat Sacchi bunu bir adım daha ileri taşıyarak bireysel alan kapatma kavramını zirve futbola getirdi. Rijkaard'ın takımının devamı olan bu Barcelona modern ofsayt kuralını sevmiyor ama aynen sizin de bahsettiğiniz gibi kullanmaktan çekinmiyorlar.