Roberto Di Matteo

Roberto Di Matteo, Premier League'in Roberto Martinez'den sonraki en genç hocası. Henüz 40 yaşında ve WBA ile elde ettiği şansı kullanmaya devam ediyor. Futbolculuğunda bir dönem İtalya milli takımının değişmez oyuncusu, Abramovich ortalarda yokken de Chelsea'nin demirbaşıydı. 2000 yılında Chelsea'yle birlikte doğduğu topraklara, İsviçre deplasmanına gitmişlerdi. St. Gallen'e karşı oynanan maçta ayağı üç yerden kırıldı. İsviçre'de başlayan hayat hikayesi, futbol hayatını sona erdiren sakatlıkla kesişmişti. ''Kendimi İtalyan hissediyorum'' demesine rağmen hayatının yalnızca üç yılı İtalya'da geçmiş, bu da Lazio'nun Di Matteo'yu transfer etmesiyle mümkün olmuştu. 23 yıl İsviçre'de, 14 yıl da İngiltere'de yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Kendi tabiriyle ''her yerin yabancısı olan'' biri ve bir dünya vatandaşı. Hayat hikayesi hocalığına da yansımış, tipik ''İtalyan usulü başarı hikayesi''nden geçmemiş. Floransa yakınlarındaki Coverciano'ya uğramadan antrenör olan nadir İtalyan'lardan olan Di Matteo, antrenörlük lisansını İngiliz FA'inden almış. Yıllar sonra da İngiltere'de çalışmak istediğini söylüyor, İngiliz'in futboluyla oynamak istiyor.

WBA son 8 sezonun 4'ünü Premier League'de, diğer 4'ünü ise Championship'te geçirmiş olan, bizim tabirimizle asansör, İngiliz'lere göre ise Yo-yo takım. Bu sezona da zor bir fikstürle girdiler. İlk hafta play-station Chelsea'sine rastlayıp, 6 gol yediler. Akabinde Sunderland'i mağlup edip, Liverpool'a kaybettiler. Sonrasındaki 4 lig, 1 de Carling Cup maçında ise henüz kaybetmediler. Ligde Arsenal'i, League Cup'ta da Man City'i mağlup ettiler. Puanları 11, ligdeki sıraları 6.'lık. Henüz averajlarını düzeltemeseler artık kolay gol yemiyorlar.

DK 2010'un parlayanlarından Şili'li sağ bek Jara ve benim Fransa günlerinden hayranı olduğum Peter Odemwinge, ligin ilk iki ayının WBA'li yıldızları. Bekler üzerinden uzun top oynuyorlar, orta sahayı üç oyuncuyla sağlam tutup sürekli kenarlara açılan hücumcularla ani baskınlar yapıyorlar. Bu hafta Bolton'a attıkları gol, basitliğiyle muhteşemdi.

Uzun top, kenara açılan forvet arkasından bozma santrafor, onun boşalttığı alana geriden koşu ve gol. Arsenal karşısında ise kaleciden çıkan uzun topları, sürekli Chris Brunt'a oynarak Clichy'nin zayıf hava hakimiyetini kullanmışlardı. Maçın anahtarı bu küçük ayrıntı olmuştu. Di Matteo'yu MK Dons'taki günleri sonrası WBA'e getiren ışık, şimdilik WBA'in EPL yolunu da aydınlatmış görünüyor. Puan tablosundaki yerleri bir yana, kesinlikle izlemesi keyifli bir takım oldular.

WBA 1-1 Bolton
Noat Samisa

05.10.2010

Hiç yorum yok: