Bursaspor 0-2 Trabzonspor

Haftaya lider giren Trabzonspor, sezon başında Super Kupa'da 3-0 mağlup ettiği son şampiyon Bursaspor'un 16 maçlık yenilmezlik serisini bitirdi. Böylece 2010 yılında ligimizi daha önce şampiyon bitirmiş olan (Bursaspor, Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe) takımlara karşı oynadığı 9 maçı da kaybetmemiş oldular. Seri sürüyor, ligin en iyi hedef maç takımı Trabzonspor basamakları ağır ağır ve kendinden emin şekilde çıkmaya devam ediyor.

Bursaspor'da geçen haftaya göre pek çok değişiklik vardı. Ömer ve Vederson takıma dönüşler, sakat olan Ali Tandoğan'ın yerine Mustafa sağ beki yeniden devralmıştı. Ergic'in orta sahaya dönüşüyle Insua öne itilmiş, Turgay'ın sağ kenarda başladığı maçta en uçta Sercan tercih edilmişti. Sol kenarı Ozan kullanıyor, şeytan üçlüsünden Volkan ise kenarda oturuyordu. En iyi bildikleri oyunu 4-2-3-1 üzerinden oynamak üzere sahaya çıkmışlardı.

Trabzonspor'da ise Galatasaray zaferinde sahaya ilk 11'de çıkan Colman'ın yerine Ceyhun sahadaydı. Bu değişiklik Selçuk'u öne itmiş, Burak ve Engin ise kullandıkları ayaklarına uygun kanatlara yerleştirilmişlerdi. Teofilo'nun gidişi sonrası formayı alan Umut'un arkasında şablonu 4-2-3-1 ile 4-4-2 arasında bir yere koyan sahte dokuz numara Jaja vardı.

Erken Gelen Goller

İki takımın da her bölgede eş sayıda oyuncu bulundurması, sahada doğal boş alanların bulunmasına imkan tanımıyordu. Trabzonspor'da Jaja, Bursaspor'da ise Insua kilit oyunculardı. Birisi oyun tarzıyla, diğeri yaratıcılığıyla takım arkadaşlarına alanlar açacaklardı. Henüz bu ikiliden birer numara göremeden Bursaspor bir top kaptırdı, çok adamla önde yakalandılar. Savunma arkasına savunma için çok da zor olmayan bir top atıldı, ama Vederson bu topu uzaklaştırmak bir yana Burak için kolaylaştırdı. Uzak forvet Jaja, Burak'ın üzerine gelen İbrahim'in boşalttığı alan harika sızdı ve nefis bir gol vuruşuyla Trabzonspor'u öne geçirdi.

İkinci golde de yine net bir savunma hatası var, fakat öncesi çok ilginç. Önce şunu soralım: Bir takım 10 kişi olmayı avantaja dönüştürebilir mi? Cevap: Bunu Trabzonspor hasbelkader başardı.

Bu dakikada sol bek Cale, kenarda tedavi oluyor. Trabzonspor sahada 10 kişi. Soldaki görselde görüleceği üzere, uzakta sarı yuvarlak içine alınmış iki oyuncu var. Bordo olan Cale'nin boşluğunu kapatan Engin, beyaz olan ise Bursa'nın sağ beki Mustafa. Bu anda Bursa'nın sağ ön oyuncusu ise sayıca eksik oluşu avantaja çevirmek için daha önce yapmadığını yapıp, stoper Egemen'e pres yapmak için alanını terk ediyor. Egemen tek pasta presi aşıyor ve topu alan Selçuk, sağ bekin boşalttığı alana doğru Umut'a bir savunma arkası pas yolluyor. Ömer topu kaptırıyor, İbrahim yardım için alanını boşaltıyor ve Jaja, yine stoperlerin boşalttığı alana harika sızıp, iyi bitiriyor.

Vederson ve Ömer'den iki önemli savunma hatası, fakat Jaja'nın içeriye bu kadar kolay sızması makul değil. Sorun biraz ayrıntılarda olmalı.

Temel Fark: Pres

Savunma hattını derinde kuran takımlar ve savunma hattını önde kuran takımlar... bu karşılaştırma çok sık duyulur. Aslında bu belirteç, takımların oyun anlayışları arasındaki farkı belirtmekten öteye gidemez. Bursaspor da Trabzonspor da bu ligin trendini taşıyan, rakiplerini ofsayt tuzağına düşürmeyi ön plana koymayan takımlar. Fakat bu iki takım arasında birtakım farklar belirgin. Bizim bu maç özelinde ihtiyacımı olan ise gerçek bir değer. Misal vermek gerekirse, Bursaspor savunma hattını ağırlıklı olarak kalesinden 30-40 metre bandında tutuyorsa, Trabzonspor'da bu aralık yaklaşık olarak 40-50 bandı olmalı. Bunun yarattığı en temel fark, ön alan presi. Trabzonspor maçın ilk yetmiş dakikalık bölümünde rakip bekleri kenar adamlarıyla eşledi ve Jaja - Umut ikilisinin birlikte katılımıyla rakip stoperlere baskı uyguladı. Şuradaki görselde bunun bir örneği görülebilir. Bursaspor ise rakibini daha derinde karşılamaya çalışsa da skorda erken geri düşünce risk almak zorunda kaldı, fakat yine de rakibin ikinci bölgeye kolay top taşımasına engel olamadılar.

Trabzonspor bu sayede ön alanda çok sayıda top kaptı, pek çok topun olumlu kullanılmamasını sağladı. Yalnızca top rakipteyken aktif pres değil, kaybedilen toplarda şok pres yaparak da (Galatasaray maçından Umut'un ilk, bu maçta Jaja'nın ikinci golü öncesi gibi) çok sayıda top kazandılar. Daha atletik bir takımlar.
Kenardan Gelen Hamleler ile Değişen Oyun

Hocaların oyuna etkisi yönüyle çok zengin bir maç oldu. Skorun erkenden 2-0'a gelmesiyle hamle sırası maçın hemen başında Ertuğrul Sağlam'a geçti. Son şampiyon hoca fazla beklemedi. İlk devrenin ortalarında Sercan ve Turgay yer değiştiler. Bu dakikaya kadar sahanın Bursaspor adına en etkili oyuncusu olan Insua'nın rta sahadaki fazla adam olarak aktivitesi, atakları çeşitlendirmeye yetmiyordu. Sercan'la sağ kenar çalışmaya başladı, devre sonuna kadar çok kez oradan atak yapıldı. Cale bu sayede sarı kart aldı. Bursaspor daha zengin opsiyonlarla rakip kaleye yüklenirken Burak'tan farkı üçe çıkaran gol geldi, fakat yanlış bayrak Bursaspor'un oyundan kopmamasını sağladı.

Bursaspor merkezden yeterince aktif olamıyor ve önde kaybettiği toplarda kalesinde kontra ataklar görüyordu. Sezon başındaki Süper Kupa maçında çalışmayan kanatlar en büyük sorundu, bu maç içinse Ertuğrul Sağlam'ın puan planıydı. 65'te Insua ve Sercan kenara geldi, oyuna bir ekstra santrafor Nunez ve kenar adamı Volkan dahil oldu. Risk aldılar, fakat oyunu direkt olarak kenarlara yönlendirmeye çalışan oyun fikrini uygulamayı başardılar. Sercan'la hareketlenen sağ kenar, Volkan'la gol silahına dönüştü. İçeride de kanat ataklarının tamamlayıcısı olarak iki uzun oyuncu, Volkan'ın karşısında sarı kartlı Cale vardı. Bu hamle de Bursaspor adına kısmi iyileştirme sağladı, rakip geri itildi.

Şenol Güneş ise maç sonu söylediği gibi doğrudan Ertuğrul Sağlam'ın hamlelerini hedef alarak karşılık verdi. Önce Engin - Barış değişikliğiyle Jaja'yı en öne gönderip Burak ve Umut'u kenarlara koydu. Barış sürekli soluna yardım ederken, üçlü orta saha içerisinde ekstra direnç görevi de gördü. Barış - Cale birlikteliği karşısında sağdaki aktivitesi sınırlanan Volkan, içe kaçmaya başladı ve Mustafa kısa süre iki kez Trabzonspor savunma arkasına sarktı. Şenol Hoca yine boş durmadı ve Burak'ın yerine sol öne Ferhat'ı koyarak Mustafa'yı da sınırladı. Son olarak da oyun iyiden iyiye doldur-boşalt'a dönünce, üçüncü stoper olarak Mustafa Yumlu'yu yüksek toplar için sahaya sürdü.

Sonuç: Lider Trabzonspor

Bursaspor topa sürekli sahip olsa da rakip kale önünde sınırlandı, oyunun başında olduğu gibi devamında da taktik açıdan Trabzonspor'a mağlup oldu. Trabzonspor erken gelen gollerin etkisiyle oyunun her dakikasını elinde tuttu ve net bir galibiyet aldı.

Trabzonspor'un Jaja öncesinde bir dilemması vardı. Alanzinho hedef maç oyunu için çok iyi bir silahtı, bu durum sezon başındaki Süper Kupa maçında da görülmüştü. Fakat aynı Alanzinho standart maçlarda orta sahadaki kalabalıkta kayboluyor, kenarda da etkisiz kalıyordu. Yattara'nın bir günü diğerini tutmayan futboluna güvenmek mümkün değildi ve Şenol Güneş, bir başka çözüm bulmalıydı. Bir başka muamma ise Teofilo konusu idi. Bu maç gösterdi ki, her iki konuda da zaman içerisinde Trabzonspor lehine gelişmeler oldu. Jaja-Umut ikilisi ve bu oyun şekli, kısa zamanda hem standart maçlarda hem de hedef maçlarda iş yaptı. Öte yandan Colman'ın yokluğunu tolere edebiliyorlar, Glowacki ise neredeyse hiç aranmıyor. Kadro geniş, ortada diziliş, stil, taktik ve anlayışın birleştiği bir sistem var. İstanbul'un büyük bütçeli takımlarına karşı tüm iç saha maçlarını tamamlamış olmaları bundan sonrası için dezavantaj gibi görünse de bana göre onlar, dışarıda daha tehlikeliler.

Bursaspor ise ipleri henüz maç başında elinden kaçırdığı maçta sürekli arayış içindeydi, fakat güçlü rakip her seferinde öne atılmalarını engelledi. Hayal kırıklığı yaratacak kadar sınırlandırıldılar, onlar için epey kötü bir maç oldu. Zirve değişti, fakat Bursaspor'un oyununun ligimizdeki geçerliliği halen sabit. Ali Tandoğan'ın yokluğunda duran toplar artık ana silah olmaktan çıkmış olabilir, kısa vadede de onları bekleyen en büyük tehlike bu. Insua'daki iyiye gidişe de dikkat çekmek lazım.

Noat Samisa

15.11.2010

7 yorum:

bora dedi ki...

Noat cok iyi bir analiz olmus, ellerine saglik...

Macin genis ozetini seyredebildim. Trabzon'un dedigin gibi savunmayi Bursa'dan biraz daha one kurmasi ve oyuncu karakterleri oldukca etkili olmus. Zaten benim takip edebildigim kadariyla, Trabzon genel itibariyle de savunmayi Bursa'dan bir 10-20 metre arasi ileriye kuruyor. Java ve Umut partnerliginde Bursa'yi surekli uzun top oynamaya zorlamak akillica, burada ozellikle Huseyin'in defosu ortaya cikmis olabilir, mesela Aurelio'nun ya da Baroni'nin yaptigina benzer bir sekilde derine gelip presi kirmak icin bir pas opsiyonu olusturabilirdi.

Teo ve Jaja konusunda da haklisin, sanirim zor mac / kolay mac icin farkli oyuncular kullanmak yerine ideal 11'lerini buldular, yalniz soyle bir sikinti olabilir, ya Umut'a birsey olursa dilemma'si? Bence devre arasi buna bir cozum bulmaya calisacaklardir.

Bu sonuctan sonra Trabzon bir aksilik olmazsa ilk yariyi lider bitirmeyi garantiledi diyebiliriz. Ikincilik icin en kritik haftalardan biri. Kayseri'yi Bursa ve FB'nin bir adim onunde goruyorum.

Bursa'nin Avrupa'da iki sampiyonlar ligi maci, ligde de Kayseri ve Besiktas maclari var. Bence bu hafta onlar icin cok kritik, Manisa tehlikeli bir kontraatak takimi fakat bu hafta kazanmis olmalari ve kendi sahalarinda ligin iyi takimlarina karsi sonuc olarak daha az basarili olmalarindan dolayi oyun dengeleniyor. Eger Bursa bu maci kazanamazsa ki biraz zor gorunuyor bence birak ligi ikinci bitirmeyi 3. hatta duruma gore 4. siraya kadar gerileyebilirler.

Kayseri icin de ikincilik icin kritik hafta. GS'yi yenelerse bir aksilik olmadigi takdirde ilk yariyi ikinci bitirirler. Berabere bile kalsalar FB'yle aralarindaki 6 puanlik farktan dolayi yeterli kredileri var, is sonraki haftalara kalir.

Noat Samisa dedi ki...

Bora,

Kesinlikle, Umut'un yedeklenmesinde sıkıntı olduğu kesin. Umut sık sakatlanan bir oyuncu değil, bu bir artı fakat darbenin nereden geleceği belli olmaz. Sistem büyük yara alır Umut olmazsa. Jaja'nın öne geçişi de idealden saptırır.

Tüm hesaplar karışıyor dediğin gibi, kafada çok fazla takım var ve bunlar 1-2 hafta arayla birbirleriyle oynayacaklar. Bizim için önümüzdeki 3 maçlık Konya, Galatasaray ve Bursa serisinden 7 puanı yeter görüyorum. 13 puan, 33 'le devreyi bitirmek demek muhtemelen ilk 3, zirveden max. 6 puan uzaklıkta olmak demek. Bu da iyimser hedef.

bora dedi ki...

Bir de sol tarafta oynayabilecek, disa calim atan cizgi karakterli bir oyunculari olsa iyi olur ama cok onemli degil su anda.

Bu durumda TR'den alabilecekleri kac tane oyuncu var bilmiyorum, yani Umut'a yedek mi alacaklar, daha mi iyisine bakacaklar...

Bana Bursa'dan Muhammet'e sulanacaklar gibi geliyor, kendisi de Trabzon'luymus galiba, benim de bu konuda ciddi bir propagandam var, bize gelsin diye, Bobo'yla butun bir sezon gitmez / cekilmez, mutlaka bir yedek lazim gibisinden, bakalim sonuc ne olacak :)

13 puan dedigin gibi iyi, ama zirveden 6 puan uzakta olabilir miyiz bilemiyorum, TS'nin iki uc macta puan kaybi yasayacagini ongoruyorsun galiba?

Noat Samisa dedi ki...

Bora,

Sakat olmasaydı hep birlikte Mustafa Pektemek'e sulanırdık, ama nasıl dönecek meçhul. İdeal oyuncu Mustafa, ama tabii düzeyi tartışılır.

Evet, Trabzonspor 6 maçtır kazanıyor. Fark attılar, geriden geldiler, sabırla kazandılar; her türlü galibiyet aldılar. Bir noktada denge olur bu tür durumlarda. :)

Devre sonuna kadar 6-7 puan kaybetme kredisi var Trabzonspor'u, kaybetmezler de 40'ı aşarlarsa eğer, İstabul'da oynayacakları maçları kaybetseler dahi ikinci devre toplayacakları 35 puanla şampiyon olabilirler. Tabii büyük hesap yapınca kolay görülüyor, her maç ayrı birer derya. :)

bora dedi ki...

Walla bu ligde 10 maclik seriler gordugumuz oldu, o yuzden hizini almisken Trabzon 5 hafta icinde 6, 7 puan kaybeder mi emin degilim acikcasi :)

Gunes'in FB'ye sampiyonlugu kaybettigi sezonda benzer bir gidisi vardi yanilmiyorsam, cok iyi basladilar, 10 kusur hafta surekli kazanmislardi, sampiyonlugun bir numarali adayi idiler, sonra ikinci yarida dustuler.

Bence devre arasi cok onemli, Selcuk ve Ceyhun'un sozlesmesi bu sezon sonunda bitiyor, FB'nin bu oyuncularla anlastigi soyleniyor, sahanin disi da devreye girecektir, o yuzden Aziz'in yarisin disinda simdilik kalmamasi onemli :)

Yusuf Parlayan dedi ki...

bora,

ceyhunun sözleşmesi bir sonraki sezon sona eriyor, selçuk ise önceliğinin trabzonspor olduğunu açıkladı, avrupa transferi için kolaylık isteyecektir. yoksa aurelio hariç biz istemeden istanbula giden bir oyuncumuz olmadı.

noat,

öncelikle bir başka trabzonspor maç analizi için teşekkürler.. futboldur, top yuvarlaktır ancak devre arasına ts-bjk arasındaki puan farkının (maksimumum!) 6 puan olacağı öngörünü (bjk açısından) biraz iyimser gördüm açıkçası. evet bir yerde tökezleyebiliriz ancak ben önümüzdeki 5 maçtan en az 13 puanla çıkacağımızı düşünüyorum. (e bu da benim iyimserliğim olabilir pekala) 21 yaşıma kadar bu sezon da olmadı artık seneye diye diye bugünlere geldim, şampiyon olsun diye de asla desteklemiyorum ama merak da etmiyor değilim nasıl bir duygudur acaba şampiyon olmak..

TA dedi ki...

rijkaard devrim yapamadı türk futbolunda ama şenol hoca devrimi yapıyor.eğer bu sene şampiyon olurlarsa(çok muhtemeldir) türk futbol karekterinin ve türk standartlarının üstünde bir takımın lig karekterinide değiştirebileceğini tahmin ediyorum.(sert futbol ikliminde yumuşak tarzda oynayan ve başarılı bir takım)

bursanın şampiyonluğu yerel devrim oldu sadece.türk futbolu standartında(karekterinde) olağan bir şampiyonluktu.uluslararası bir kaliteden bahsedemeyiz.zaten ş.liginde gördük durumu.
oysa trabzonsporun şampiyonluğu kalite devrimini getirebilir.bu kaliteyi liverpool maçlarında gördük zaten.
colman-selçuk yada selçuk-ceyhun ikilisi ile her iki futbol tarzınıda oynayabiliyor trabzonspor.öndeki aktif 6 oyuncuya serkan balcı ve cale'de destek veriyor.bursa set hücumunda trabzona oranla oldukça başarısız.vede trabzon set hücumunda defanstan çıkarkende oldukça başarılı.

türk futbolu adına trabzonun başarılı olması her futbolsever için bir ödüldür.ve gerçek futbol devrimi olur.