Kayserispor 1-1 Gençlerbirliği

Kötü zemine rağmen iyi maç oldu, Kadir Has Stadı'nda puanlar paylaşıldı. Kayserispor geçici liderlik şansını ilk yarıdaki kötü oyun nedeniyle elinden kaçırırken, Gençlerbirliği'nin Ralf Zumdick'le yakaladığı çıkış sürüyor. Oyunlarındaki değişimin sonucunu tabelada görüyorlar.

Şota Arveladze geçen hafta sonu kazandıkları Kasımpaşa maçından iki oyuncu değiştirmişti. Cezalı Santana'nın boşluğunu Abdullah ile kapatmış, Furkan'ın yerine Moritz'i tercih etmişti. Sabit savunma dörtlüsünün önünde Selim, kenarda ise Mehmet ve Ali vardı. En ilerideki Zalayeta da ideal bir hedef santrafor olarak Kayserispor'un iç saha oyununda hücumların kilit adamıydı.
Ralf Zumdick ise sakatlar grubunu hesaptan düştükten sonra elde kalan oyunculardan makul bir karışım oluşturmaya çalışmış. Doll'ün transferi Ermin Zec'in rakip kaleye en yakın adam olduğu oyunun akışında top rakibe geçtiğinde bir beşli orta saha kurdular. Savunma hattı orta sahaya yakın ve koordineli oynadı. Oktay ve Serkan sürekli yakın oynarak zaman zaman rol değiştiler. Oktay'nın sol kenarı kapattığı anlarda Serkan ikinci forvet oldu ve Selim'e top kullandırtmamaya çalıştı. Serkan'ın sol kenar savunmasını üstlendiği anlarda ise Oktay ön tarafa yaklaştı. Topa sahip olduklarında yine bu üçlünün yakınlığından yararlandılar, ters taraftaki uzak adam Hurşut ise destek güç olarak atakları çeşitlendirdi.

İlk yarı Kayserispor'un birincil hücum planı olan kenarlar çalışmadı. Rakibin koordine ve disiplinli hatlarına karşı Mehmet ve Ali'ye boşluk yaratamadılar. İkincil plan Moritz'in yaratıcılığıydı, fakat Brezilyalı 10 numara sakatlık dönüşü sürekli yanlış tercihler yaptı. Pek çok pasta isabet bulamadı, rakip kaleye yeterince yakınlaşamadı. Birbiriyle bağlantılı hücum planları bozulan Kayserispor'da hücumlar Zalayeta'ya ve Abdullah'ın orta sahadan yapacağı sürpriz koşulara kalmıştı. Bu sayede birkaç gollük pozisyon üretseler da Gençlerbirliği kalecisi ve savunması bu tehlikeleri savuşturmayı başardı. İlk yarıda çok sayıda korner kazandılar, lakin geçen haftalarda silah olarak kullandıkları kornerler bu kez ters tepti. Gençlerbirliği'nin duran top alan savunması, karşılanan toplarla çok çabuk şekilde kontra atağa çıkmaya imkan sağladı. Hurşut ve Serkan'ın hızlıca ileri taşıdığı toplarla Kayserispor baskısını kırdılar. Golde de taç sonrası topu kazandılar ve Ermin Zec uzak direğe müthiş bir şut attı.
İkinci yarı Zumdick ve Şota aynı anda oyuna müdahale etti. Gençlerbirliği'nde Serkan çıktı, Patiyo doğrudan sol kenara konuldu. Kayserispor'da ise Mehmet ve Ali kanat değiştirdi, böylece Kayserispor'un her iki kenarında da ters ayaklı kenar adamları oyunu ortaya sıkıştırarak Moritz'e yakınlaştılar ve bekleri oyuna sokmaya çalıştılar. Moritz kıpırdandı, sahadaki varlığını belli etmeye başladı. Dolaylı da olsa Moritz'in katkısıyla kazanılan penaltıda topun başına Moritz geçti ve topu üstten auta gönderdi. Sonrasında Kayserispor'un arayışlarına karşılık Hurşut önderliğinde tehditkar kontra ataklar yapan Gençlerbirliği'ne izledik. Maçın kırılma anı, Ermin Zec'in sakatlanmasıydı. Onun sedyeyle sahayı terk ettiği ve akabinde takımının on kişi oynadığı kısa bölümde Mehmet Eren, ters ayakla içe kat edip -muhtemelen- devre arası kendisine Şota tarafından telkin edileni yaptı. Şota'nın ilk yarıdaki etkisizliğe taktik müdahalesi, doğrudan tabelaya yansıdı.

Kalan bölümde maç iki takımın galibiyetine de açıktı. Vurgulanması gereken en önemli noktalardan biri de şu ki, duran top alan savunması her iki takım tarafından da maç boyu kullanıldı. Bu sayede kornerlerden kaydadeğer bir tehlike iki kalede de yaşanmadı. Maçın en net gol pozisyonunda Jedinak vurmak yerine Patiyo'ya pas verse Gençlerbirliği ligin en zor deplasmanından üç puan çıkartabilirdi. Kayserispor ise sürekli arayışta olmasına rağmen sahasında bir puana razı oldu.

İki takımın da sakat/cezalı listesi kabarık. Gençlerbirliği bu açıdan çok daha müşkül durumda. Bu akşam Ermin Zec'i de uzun süreliğine kaybetmiş olabilirler. Gençlerbirliği güçlü rakibine karşı sağlam durdu, Kayserspor'un oyununu bozdu. İlk yarı Oktay-Serkan-Zec üçgeni çok iyi çalıştı, skoru elde ettikten sonra ise hücum planlarını Hurşut'un üzerine yıkarak daha net, dirençli ve tuzaklı bir oyun oynamaya çalıştılar. Galibiyet onlara daha yakındı. Ayrıca golü sahada 10 kişiyken yemiş olmaları, bugünden geleceğe 1 puandan fazlasını taşıdıklarına dair varolan inançlarını artırmalı.

Sezonun hit hocası Şota Arveladze'nin takımı bu sezon sahasındaki ikinci beraberliği aldı. Daha önce iç sahada Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı mağlup ederken ligin en iyi hedef maç takımı olan Trabzonspor'dan 1 puan almışlardı. Bu tablodan kolaylıkla bir sonuç çıkarabiliriz: Bursaspor gibi Kayserispor da reaksiyon temelli bir oyun oynuyor. Bu anlayışın yanına kendi stillerini koyuyorlar, Bursaspor gibi driblingle top taşımıyor da direkt paslarla oyunu sürekli kenarlara genişletmeye çalışıyorlar. Sıkı, koordine ve disiplinli takım savunmalarından güç alıyorlar ve hücumda yetersiz kaldıklarında duran top silahını devreye sokuyorlar. Bugün ilk yarıda rakip tarafından sınırılandırıldılar, duran top silahını kullanamadılar. Kulübeden de destek gelmeyince 1 puanı aşamadılar.

Kayserispor 1-1 Gençlerbirliği
Noat Samisa

06.11.2010

3 yorum:

Cahey dedi ki...

porto maçı da gelecek mi noat?

ederlezi12 dedi ki...

Noat Porto - BJK maç yazısı olacak mı ?

Noat Samisa dedi ki...

Maç yazısı olmayacak, maçta görünenler baz alınarak hücum hattına ilişkin yine taktik ağırlıklı bir yazı yazmayı düşünüyorum.