Sıkıcı Çocuk

Jordan Henderson adı bundan böyle çok sesli işitilecek. Birileri onun üstün oyunu görüşü ve pas yeteneğinden bahsederken, bir başkası İngiliz tarzı oyunun en özel mevkisine çok uygun biri olduğunu memnuniyetle anlatacak. Yaşı, fiziği ve özel hayatı da kapsam dışı değil taman; Gareth Bale gibi, James Milner gibi sıradışı bir Ada'lı futbolcu Henderson. Geçtiğimiz günlerde takımı Sunderland'in deplasmanda aldığı 0-3'lük Chelsea galibiyetine yardımcı olurken, aynı zamanda ilk kez İngiltere ulusal takımına davet edildi. Fransa karşısında ilk 11 çıkmasa da süre alması bekleniyor.

Henüz 7 yaşındayken katıldığı Sunderland Akademisi'ne girerkenki hayali, 3 yaşındayken bir yaz tatilinde tesadüfen karşılaşıp yan yana fotograf çektirdiği Ryan Giggs gibi bir futbolcu olmak olan Jordan Henderson, son röportajında ''Biraz sıkıcı biri olduğumu kabul ediyorum.'' diyerek söze başlıyor. Yıllardan beri yalnızca Christmas geceleri dışarı çıkan, diğer zamanlarda evde oturmayı seçen bir gencin İngiltere'de ''sıkıcı'' ilan edilmesini ve az sayıda arkadaşının olmasını sorun etmiyor. Ona göre arkadaşlarıyla takılırken su ya da meyve suyu içmek, onlarla güzel bir gün ya da gece geçirmeye engel değil. Kuzey'in futbolcularında (Gazza, Barton vs.) çok az rastlanır şekilde çalışmayı ve futbolu çok ama çok seviyor. İdman kaçırmıyor, idmana geceden kalma halde gelmiyor, evdeyken bolca futbol maçı izliyor. Sunderland A takımı formasını ilk olarak üç yıl evvel giydi, zamanla oynadığı maçların sıklığı arttı. Geçen yıl 33 lig maçında forma buldu, bu sezon ise tüm maçlarda sahaya çıktı.

Şimdilerde 20 yaşında olan Henderson'ın boyu pek çok yerde 18 yaşındayken alınan verilerle ifade ediliyor, fakat geçen iki yılda epey uzamış. Yaklaşık 1.9o m'lik boyu ve zamanla bu boyu doldurması beklenen fiziği, top tekniği için biraz fazla sayılır! Milli takımın alt yaş kategorilerinde oynayan Henderson'daki başkalığı farkeden Alex Ferguson bir süre önce Steve Bruce ile Henderson için görüşmüş ve oyuncunun gelişimi için birtakım tavsiyeler vermiş. Hocasının dediğine göre A takımla çalışmaya başladığından itibaren Henderson'ın gücü ve dayanıklılığı da artmış, artmaya da devam ediyormuş. İkili mücadelelerde artık daha başarılı ve devamlılığını artırarak orta sahada 70'e 50 metrelik dikdörtgeni oluşturuyor, tam bir box-to-box oyuncusu gibi oynuyor. En eksik olduğu nokta, gol bölgelerine sızma becerisinden yoksunluğu. En farklı meziyeti ise İngiliz mevkidaşlarından farklı şekilde sahip olduğu üstün oyun görüşü ve pas becerisi.

Henderson'ın maçını yalnızca 10 dakika seyrederek attığı paslara hayran olabilirsiniz. Temponun yüksek olduğu, oyunun daha çok tutku ve hırsla oynandığı Premier League'de fark yaratıyor. Sunderland'in orta seviye daha altındaki takımlarla oynadığı maçlarda ''sahadaki 21 oyuncu bir yana, Henderson diğer yanda'' gibi bir durum oluşabiliyor. Bu paslar henüz yeterince efektif değil, ayrıca kaleye yakın bir pozisyonda oynamıyor ama sıklıkla hesapta olmayan noktalara sıradışı paslar atıyor. Bu yetenek, sıradışı fizikle birleşince ortaya özel bir genç futbolcu çıkıyor. Pek çoklarına göre İngiltere ulusal takımının geleceği olan Henderson, Steve Bruce'a göreyse iyi yaşaması sayesinde geleceği en parlak İngiliz oyuncu.

(Solda geçtiğimiz hafta sonu 0-3 kazandıkları Chelsea maçındaki pas grafiği görülüyor: 39/46 pas - 1 asist
)

Ülkemizde klişe seviyesine düşecek kadar sık ve yersiz kullanılan ''box-to-box midfielder'' etiketi, bugünün dünya futbolunda geçerliliğini büyük ölçüde yitirmiş bir oyuncu modelini ifade eder. İçerisinde ara mevki barındırmayan klasik 4-4-2 şablonunda kendi savunma ve hücum hattı arasını komple kontrol eden bu oyuncular, hücumda da savunmada da eş rollerde oynarlar ve yardım almazlar. Hücuma birlikte giderler, savunmaya birlikte dönerler. Premier League'deki temponun temelini oluştururlar. Fakat trend futbolda savunma önünü kontrol eden oyuncuların (Busquets, Cambiasso vs.) sayısında ve başarısında büyük bir yükseliş var. Mesut Özil'ler parlıyor; Alex'in olduğu takımda savunma önünü kapatan oyuncuyla, takımı Alex'e bağlayan Emre'nin rolünün farklı oluyor. İngiliz'ler için halen iyi bir box-to-box oyuncu çok heyecan verici, fakat ulusal takımın başarı yolunun önündeki en büyük engel de yine bu oyuncu modeli; daha doğrusu kalıp İngiliz oyununun olmazsa olmaz'ları. Aynı zamanda sağ kanatta da oynayabilen Henderson, mevcut yetenekleriyle tıpkı bu sezon üçlü orta sahada oynayan Jack Wilshere gibi versatil bir futbolcu. İngiliz'ler çok yönlülüğe alışkın değillerdir, bu ikilinin geleceklerine yönelik büyük heyecan duyulmasının belki de en önemli nedeni, onların biraz Kıta Avrupalı futbolcuları benzemeleri olabilir.

Sunderland'in ketum görünüşlü genç yıldızı saha dışında sıkıcı, asosyal bir çocuk sayılabilir; fakat futbol sahasında sıkı biri olduğu kesin. Hırçın kuzeyli Lee Cattermole'la orta sahada kurdukları birliktelik, Lorik Cana'nın kaybını Sunderland için şimdiden avantaja dönüştürdü. Henüz büyüklere yenilmediler ve Chelsea zaferi bu çıkışın zirve yaptığı maç oldu. Geride kalan 13 haftada 7 kez berabere kaldılar, buna rağmen tabelada Bolton'ın ardına, 6. sıraya yerleştiler. Yepyeni Sunderland'i izlemek için pek çok sebep var, bunlardan biri de 10 numaralı Jordan Henderson.

Noat Samisa

17.11.2010

1 yorum:

geloraptor dedi ki...

Bu sene Sunderland'in Man city, Aston Villa, manu ve Liverpool maçlarını izledim ve henderson bu maçların hepsinde 90 dakika oynadı. Amma velakin ben izlediğim maçlarda şu ana kadar gördüğüm henderson ile sednen ve başka yerlerde okuduğum henderson arasında fark var. ben de öyle çok kötü demiyorum tabii ama abartılıyor gibi geldi. Ya da artık Gareth Bale'den sonra kesmedi mi bilmiyorum ama özellikle ceza sahası civarında fazla etkisiz geldi bana. Ama tabii genç daha geliştirmesi muhtemel ama ben biraz daha temkinli yaklaşıyprum.