Blackburn Madrid !

Alex Ferguson anlatıyor:

- Dostum Sam, pazartesi günü saat üç gibi beni aradı. ''Akşama bir fincan çayını içebilir miyim?'' dedi, maça (Man Utd - Arsenal) gelecekti. Sonra saat dört buçukta bir daha aradı. ''Kovuldum'' dedi. (...) Hayatım boyunca bu kadar aptal bir karar duymamıştım, kesinlikle saçmalık.

Blackburn Rovers, geçtiğimiz pazartesi günü menajeri Sam Allardyce'ı kovdu. Geçen hafta Newcastle'ın patronu Mike Ashley ile akıl hocası Derek Llembias'ın verdiği kararda olduğu gibi, Blackburn'ün Hintli patronlarının da gerekçesi ''vizyon uyuşmazlığı'' oldu. Halbuki geçen ay ''övgüye değer menajerimiz Allardyce'a devre arası harcaması için iyi bir bütçe vereceğiz'' demişlerdi. Hintli patronlar tavuk işi yapıyor. Şirketin başında bir kadın var. Kendisi Ewood Park'a misafir olmadan önce daha önce hiç futbol izlememiş, iyi bir kriket seyiricisiymiş. Kulübü satın almaları sonrası futbol kurallarını öğrenmeye başlamış, ama hızlı öğreniyor belli ki! En son takımın santrafor ihtiyacı üzerine anlamsız sözler söylüyordu. Son olarak da ''bu takımın dördüncü ya da beşinci olmasını olmasını, hatta daha iyisini istiyoruz'' diyerek bombayı patlattı.

Bu ve benzeri açıklamalar Mike Ashley saçmalıklarından da beter. Hintli patronun futbol hakkında neredeyse hiçbir fikri yok. İşleri vaktiyle Man City'e çöken devrik lider Shinawatra'ya akıl hocalığı yapan menajer - yönetici Jerome Henderson idare ediyor. Muhtemelen devre arası transferde fena işler yapmayacaklar, fakat göz önünde kalarak Avrupa'da daha fazla iş yapmayı hedefleyen patronlar her açıklamalarında, her röportajlarında basına makara malzemesi veriyorlar. Bundan önce futbolsever olup da iş dünyasında yapamadığı fantezileri sahada denemeye kalkan çok patron gördük, ama Blackburn'ün Hintli'leri safi reklam amaçlı burada gibiler ve bunu açık etmekten de çekinmiyorlar.

Sam Allardyce, bu takımı dipte almıştı. Önce kümede kalmayı sağladı. Düşme stresi kalbini etkiledi, ameliyat olmak zorunda kaldı. Sezon sonu para harcamadı, şimdiki konumları düşme hattının beş puan üzerinde 13. sıra. Tıpkı Chris Hughton'ın gönderilişi gibi sorun tabela değil. Her şeyi belirlediği gibi Allardyce'ın geleceğini de beklentiler belirledi. Orta sıralarda yer alması başarı olacak takımın patronları CL vizesi istedi, Big Sam kovuldu. Hocanın beklentileri ise en başından çok farklıdır:

''Bolton ya da Blackburn'e uygun değilim. Inter ya da Real Madrid benim için daha uygun olurdu. Bu kulüplerde menajerlik yapmak benim için sorun olmayacaktır, zira duble yapabilirim ya da her yıl ligi kazanırım. Bana Manchester United'ı ya da Chelsea'yi verin, aynısını yaparım. Sorun olmaz. Olmam gereken yerde değil, uzun zamandır olduğum yerdeyim. Şampiyonlar Ligi ya da Premier League'in yükseklerinde mücadele etmek benim için problem olmayacaktır.''

Yukarıdaki sözler bizzat Sam Allardyce'a ait. Tanıdık geldi mi? Geçen Eylül'de Mark Hughes'a Man City'nin yeterince şans vermediğinden bahis açmış, konuyu kendi durumuna getirmişti. Newcastle'da olduğu gibi yine işi tamamlayamadan görevden alındı. Fantastik savunma taktikleri, abartılı uzun top oyunu, stoper Samba'yı maçın herhangi bir bölümünde santrafor oynatabilmesı; bunun yanı sıra Phil Jones'u henüz 18 yaşındayken sürekli stoper oynatmasıyla ve tabii Bolton günleriyle ilginç adamdır. Kalbi teklemiyorken saha kenarında çok ateşliydi, ama artık maçların büyük bölümünü tribünden seyrediyor.

Yerine Ada'lı menajer düşünülüyormuş. Margaret Thatcher'a onursal aşbaşkan ünvanı vermiş olan Blackburn Rovers, bakalım bir başka kadınla nereye gidecek?

Bolton 2-1 Blackburn
Noat Samisa

14.12.2010

17 yorum:

Flying Dutchman dedi ki...

Oyundan cikan Diouf'u da tekmeliyor muydu Big Sam

hic sevemedigim hocalardan biridir not duseyim:))

Noat Samisa dedi ki...

Yok, tek aynı oldukları nokta şu ''hele bi' büyüklerin başına geçeyim, rakipler yarı sahayı geçerse şerefsizim'' konusu.

Bizim Hoca, Sam Dayı kadar pragmatist olaydı, şimdi Beşiktaş'ın başındaydı. Purist.

felix mourinho dedi ki...

hani bazı takımlar için illa ki tenceresine uygun kapak misali hocalar olmak zorunda ya, big sam blackburn için tam bu durumda idi bana göre. bolton'da da öyleydi diyebiliriz. newcastle için de ben demem en azından.

blackburn tam onun takımıydı. şifo mehmet ve antalyaspor gibi bir uyuma benzetiyordum onların durumunu. büyük maçları zorla ama tek farkla kaybet, hedef maçları içerde kazan, deplasmanda sürpriz sonuçlar derken, biten bir lig.

blackburn için söyleyemem artık ama big sam için hayırlısı olsun diyeyim...

Övünç dedi ki...

Zaten Blackburn taraftarları pek hazzetmiyordu ondan son 1 senedir.Beleş diye takıma 3 tane sağ bek alması,Tugay'a yeni sözleşme önermemesi,forveti Di Santo gibi geleceği belirsiz kimse tarafından istanmeyen bir adama teslim etmesi gibi pek çok detaydan ötürü pek sevilmiyordu Rovers'da.

Zaten alayı Martin O'neill hayalleri kurmaya başlamışlar ama zor gibi.Jol'de seçenekler arasında.

Hakketmeyen adamlara verilen şans bizim Vural'a verilse birşeyler yapardı belki.Nedir abi Bülent Korkmaz bile GS'de teknik direktörlük yaptı ...

myxomina dedi ki...

yaziniz biraz kadin dusmanligi kokmus sanki, oysa kanimca vurgulanmasi gereken nokta kadin olmasi degil futbolu hic bilmiyor olmasiydi. ilk yazdiginiz cumlede bu kadar net bir tavir olmasa da margaret thatcher'a onursal baskanligin verilmesiyle ilgili eklediginiz not konuyu baska bir yone cekmis.

Noat Samisa dedi ki...

Myxmonia,

Margaret Thatcher düşmanlığının kadınlara dair herhangi bir konuyla ilişkilendirilmesini en baştan reddediyorum. Kendisi başlı başına bir nefret paratöneridir.

Vurgulanan nokta yalnızca kadın yönetim kurulu başkanının değil, komple Hint'li konsorsiyumun futbolu hiç bilmemesi. Mikrofonlara konuşan da kadın başkan olunca durum onun açısından vahimleşiyor.

Shareef dedi ki...

Beni bu yazının İngiliz TD arıyorlar bölümü ilgilendiriyor..

Roy'u versek ... Fulham'da ki başarıları ortada :D Bizde birkaç maç anca dayanır..

şambalici dedi ki...

Hazır Benitez'le Inter serbest düşüşe geçmişken Sam Allardyce Moratti'ye mesaj atsın "başkanım beni al" diye. Sam Allardyce'ı da hiç sevmem, direkt demode geliyor bana futbol anlayışı ama şu olay harbiden skandal. Düzgün bir takımla anlaşıp ligi Rovers'ın üstünde bitirse ne güzel olur, pek de güzel olur.

myxomina dedi ki...

"Yerine Ada'lı menajer düşünülüyormuş. Margaret Thatcher'a onursal aşbaşkan ünvanı vermiş olan Blackburn Rovers, bakalım bir başka kadınla nereye gidecek?"

Margaret Thatcher'in nefret paratoneri oldugunu biliyorum, haklisiniz. Fakat sanirim yorumum tam olarak anlasilmamis. Kullandiginiz ifadelerdeki:

1- Hintli bir grup var ve futboldan hic anlamiyorlar. Sirketin basinda da bir kadin bulunuyor.
2- Kulubun onursal baskani da kitlelerin nefretini kazanmis olan Margaret Thatcher.

yukarida tirnak icinde alintiladigim bolum, yani son cumlenizi okudugunuz zaman bu 2 onermenin en onemli ortak noktasi kadin olmalariymis gibi oluyor. bu da kadin dusmanligi algisi yaratiyor. "bir kadindan baslarina neler geldi, bakalim bu kadin neler getirecek? kahrolsun kadinlar, cekin ellerinizi bu kulupten" der gibi...

umarim anlatabilmisimdir bu defa.

Noat Samisa dedi ki...

Myxomania,

Kanımca anlam ve algıyı olduğundan biraz öteye götürüyorsunuz.

Futbol kulüplerinin kadınlarla kurdukları ilşkiler çok sınırlıdır. Blackburn bu açıdan istisna oldu. Ayrıca Thatcher'ın kulübün başına herhangi bir iş açma ihtimali dahi olamaz, zaten kulübe hizmetlerinden dolayı onore edilmiş değil.

Ortak nokta kadın olmaları, evet. Ama bunun ayrımcılık anlamına geldiğini düşünmüyorum, zira yalnızca futbol içerisinde ilgi çekici bir anektod olabilir. Fakat sorun çıkartan ortak nokta, birinin işbilmez oluşu, diğerininse dünyanın başına gelen en kötü şeylerden biri oluşudur.

joeyknish dedi ki...

Son maçında 541 oynattıydı takımı…
..Alan Shearer’ın Newcastle’ı düşürürken denediği 352’den sonra ilk kez görüyordum Premier’de bir takımın 5’li savunma setiyle sahaya çıktığını…Önceki bi kaç maçta da Chimbonda sol kanatlı 541’ler gördüydüm…
(Var mıydı son beş altı yılda başka takımın 352 tecrübesi?)

3 stoper-Samba-Nelsen-Givet
2 kanat-MSalgado-Olsson
Göbekte Phil Jones-Pedersen
Açıklarda Emerton- ve manevi evladı Diouf
İlerde tek Roberts…

Bence Big Sam’in Newcastle’da da Blackburn’de de tek sorunu Kevin Davies’ini bulamaması…
Ah o Davies’li Bolton günleri…
Takımın tek hücum planı…
Taç, aut, korner, direk, endirek, hatta hakem atışını…
Ivan Campom, Pehlivan kalıplı KDavies’e şişirirdi…
O da kafasıyla, omzuyla, sırtıyla bi kere sektirirdi…
Seken topa karambolde biri ayağını uzatırdı..gol olurdu..
Okocha olurdu, Nolan olurdu, Steilos olurdu, McCann olurdu,
Diouf olurdu…hatta Gary Speed olurdu..

Güzel günlerdi…
Züğürt Aga’da, agayı mafeden arabanın telefiydi…
Big Sam’i mafeden KDavies vuslatı oldu….
Bence…

myxomina dedi ki...

sevgili noat samisa,
bana cevaben yazdiginiz iki yorumda da iki farkli sekilde nickimi yanlis yazmis oldugunuzu belirtmek isterim oncelikle :)
ikincisi de ifadeyi yukaridaki gibi kurguladiginizda sorun yok, fakat bloga yazdiginiz yazidan anlasilan (ki tarafli mi bakiyorum diye bir kac kez okudum) yukarida acikladigimdir. ifadeniz bir yanlis anlasilmaya oldukca musait sekilde yazilmis.
basarilar

Övünç dedi ki...

Hocam bu arada işin iç yüzü bambaşkaymış bir açıklık getireyim.

Hindastanlı futbol eksperleri Ocak transfer dönemi için Big Sam'e demişlerki " Hocam sana çok efsane 2 tane adam alacağız ". Hoca heycanlanmış "lan yoksa Santa Cruz'mu ,yoksam David Bentley'mi , başghan bir süpriz yaparsa süfer olur." demiş.Hintlilerde " Yok aga o kadar para tavuktan çıkmaz" diyerekten belirttikleri yıldızların premier league düşme hattı kaşarı Geovanni ve Kayseri'nin kenarından dönüp İngiltere 2.ligine transfer olan Kris Boyd olduğunu söylemişler.

Hocamız demiş " Big Sam Kaçar " onlar da demiş "sen gidemezsin biz kovarız ." :).

Bir Brian Laws faciasıda bunlardan bekliyorum ben artık.

varol döken dedi ki...

noat samisa'nın yapacağı tek ayrımcılık nobre ayrımcılığıdır...

onun da sebebini ben dün 85. dakikada anladım, saygıyla eğildim, hem guti hem noat için sabır dileklerimi dileyerek limonlu birama devam ettim...

hebenneka dedi ki...

"Hintli patronlar tavuk işi yapıyor."

Ben burada tavuk işi yapanlara bir tavır görüyorum, Varol Bey gerekeni yapacaktır :)

Noat Samisa dedi ki...

Önce özür dileyeyim, bu kez doğru olacak: Myxomina :)

Ben meramımı anlattığımı, yanlış anlaşılmaya mahal verebilecek muğlak cümleleri yorumlarda yorumlarda açıkladığımı düşünüyorum.

Teşekkürler.


Övünç,

Tavukçu'nun yıldızı, anca tavuk şiş olur. Ama bunlar şiş nedir bilmezler, anca nugget yapıp yerler. Bu da ona benziyor. :)


Varol Başkan,

Nobre'ye limon bile sıkılmaz dedim, inanmadın. Dünkü muhteşem karşı karşıya performansının açıklayıcı olması sevindirici.

Bira'ların Nobre'si Miller'dır bu arada.


Hebenneka,

Evet abi, tavukçularda bir sıkıntı var. Garip olan şu ki, muhatabı buraya adı anılmadan teşrif etmiş. Tavuk çekiyor adamı, haha :)

varol döken dedi ki...

şöyle söyleyeyim sayın hebennaka, bizim tavuklar psv'nin feyenoord'a acımadığı gibi acımadılar bana, o yüzden noat bey iki şey konusunda sonsuz izinlidir, nobre ve tavuklar, ki aynı cümle içinde ne güzel ne kışkırtıcı duruyorlar:)

saygılar bizden...