Gerçek Şişko Nuri Mike Ashley

Bu blog Mike Ashley adına aşinadır. Hafıza tazelemek isteyenler ya da Ashley'nin vukuatlarını henüz bilmeyenler için postun sonuna eklenecek olan konuya ilişkin geçmişteki yazılar durumun umutsuzluğunu, Newcastle United'ın trajedisini ayan beyan gösterecektir. Önce, bir takım düşünün. Yıllar boyu her transfer döneminde eşek yükü para harcamış, ama sonunda -hedeflerine yaklaşmak bir kenara- ülkenin futbolcularına en yüksek maaş ödeyen üçüncü kulübü olarak küme düşmüş. Bütçe kısılmış, bazı iyi oyuncular gitmiş; yerlerine düşük maliyetli muadilleri konulmaya çalışılmış. Aylardır geçici menajerlik görevini yürüten hoca da 'ha bugün, ha yarın' diyerek görevden ayrılacağı günü beklerken bir yandan da işini yapmaya çalışmış.

Sezona iyi başlamışlar, sonunu da aynı şekilde getirerek vakit kaybetmeden zirve lige yeniden ulaşmışlar. Yaz döneminde takıma doğru dürüst takviye yapılmamış, alt lige düşen kadro üzerinden devam edilmiş. Sezonun başında kendi sahalarında Aston Villa'ya 6 atmışlar. League Cup'ta Chelsea'yi elemişler, ligde ise son şampiyondan 1 puan almışlar. Arsenal'i deplasmanda yenmişler ve en önemlisi ezeli rakip Sunderland'e 5 atmışlar. Yeni çıkan bu takımın puanı 19, yeri orta sıralar. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil. Çünkü bunları yapan menajer, bugün ''yeterli deneyimden yoksun olması'' nedeniyle görevinden alındı.

Yaklaşık 2.5 yıldan bu yana görevi yürüten Chris Hughton'ın halihazırda bir kontratı bulunuyordu, fakat yönetim takımın zirve lige terfisine rağmen yeni bir uzun süreli kontrat önermemişti. İrlandalı menajer zaten seçilmiş kişi değildi. Takımın küme düştüğü sezon, görevli menajerler Keegan, Kinnear ve Shearer'in toplamından daha çok kez Newcastle United'ın saha kenarındaki birinci adamı olmuştu. Yardımcı antrenörlük görevi zamanla büyüdü, daimi geçici antrenörlüğe terfi etti. Ama bir ay önceki Arsenal galibiyetinden bu yana ortadaki 15 puanın 2'sini alması (biri Chelsea beraberliği) bahane edildi.

Tamam, Newcastle United dengesiz sonuçlar alıyordu. 5 atıyor, 5 yiyordu. Arsenal'i deplasmanda yenip Blackburn'e sahasında kaybediyordu. Ama herkes bilir ki Premier League'deki ilk sezonda kümede kalmak, büyük başarıdır. Hepsinden önemlisi, sükunet yıllar sonra St. James' Park'a da uğramıştı. Takımın veteran stoperi Sol Campbell da bundan dem vurdu ve kararı hemen akabinde yönetimi eleştirdi: ''Bu kararın hiçbir anlamı yok. Burada inanılmaz bir iş çıkarmış biri vardı. Takımı üst lige çıkarmış her hoca yeni kontrat teklifi alırdı, ama Chris (Hughton) talep gelmemesine rağmen işini yapmaya devam ediyordu. (...) Futbolcular olarak kararı duyunca ister istemez birbirimize ''neler oluyor?'' diye sorduk. Bizim için şok oldu.''

Chris Hughton, Mike Ashley - Derek Llembias ikilisinin dört yılda kovduğu 11. menajer olarak Newcastle United çöplüğündeki yerini aldı. Aynı zamanda bu sezon Premier League'de görevine son verilen ilk menajer oldu. Patron Mike Ashley, ''Barcelona gibi olmak için bu sponsorluklara ihtiyacımız var.'' diyen aynı kategorinin Türkiye Şubesi gibi üstün yetenekli oyunculara ve başarıya sadece parayla kavuşacağını sanıyor. İlk sezonunda şampiyonluğa oynayan bir Newcastle hayal etmiş olmalı, yoksa şu yaptığı sahip olduğu küçük zeka kırıntısının varlığını da yok saydıracak kadar saçma.

WBA 3-1 Newcastle
Sahibinden Satılık
Sunderland Gülerken
Patronum Beni Baştan Yarat

Noat Samisa

06.12.2010

9 yorum:

guner dedi ki...

Siyah-beyaz renklere aşık olmayacaksın abi, başkanları çok fena oluyor:)

hebenneka dedi ki...

Ashley daha çok salaklık yapacaktır. Big Sam'in, görevden alınışından kısa bir süre sonra, yeni jenerasyon paralı kulüp sahipleri için yapmış göründüğü ama bence adresin özellikle Ashley olduğu yorum çok güzeldi bence: "... Onlar çok başarılı işadamları. Etraflarındaki insanlardan hep övgü almaya, el üstünde tutulmaya alışmışlar. Oysa futbolda işler çok farklı. Kötü gidişatta gelen tepki bizim için can sıkıcıdır ama doğaldır. Oysa bu onlar için bambaşka bir dünya. Hayatları boyunca el üstünde tutulmaya, övgü duymaya alışmış olan bu insanlar bir anda kendilerini yuhalayan, protesto eden binlerce insanın ortasında kalınca ne yapacaklarını bilemiyorlar, altüst oluyorlar. Panik içinde kararlar alıyorlar."

Bu bence harika bir tespit. Hem Ashley, hem de bu işe para merkezli girenlere müthiş bir öğüt.

Bir de Ashley yeni gelmiş, Kasım ya da Aralık. Umutlar hafiften boşa çıkmaya, taraftarla Ashley sürtüşmeye başlamış. BBC, mikrofonu Wigan başkanına(adını hatırlayamadım şimdi, Ashley ile aynı sektörden-JJB Sports olmalı- ve geçmişte birlikte iş yapmışlıkları da var) uzattığında aşağı yukarı "Mike iyi adamdır aslında" gibi birkaç laf ettikten sonra şunu söyledi: "Newcastle bambaşka bir yerdir. Orada insanlar Newcastle United için yaşarlar! Mike'ın da bunu anlaması gerekiyor."

Şu kulübü hazır satılıkken alıversek aslında :)

Not: Zamansızlıktan diğer konudaki fikir teatisine ara vermek zorunda kaldım. Sizden ve Övünç'ten özür dilerim. En kısa zamanda devam etmek niyetindeyim. Lütfen kusuruma bakmayın.

Noat Samisa dedi ki...

Güner,

Haha, süper yorum. :)


Hebenneka,

Çok güzel alıntılar kesinlikle. Panik haline bir de asla ve asla sorunun kendilerinde olabileceğini düşünmemelerini ekleyebiliriz. İş hayatında bir sorun olursa bu genelde profesyonellerin üzerine kaldığından doğal olarak etki ettikleri futbolda da hep böyle olduğunu zannediyorlar. Fakat para politikalarının kazan-kazan'ı sahada genelde işe yaramıyor. Ama yine ihale günah keçilerine kalıyor, bunlar halen yine başarılı oldukları fikriyle, etraflarındaki şahbazlarca onaylanarak daha saldırgan şekilde aynı yolu izlemeye devam ediyorlar.

Wigan'ın başkanı Dave Whelan, evet kendisi adeta at oynatıyor bu küçük kulüpte. :) Kulübün aslen rugby odaklı olması, şehrin küçüklüğü, taraftarların futbolu sosyal aktivite olarak görmesi sayesinde garip futbol deneyleri yapılan bir yer oldu Wigan. Newcastle'dan çok farklı. Paralarıyla zevk yapacaklarsa Wigan gibileri alsınlar, Newcastle gibileri değil. :)

Estağfurullah, her zaman bekleriz. Beklemedeyiz.

geloraptor dedi ki...

Öncelikle harbi salak bu adam diyerek bir nefretimi kusmak istiyorum. WBA maçı sonunda kafamdan esprisine kovulur mu bu maçtan sonra diyordum ama yok artık bu kadarını yapamaz diyordum kendi kendime. Hakikaten ilk 6'da bitirebileceğini falan sanıyor bu adam herhalde. Ama en basitinden bu kötü seride Nolan ve Barton'ın beraber oynadığı tek maç da blackburn. bu iki oyuncu Carroll ile beraber bu takımın fark yaratan en iyi 3 oyuncusundan ikisi. İlavaten son iki maçta da iki yedek stoperin oynuyor. Herhalde bundan sonra "isimli" bir menajer getirir takımın başına.

Övünç dedi ki...

Hebenneka,

Estağfurullah hocam , bir zamanlar Tahminkolik.com'da İngiltere yazarıyken bilemediğim maçların ardından Facebook'tan yağan küfürler'den sonra bünyeye ilaç gibi geliyor harbiden İngiliz futbolu hakkında söyleyecek sözü olan insanlarla muhabbet etmek.Siz yazın, Noat yazsın,fikri olan herkes yazsın bende kendi fikirlerimi paylaşayım :)

Bilmem Newcastle forumlarına bakarmısınız ama Magpies taraftarlarını da ikiye bölmüş bir adam Ashley.Net olan bir şey var büyük çoğunluk ondan önceki Freddy Shephard ve John Hall'dan çok daha fazla nefret ediyor.Hatta Ashley'nin kaba tabirle donuna kadar Newcastle'a harcadığı için her istediğini yapma hakkına sahip olduğunu düşünenlerin sayısı hiçte az değil.

Hatta Sunderland'in arıza sahibi Ellis Short'a bile cimri deniyor onun sayesinde ama Ashley'nin en büyük hayranlarıda yine Sunderlendliler :)

geloraptor dedi ki...

Beklendiği üzere Alan Pardew ile imzalanmış. Twitter'da itvfootball'un rt ettiği bir tweeti yazayım dedim.

"Andy Carroll goes to Liverpool, Newcastle get relegated, Pardew gets the sack and becomes an instant multi millionaire."

asvalttaicenler dedi ki...

Tiote'de iyi adam hani..

varol döken dedi ki...

ben sana kulüp alırım ama sonra soyunma odasına inerim, antrenman tesislerine gelirim, umut ocakbaşı'nda saman kağıtlara taktik yazar veririm, zaten iyice şişmanladım başkanlığa hazırım, tekirdağ'da bir takım alalım noatttt!

Noat Samisa dedi ki...

Varol Başkan Tekirdağ'a mı yerleşiyor yoksa? Rusya'dan Londra'ya çöken Abramovich imajı, yakışır vallahi.

Kumsala yazarsın artık.