Alex Oxlade-Chamberlain

League One ekibi Southampton geçtiğimiz hafta Oldham deplasmanındaydı. Bu maç, zirveyi zorlayan takım ile play-off kovalayan takım arasındaki sıradan bir alt lig maçı gibi görünse de Oldham şehrinin konumu, Southampton'ın da sahip olduğu bir özel oyuncu nedeniyle normalden fazla ilgi gördü. Greater Manchester içerisinde yer alan Oldham şehri, Manchester'a çok yakındı, dolayısıyla da Liverpool'a. Bunu fırsat bilen üç önemli adam, o gün Boundry Park tribünlerindeydi. Alex Ferguson, yardımcısı Mike Phelan'la birlikte Oldham'a gelmişti; fakat yalnız değillerdi. Liverpool'un yeni futbol direktörü Damien Comolli de aynı amaçla tribündeydi. Maç 0-6 bitti, Southampton kazandı ve önemli adamların Oldham'a gelme sebebi olan çocuk, Alex Oxlade-Chamberlain maçın açılış golünü attı.


Yukarıdaki videoda yalnızca 6 ay içinde yaptıkları görülen Alex Oxlade-Chamberlain, Southampton altyapısının yeni ürünü. Henüz 18'inde değil, 1993 doğumlu. Akademi'ye yedi yaşında iken o dönem kulüpte antrenör olarak çalışan babası sayesinde ayak basmış. Baba Mark Chamberlain eski İngiltere milli futbolcu, oğlunu da kendisi gibi kanat oyuncusu olsun diye yetiştirmiş. Alex on altı yaşına kadar yeteneğiyle yaştaşları arasında kolayca sivriliyormuş, ama bu döneme kadar maç performansı zayıf kalmaya devam etmiş. Babası oğlunu erken yaşlarda ağırlık altına sokmak yerine uygun zamanı beklemiş ve bir buçuk yıldır idman sonrası spor salonunda uzun vakitler geçiren Alex, kısa zamanda adeta çiçek gibi açmış. Geçen yılın Mart ayında şimdilerin Newcastle hocası Alan Pardew ondaki gelişime kayıtsız kalamamış ve ilk kez A takımda forma vermiş. Bugün gelinen noktada sezonun ilk yarısı düzenli şekilde oynadı ve 6 gol attı. Premier League'in devleri peşinde. Alex Ferguson bizzat üzerine düşüyor ve Liverpool'un ilgisi de netleşmiş durumda. Arsenal, Chelsea ve Tottenham ise sırada, Southampton yönetiminin onun için istediği paraysa şimdiden £10 milyon.

Southampton Akademisi geçmişte Alan Shearer ve Matthew Le Tissier gibi dönemlerinde ülke futbolunun bir numarası mertebesine yükselen adamlar çıkarmıştı. Bu seri Wayne Bridge'le, Chris Baird'le, Scott McDonald'la sürdü. Theo Walcott'la bir kez daha sıçradılar ve son olarak Gareth Bale'la Southampton Akademisi'nin adı Ada Futbolu'nun zirvesinde yeniden gür sesle duyuldu. Ama son iki önemli mezunu ucuza kaptırmışlardı, zira yakın zaman önce içine düştükleri mali buhran onları kuruluşunda yer aldıkları Premier League'in dışına bırakmıştı.

Southampton'ın yaşadıkları Premier League'in kuruluşu ve devamını sağlayan dinamiklerin bir özeti gibidir. Kulüp yeni yüzyılın başında yıllardır maçlarını oynadığı The Dell'den ayrıldı ve yeni yaptırdıkları St. Mary's Stadium'a taşındı. Modern stadyum gelirleri artıracak, kulüp uzun vadede daha çok kazanacaktı. Ama olmadı, stadyuma harcanan para borç dağını büyüttü. Çok katılımlı sermaye ortaklığıyla yönetilen kulüp, Harry Redknapp'ın Güney'in rekabetine çomak sokması sonucu zirve ligin dışında kalınmasıyla yeni stada harcadığı parayı geri döndüremedi ve kısa zamanda onulmaz duruma düştü. Yönetim kayyuma devroldu, kulüp kepenk kapatmak üzere olduğunu duyurdu. Defalarca FA'den ceza aldılar, vergi borçları nedeniyle puanları silindi ve sonunda League One'a kadar gerilediler. İsviçre'li işadamı Markus Liebherr imdada yetişti, kulübü satın aldı; ama tek kuruş ekstra yatırım yapmadı. Aslında kulüp bu düşüş döneminde yeni mezunları Theo Walcott'ı, Gareth Bale'ı ve önemli oyuncusu Kenwyne Jones'ı satmıştı, yeniden çıkışa geçmeleri bu tabloda mümkün görünmüyordu. Yeni patron futbolcu ya da hoca almak yerine İtalya'dan finans uzmanı getirdi. Kulübün politikasını onun ellerine, futbolu ise kulübün halihazırdaki futbol aklına bıraktı. İtalyan yöneticinin aşağıdaki açıklamaları ders niteliğindedir:

''Kulüpler sahip olmadıkları paraları harcıyorlar. Gelecek yılın gelirini harcıyor ve iki yıl boyunca kasaya hiç para koyamadıktan sonra şöyle diyorlar: 'Başarılı olmamız lazım ve bu düşüş sürecini telafi etmek için nakite ihtiyacımız var.' Bu kabul edilemez. Ayrıca yaşadığınız güzel günlerde sonraki kötü günleri de düşünmelisiniz. (...) Şu anda diğer kulüpler bizim yeni durumuzu biliyorlar, artık paramız var. Bundan böyle genç yıldızlarımızı ederlerinin altında satmayacağız.''

İngiltere'de sahip olmadığını parayla stadyum yapan onlarca kulüp var ve birçoğu, işlerin kısa bir süre kötü gitmesine maddi açıdan tahammülleri olmadığında yıllardır bellerini doğrultmak için savaşıyorlar. Yabancı yatırımcıya ihtiyaç duyan alt lig takımlarının sayısı çok fazla. Ancak geçen yıl bu konuda bir iyileştirme sağlandı ve alt lige düşenlere ödenen parachute payments'ın hem süresi, hem de miktarı artırıldı. Southampton ehil ellerde olması nedeniyle şanslı ve şimdilerde League One'da zirveyi zorluyor. Kulübe en zor zamanda yardım eden Markus Liebherr geçtiğimiz aylarda vefat etti ve kulüp artık bir şahsın olmaktan çıkıp yeniden eski konuma geri döndü. Liebherr'ın varisleri kulüpte söz sahibi, fakat işleyiş aynen babalarının sağlığındaki gibi sürüyor. Geçen yıl 125. yaşını kutlayan kulüp, ayağını yere sağlam basarak üç yıl içerisinde Premier League'e dönmeyi hayal ediyor.

Alex Oxlade-Chamberlain'ın hocalarından biri, onun çıkışının Bale'a benzediği görüşünde. Bale da küçük yaşlardan beri okulunda yetenek farkını gösteriyormuş, ama çıkışını spor salonunda geçirdiği uzun vakitler sağlamış. Çalışmaya devam ettiği takdirde üst düzey futbolda bir sıçrama daha yapacağını ve ulusal takımın sağa kanadını tapulayacağını düşünüyor. En çok Walcott ile karşılaştırıyor. Onun kadar hızlı olmasa da teke tek'te çok etkili. Sağ ayağı çok iyi ve topla kurduğu münasebet Walcott'tan daha güçlü. Farkı gol bölgelerinde daha sık görünen, ikinci forvete rolüne de yatkın bir oyuncu olması.

Aylar önce Football League Show'da iki maçının özetini izlediğimde oyun görüşünün Walcott'tan daha iyi olduğunu düşünmüştüm. Galiba Alex Oxlade-Chamberlain'i Southampton'dan önce Premier League'de göreceğiz. Eğer Bale'ın yapıp, Walcott'ın yapamadığını yaparsa yıllar boyunca onun adını zikrederiz.

Arşivden:
Southampton Denize Dökülürken
Southampton Denize Döküldü

Noat Samisa

18.01.2011

2 yorum:

Adem dedi ki...

Southampton'u eskisi gibi PL'de görmek müthiş bir keyif olacak. Le Tissier sayesinde müthiş bir sempati beslemişimdir onlara her zaman.

el salvador dedi ki...

bugün bir arsenal blogunda okudum, Alex Chamberlain cuma günü, Wenger ile buluşmuş, arsenal blogları transfer 10 milyon pound'a bitti diyor