Beşiktaş 2-1 Trabzonspor

Yeni Beşiktaş, şimdiye kadarki en kritik sınavını ilk yarıdaki çok iyi oyunla aştı. Lider hoca zor dersin ilk sınavında biraz kolay sorsa da bu skorun her iki takım için de anlamı büyük. Beşiktaş kupada yoluna devam ediyor, kupanın son şampiyonu Trabzonspor ise elendi.

Bernd Schuster son Bucaspor maçındaki kadroyu aynen korumuş, Nobre'nin sahte 9 rolüyle esneye 4-4-2'yi değişiklik yapmadan sahaya sürmüştü. Şenol Güneş ise ideal Trabzonspor'dan yalnızca Onur ve Glowacki'yle sahadaydı. Takımın geri kalanı yedekler ve rotasyon oyuncularından oluşuyordu ve Alanzinho'nun oyun tarzıyla 4-2-3-1 olarak görünür haldeydiler.

Hücum - Savunma - Hücum Geçişleri

Beşiktaş'ın ilk yarım saat çok iyi, devrenin kalan bölümünde de en iyi yaptığı iş, tıpkı Bucaspor maçında olduğu gibi ön alanda kaptırdığı topları ivedi şekilde geri kazanmaktı. Ağırlıkla soldan gerçekleştirilen ataklarda kazandığı topları kenardan Yattara ve merkezden Alanzinho'yla ileri taşımak isteyen Trabzonspor'a karşı Aurelio ve İsmail çok sağlam ve net durdular. Yattara-İsmail mücadelelerini sürekli İsmail kazandı, kazanamadığında da Yattara'ya alan vermedi.
Golde de atak esnasında solda kaptırılan topu İsmail çabucak geri kazandı. Topu Simao'ya aktardı. Simao da bir çalım ve bir net gol pasıyla Almeida'nın ön direk koşusunu ödüllendirdi. Rakip takımı savunmadan hücuma geçerken önde ve gaflet halinde yakalayan Beşiktaş, agresif presin karşılığını savunmadan hücuma çok etkili şekilde geçerek aldı.

Quaresma ve Almeida

Beşiktaş takımı ikinci golde yeni silahını kullandı: Uzun top. Toraman'ın bilinçli şekilde hedef adam Almeida'ya gönderdiği uzun top, hakemin avantaj uygulamasıyla Quaresma'nın ayağına düştü. Santraforun yarattığı boşluğu kullanan Quaresma, muhteşem vurdu ve tabela bir kez daha değişti. Bu boşluğu son iki maçta Nobre doldurmuştu, fakat bugün hem fazla geniş alan vermeyen, hem de ceza sahası içine itilemeyen Trabzonspor bu etkinliği azalttı. Birkaç pozisyon hariç Nobre kaleden uzak kaldı, santraforun boşalttığı alanları -golün de moraliyle- Quaresma daha iyi doldurdu.

Almeida'nın takıma kattığı en önemli iki güçten ilki pres. Bobo ve Nobre'den çok daha tempolu bir oyuncu. Toplu oyunda sık sık hatalar ve yanlış tercihler yapsa da pres ve topsuz koşulardaki etkinliği kısa zamanda fark yarattı. Diğeri ise uzun boyu ve güçlü fiziğiyle hedef adam rolünü iyi becerebilmesi.

Quaresma ise bugün mükemmel bir gol atmasının haricinde kötüydü. Savunma yardımında sezonun ilk yarısındaki görüntüsünden uzak, sanki takımdan kopuk oynuyor. Sağ kanada geçişi ona daha fazla serbestiyet verdi ama maçın başında çok büyük silah olan Quaresma, ikinci yarı zaman zaman silahı takımın şakağına dayıyor. Onu böyle kabul etsek de bir yere kadar. Bu durumunun bir şekilde tolere edilmesi gerekiyor. Hele ki Simao'nun takımla tam uyumlu efektif oyununu gördükten sonra ve Simao sahadayken bu konu daha da önemli hale geliyor.
İkinci Yarı: Hamle Zamanı

İkinci devrenin henüz 19. saniyesinde Trabzonspor golü buldu. Serseri uzun top, Ersan'ın hatasıyla Sezer'in önünde kaldı ve onun boşalttığı alana giren Brozek, Alanzinho'yu gole götürdü. Yeni santra vuruşunun yine yaklaşık 20 saniye sonrasında bu kez Yattara sağdan çizgiye indi. İsmail solunu iyi kapatamayınca Yattara güzel bir orta yaptı, ama Brozek'in kafası direkte patladı. İki dakika içerisinde Beşiktaş'ın solu çöktü. Öncelikli sebep bu olmasa da devre başında Quaresma ve Simao kanat değiştirmişlerdi. İlk gole belki yapacak çok fazla bir şey yoktu, ama ikinci gol öncesinde Simao solda olsaydı, tehlikenin oluşmama ihtimali yüksekti.

Schuster'in ilk hamlesine kadarki müddette her takım da birer net pozisyondan yararlanamadı. Beşiktaş'ınki bir duran toptu, harika bir organizasyondu. (Simao-Almeida) Trabzonspor'da ise Alanzinho'nun kaleci Cenk'le karşı karşıya kaldığı pozisyon en geniş çerçevede ilk yarım saatten sonra oyundan düşen Guti'nin halen orta sahada ikinci adam olarak oynuyor olmasının sonucuydu. Günün etkisiz ismi Nobre çıkıp Fernandes girince merkezdeki boşluklar doldu ve risk alan Trabzonspor'a karşı daha dengeli bir oyun oynandı.

Bugün Guti'nin maçı tamamlamış olması gariptir. Bunun yanı sıra ilk hamle için 65'in beklenmesi de sorun olarak göründü. Sanki hamle biraz daha erken, belki de devre başında olmalıydı. Harika oynanan, sorunsuz ilk yarının akabinde oyunu öldürmek en iyi seçim olabilirdi, zira bir çeşit final maçıydı. Yarını olmayan, kazanılması gereken bir maçtı. Taktik sebeplerin yanı sıra mutlaka konsantrasyon eksiğinden de bahsedebiliriz, fakat rakibin de mutlaka soyunma odasında tasarladığı şeyler olmalı. Keza son hamlenin de Ersan'ın şanssız sakatlığına kadar beklenmesi ilginçti.

Sonuç: Hala Maçlar Final

Takımın son iki maçta gösterdiği en iyi şey, pres gücü. İnönü'de maç başlangıcında olanlar yıllardır arzuladığımız görüntü. Takım atak oyunu iyi oynuyor ve kaptırdığı topları da kendi yarı sahasının ortasına gelmeden geri kazanıyor. Fakat bu durumun yirmi dakika ya da yarım saati aşabilmesi mümkün değil. Kalan bölümde bazı oyuncuların ve kenar yönetimin yardımı gerekiyor. Bu durum sanırım bu şekilde sürecek. Hevesli olmak de acaba demek için de yeterince sebep var.

Son kupa şampiyonu Trabzonspor artık tamamen lige odaklanacak. Sezonun geri kalan bölümünde Beşiktaş'tan en az 4-6 maç daha az oynayacaklar. Bugünkü kadro, bu tablodan memnun olduklarını gösteriyor. Onlar hala bu ligin şampiyonluğunun bir numaralı adayı. Grupların yıldızları ise Kasımpaşa ve Gaziantep Belediyespor.

Ersan'ın ağır sakatlığı çok kötü oldu. Takımın mutlaka ama mutlaka bir yerli stoper alternatifine ihtiyacı var. Bu transfer acilen gerçekleştirilmeli, yoksa sonucu iflas olabilir.

İstikamet Olimpiyat Stadı!

Noat Samisa

27.01.2011

20 yorum:

Övünç dedi ki...

Hocam sezon başında çok konuşmuştuk bu mevzuyu.Takım önde bastığı sürece Toraman'ın yamukları,İsmail'in defansif yetersizliği göze batmayacak diye.3 maçtır bunlar net görülüyor.Toraman yine her fırsatta bir şeyler yapacak gibi ama o durumu özellikle ilk yarılarda epey azaltıyoruz.

45-60 problemini ise rehavet-kondüsyon-rakibin hırsı vs ekseninde açıklamak gerek sanırım.İlk yarıda evire çevire dövdüğün bir takıma 15 dakika teslim olup koca bir devrede yaptıklarını resetliyorsun.Burda bir sorun olduğu ortada ve dediğin gibi hoca bunlara müdahalede çok geç kalıyor.Sonuna kadar zorlama amacında belki ama gerçekten kayıba tahammülümüz yok bu süreçten sonra sadece kazanmaya odaklanmalıyız ama hocanın öyle bir derdi yok kaybedene kadar böyle takılacağız diyor ...

Ersan'a yazık oldu gerçekten.Şimdi bir hamle daha yapmamız şart.Yoksa Aurelio bir süre stoperde takılabilir zira Sivok'un toparlanmasıda biraz zaman alacak gibi.Erhan Güven aklıma geldikçe ürperiyorum.

Metin dedi ki...

Quaresma bu kadar rahat eleştirilecekse Holosko'yu geri alalım o zaman bence, değişmeli oynasınlar kanatta.

Kinyas dedi ki...

Bloğunu severek takip ediyorum. Yine çok güzel özetlemişsin maçı ve takımların durumunu.
Teşekkürler.

sedatabinintavsiyeleri.blogspot.com dedi ki...

Ersan'ın sakatlığı aşırı derecede kötü oldu gerçekten. Döndüğünde toparlamasıda zor olacak.

gofis kralı dedi ki...

Şenol Hoca böyle istedi, böyle uygun gördü. Sahaya sürdüğü takım ancak beraberlik çıkarabilirdi, ki Tayfun yerine Serkan olsa bence beraberlik çıkardı ancak olmadı. Belki de Gaziantep BB'nin Manisa'yı yenemeyeceğini düşünmüştür.

Fener maçında bu kadrodan sadece Onur ve Giray olur diye düşünüyorum. Geri kalan 9 isim farklı olur. Glowacki Ankaragücü maçında da bu maçta da kötüydü ve Şenol Hoca ilk yarının sonuna kadar bile tahammül edemedi.

Bu iki takım arasındaki asıl karşılaşma Mart ayındaki olacak gibi. Her iki hoca da ideal kadrosunu sürecektir çünkü o zaman. Ve bu iki takımı kıyaslamak daha rahat olacaktır.

Bir de, maçı televizyonda izledim ancak Beşiktaş taraftarı neden Trabzonspor aleyhine o kadar yoğun tezahüratta bulundu bir anlam veremedim..

Noat Samisa dedi ki...

Metin,

Bundan sonra sizden mazbata alırız, kusura bakmayın.

msaylan dedi ki...

BJK sadece kağıt üstünde güçlüdür yoksa bu sene ligde ne ilk 3e girebilir ne de kupayı alabilir. Yarım Trabzonspor'u bile hakem faktörü ile yenebildiniz. Niye kimse Almeida'nın golde ofsaft olduğunu Simao'nun arkadan formadan çekmesine, Hilbert'in Ferhat'ın dizine attığı tekmeye çıkarılamayan sarı kartları maçın son dakikasında Ersan yerde kaldı diye hakemin hızlı hucümu durdurup Beşiktaş'ı eksik yakalatmamasını ve devamında Umut'un İsmaile çarptırdığı topta korneri verememesini neden kimse yazmaya cesaret edemiyor. Bu Beşiktaş'tan bir başarı gelmeyeceğini önümüzdeki süreçte hep beraber göreceğiz. Ama başarı derken harcadığı paraya oranlar başarı diyorum. O parayı bir Villareal harcasa örneğin iki yıl içinde bir CL finalini kesin görürdü, Beşkitaş'ın da gördüğü göreceği budur işte.Bu yorumu da yayınlamazsanız bir daha sizi okumayacağım.

Noat Samisa dedi ki...

MSaylan,

Okumak için siz bana, okumanız için de ben size bir şey vermiyorum.

Sayfanın adresini bir daha yazmazsınız adres çubuğuna, olur biter. Tehdit etmenin anlamı yok.

julian-kerem dedi ki...

Noat,

Nobre gol atamayinca siradanlasiyor. Ondan beklenen orta sahaya yardim eden golcu/forvet kimligi. Halbuki dunku macta ihtiyac forvete cok destek veren orta saha futbolcusuydu. Nitekim Fernandes 65'te oyuna girdikten sonra Trabzon tek tehlike yaratamadi. Ustelik Nobre orta sahadaki pas aksiyonlarinda hala el freni konumunda. Dunku Fernandes'i cok begendim, tahmin ediyorum cok da gol atar eger duzenli forma alirsa. Takim ideal 11ine yaklasiyor.
Tabii cok buyuk problem Ersan'in sakatlanmasi oldu. Simdi Toraman 11'de banko oldu. Yanina da sakatlik durumuna bagli olarak Sivok veya Ferrari gelecek. Bu hafta sonu icin problem yok cunku Hilbert sari kart cezalisi. Ama onumuzdeki haftadan itibaren Nobre/Fernandes degisikligi mumkun olmayacak eger Sivok/Hilbert ikilisi oynuyorsa.
Macin sonunda Ekrem'in oyuna girmesinden eger bir cikarim yapabilirsek, Schuster Ekrem'i sagbek deneyecek diyebiliriz. Bu durumda hem Fernandes (veya Ernst), hem de Sivok takima girebilir. Ben Hilbert'in takimdan cikisinin defansta ciddi problem yasatacagini dusunuyorum. Defansin boy ortalamasi da ciddi sekilde sekteye ugruyor. Atinc ve Sezer'in son durumu nedir acaba? Besiktas'ta direk 11'de baslayabilirler mi?
Ayrica senin de yazdigin gibi hocanin Guti'yi sadece dunku macta degil her macta 75inci dakika civarinda Ernst ile degistirmesi gerek. Daha erken de olabilir, ozellikle skor avantaji elde edildiyse. Son degisiklik de macina gore ya Necip ya da Bobo olmali. Cikan oyuncu da Almeida veya Quaresma. Yine skora bagli olarak.
Belediye maci cok onemli. Erken gol atmak cok onemli.
Bu arada Ismail'e tribun ve blog ekseni bir turlu isinamadi. Bense oynadikca acildigini dusunuyorum. Ayrica Besiktas'in oyununun olmazsa olmazi sok presi en iyi uygulayan eleman da Ismail.
Cem

Müfit dedi ki...

@Msaylan
gerçi Noat ceavbını vermiş ama, sen yazma zaten buraya.
Genelde fanatizmden gözü kör olmamış, gördüğünü objektif olarak yorumlayabilen bir blog yazarı ve yorumcu kitlesi var, şu güzel ortamı bozma bence...

suspicious1903 dedi ki...

msaylan

hakem konuşacaksan sezer badur'un guti'nin diz kapağına attığı tekmeyi söyleyeceksin.. giray'ın arkasındaki adamlara attığı dirsek ve tokatı söyleyeceksin.. her pozisyon adam düşüren ceyhun'u söyleyeceksin.. hakem faktörü ile alınan ilk trabzon-beşiktaş maçını da söyleyeceksin.. tek taraflı değil yani hiç bir şey.

Noat Samisa dedi ki...

Arkadaşlar,

Burada kadın-erkek ilişkilerindeki sorunları bile tartışırız, ama hakemi ''bunu verdi, şunu vermedi'' ile tartışmayız, tartışmayınız.

Rica ediyorum burada devam etmesin.

abbondanzieri dedi ki...

ya allah aşkına eleştirmek için eleştirmeyin abi...burasının kişisel bir blog oldugunu bu analizlerin sadece blog sahibinin sahsi fikri oldugunu ve 562 kişinin bu yazıları begendigini burayı ziyaret etmeniz için zorlanmadıgınızı unutmayın arkadaşlar..klişe şeyler için günlük spor gaztelerine bakar skor yazarları okursunuz olur biter..kendi düşüncelerinizi yorum bölümünde yazın
ulan maçla ilgili bir kaç yorumum vardı gene unuttum :)

Övünç dedi ki...

Nobre'nin defoları bir yere gitmemişti zaten olduğu yerde duruyordu.Hala pas yapamıyor top istop edemiyor.Ama hala takımda özellikle duran toplarda en iyi pozisyon alan adam ve hala takımda oynadığı süreçten en fazla koşan adam.

Guti'nin 5'te biri kadar pozisyon alma bilgisi ve fundemental'ı olsa ,bakın teknik demiyorum sadece bu ikisi olsa bambaşka bir adam olur zaten o da yaklaşık olarak Jaja gibi birşeye tekabül ediyor .Jaja bizde olsa çok acayip şeyler olabilirdi :)

BJK4EVER dedi ki...

Noat ayni seyleri bende dusunmustum mactan sonra acikcasi. EksiBesiktas'ta da tartisiliyor, ama orada rahat konusamiyoruz maalesef, cunku en ufak Schuster'e yoneltilen elestiride herkes ayaga kalkiyor maalesef.
Bence de temel sorunumuz bu baskili oyunumuzu macin geneline yayamamamiz ve bunun ikinci yarilara verdigi zarar.
Ki Ovunc bunu rehavete baglamis, ama bence bu dusus Buca ve Manisa maclarinda da goruldu.

Erken oyuncu degisiklikleri ve kontrollu oyun bence cozum olabilir, ama asil merak ettigim sey bu takim ilk yaridaki baskilar sonucunda gol atamazsa, hatta gol yerse ne olacak? Schuster'in ikinci yarilar icin plani nedir?

IBB maci guzel olacak, Turkiye'de bize en ters gelebilecek takim.

AFO dedi ki...

Ya Allah aşkına, futbolun biraz daha sayısal kısmı ile ilgilenen, biraz daha kahve kültüründen uzak diyebileceğimiz adamların takip ettiği bu blogda da mı hakem hataları(!) konuşacağız?

Hayır, yazmayayım, yazmayayım diyorum ama dayanamıyorum ki! Yani Beşiktaş'ın ilk yarısını tek kelimeyle "sürklase" ettiği ve Trabzon'un ilk yarıda futbol adına hiçbir şey koyamadığı ancak ikinci yarısında oyunu dengelediği bir maçta bile hakem hatasına bağlıyorlar yenilgiyi ya ona yanıyorum. Resmen El Classico'dan beri izlediğim en güzel 45 dakikaydı ilk yarıda Beşiktaş'ın ortaya koyduğu futbol.

Al msaylan, al sevgili kardeşim; senin için üşenmedim resmen bununla uğraştım bunca işin arasında vermiş olduğum on dakikalık molada. Açık ve net olarak ortaya koyacağım bu kanıttan sonra da hâlâ bu saçma tartışmayı sürdüreceksen bile ben devam etmeyeceğim: http://tinypic.com/view.php?pic=33w31b6&s=7

Bu arada yazı yine çok başarılı Noat. Her ne kadar ben Quaresma'nın oyunundan ilk yarı itibariyle son derece memnun olsam da yazının çoğuna katılıyorum. Özellikle de Beşiktaş'ın o yoğun baskı içeren temposunun ne yazık ki 20-30 dakikakayla sınırlı kalacağı kısmına. Mike Tyson'ın stiline benzetiyorum. Hatırlarsınız, Tyson da rakiplerini birinci raundun ilk 10 saniyede nakavt etmesiyle meşhurdu. Raundlar ilerledikçe Tyson'ın da guard'ı düşmeye başlar ve karşısındakini indirme ihtimali eksponensiyel olarak azalırdı. Beşiktaş da ilk yarıda golleri erken bulmadığı müddetçe zorlanacaktır kanımca. Son olarak Guti'yi de ofansif anlamda uzun zamandır bu kadar etkisiz görmemiştim. Üzdün bizi bu sefer Guti Reis. :)

Cetin dedi ki...

AFO,cem abi senmisin?
Bende yazının önemli kısmına katılıyorum baskının 20-30 değil ,ikinci yarıda yüklenilecek daha büyük bir maliyetle 45 dakkaya kadar çıkarılabileceğini düşünüyorum. Fernandes iki maçtır çok iyi oynuyor,Cem yılmaz'ın anlattığı tripodlu zenci misali fizik olarak o kadar üst düzeydeki çığu hareketli hiç uğraşmadan yapıyor ve kolay gösteriyor yaptıklarını.
@Noat Üç İbrahimler diye bir yazın vardı,üçüncü İbrahim'in takıma katılma ihtimalini nasıl değerlendirirsin? Bence high line 'da iyi iş yapabilir.

BJK4EVER dedi ki...

Trabzon macinda Nobre'nin pas trafiginin icine etmesini seyrederken aklima geldi.
Hem son vurusu itibariyle, hem teknigiyle pas trafigine yapacagi katki itibariyle, hem uzun forvetin yanindaki destekleyici forvet rolundeki etkinligini kanitlamasi itibariyle bu rol Nihat icin bicilmis kaftan degil mi?
Belki baski ve pres acisindan sikinti yaratir, ama bazi maclarda denenebilir. Nihat'i aldik ama 1 mac forvette oynatmadik, sag acikta kaleden uzak oynata oynata korelttik. Ben bu takimda ve bu rolde Nihat'tan cok sey beklerim acikcasi.....

whitestorm dedi ki...

Kadroda Ferhat önde, Piotr Brozek arkasında görünüyor, fakat maçta sanki Brozek önde gibiydi.

Yazının geneliyle alakalı bir soru değil ama kafama takıldı, maç boyu Ferhat önde Brozek arkada mı oynadı?

Bunun dışında Selçuk-Colman ikilisi yerine Sezer-Ceyhun ikilisinin oynamasının başlıca dezavantajları nelerdir?

Maçı ben de izledim ama sizin daha iyi gözlem ve analiz yapabildiğinizi düşünüyorum, umarım cevaplarsınız.

Noat Samisa dedi ki...

Whitestorm,

Benim zihnimde öyle kalmış, stadyumdaki gözlem üzerine yazıyorum sonuçta.

Sezer ve Ceyhun'un bir kere yetenek eksiği var, en başta bu. Bu da en önemlisi bence.