Beşiktaş 5-1 Bucaspor

Beşiktaş'ın görkemli kadrosu, işleri çok da zorlaştırmayan zayıf rakibi Bucaspor karşısında sezonun en etkili oyununu oynadı. Muhteşem ilk yarım saat, fevkalade ilk yarı ve tabelada harika sonuç.

Sivok'un sakatlığında Ersan ve Toraman yeniden savunma tandemine geri dönmüştü. Takımın geri kalanı ise son Manisaspor kupa karşılaşmasındakiyle aynıydı. Nobre'nin özel rolüyle (sahte 9 numara) esneyen 4-4-2 ya da 4-2-4 yine sahaya konulmuş, radikal high-line kullanımıyla desteklenmişti.

Bucaspor'da ise kalede ve en uçta yeni transferler Beto ve Londak oynadı. Merkezde birbirine yakın üçlü, maç sonu Samet Aybaba'nın söylediği gibi ''rakibe alan vermemek amacıyla'' kurgulanmıştı, ama istenen olmadı.

Guti ve Diğer Guti'ler

Beşiktaş maça çok agresif, çok coşkulu başladı. Henüz maçın başında Quaresma'nın dört Bucalı'yı art arda oyundan düşüren kombine çalımları, zaten atmosferi yüksek olan tribünleri iyiden iyiye coşturdu. Akabinde tribünün her aksiyona gösterdiği reaksiyonla takım çok yüksek pres gücüne ulaştı. İlk yarım saatte esas farkı yaratan buydu, zira Bucaspor bir şekilde top kazanıyordu ve Beşiktaş başta stoperlerden çıkan toplar olmak üzere hiç de azımsanmayacak kadar pas hatası yaptı. Ama esas faktör, bu önde kaybedilen topları çabucak ve kaleden uzaklaşmasına izin verilmeden geri kazanılmasıydı. Beklerin bu bölümdeki agresif performansı, orta sahadaki boşlukları tolere etti.

Kazanılan toplarda ise Guti'nin sürekli kendine pozisyon yaratarak attığı muhteşem paslar, Buca'nın İnönü'ye gelen diğer takımlara oranla biraz daha önde kurduğu savunma hattını yıktı, geçti. Dolmabahçe sanki haz havuzuna düşmüştü, bazen tribünden garip sesler çıkıyordu. Buca'nın orta sahadaki presi zayıf kalınca, Guti top kullanacak alanları buldu ve savunmaları arkadaki atıl alan, Beşiktaş'ın hızlı kenar adamlarınca kullanıldı. Set hücumlarında ise Nobre de dahil olmak üzere ilk yarım saat çok efektif paslar yapıldı, üçgenler kuruldu. Bu sayede kornerler kazanıldı ve ilk iki gol, duran toplardan geldi.

Hugo ve Tolga Abi

Beşiktaş sezon başında da çok iyi hücum oyuncularına sahipti, elbette mevcut oyuncular çok daha iyi. Basitçe daha iyi hücumculara sahip takımın, daha çok gol attığı ve daha etkili bir oyun oynadığı sonucuna ulaşabiliriz. Fakat futbol bu şekilde açıklanabilen bir oyun değil. Bugün Nobre'nin ilk golü ve Guti'nin penaltı golünün gelişimine baktığımızda pozisyonların öncesinin hızlı ataklar olduğunu, ama gollerin oyunun akışında değil, duran toplardan (Guti'nin penaltı golü öncesi korner) geldiğini görürüz. Sezon başından beri çok kez değindiğimiz üzere takımın hücum hattında demarke durumda top alacak bir uzak oyuncunun eksikliği vardı. Son Manisaspor maçındaki Nobre, bu duruma yönelik yeni bir çözüm önerisiydi. Bu önerinin işlerliği, artıları ve eksileri dün akşam çok daha belirgin şekilde ortaya çıktı. Maçın 45. dakikasında son vuruşunu Nobre'nin yaptığı atak iyi örnek:


Görsel No. 1: Bucaspor rakip yarı sahada topu kaptırıyor ve topu alan Guti, soluna doğru iki adım atıp sanki tenekeye çöp atıyormuşçasına topu rahatça soldan kaçan Quaresma'nın önüne atıyor. Hugo Almeida bu sırada (Quaresma - Simao mevki değişimi) pozisyon gereği olarak sağda. Top terse açılınca içeri doğru direkt koşusuna başlıyor. Kadrajda 2'ye 2 durumu var, ama bir Bucalı da hemen Almeida'nın arkasında.




Görsel No. 2: Pozisyonun sonu. Quaresma'nın driblingi ve Almeida'nın koşusuyla kale içine kadar itilen savunma hattı, Quaresma'nın şut açısını ve Almeida'nın topla buluşma ihtimalini azaltıyor, ama arkalarında devasa bir boşluk var. Nobre metreler öncesinden eliyle ve sözlü olarak topu istiyor. Demarke pozisyonda topu alıyor, ama boş sağ köşe yerine soldan auta vuruyor.

Bir başkası, Guti'nin maçı 5-0'a getiren golü. Yine benzer bir atak, fakat bu kez roller değişik. Topu taşıyan Almeida, arka direğe koşan Quaresma'ydı ve Nobre oyunda değildi; onun yerine yeni kurulan orta üçlünün ileri ittiği adam Guti, savunmadan dönen topu önünde buldu ve iyi bitirdi. Burada iki iyi ders var. Sezon başında Guti - Quaresma ikilisiyle ağırlıkla soldan atak yapan Beşiktaş, sağ kenarda bir uzak oyuncuya ihtiyaç duyuyordu. (En iyisi Hilbert idi.) Bu ihtiyaç yine var, ama Simao'nun farklı oyun tarzı, bambaşka bir çözüm yolu sunuyor ve ataklara sınırsız çeşitlilik katıyor. Nobre'nin son iki maçta bu denli parlamasının sebebi, bu kurulan yeni yapı. Hugo Almeida'nın dün ilk yarıdaki toplu oyunu kötüydü. Hatta takımın geri kalanıyla senkronu bozuk tek adamdı. Fizik üstünlüğünü kullanamadı, duvar olma işini de iyi yapamadı. Kötü gününde olsa bile oyun temposu ve doğru koşularıyla faydalı oldu. Koşu hızı ve refleksleri Bobo'dan iyi, bunun Nobre'ye sağladığı katkıdan da bahsetmek mümkün.

Beşiktaş'ta uzak oyuncu, oyunun akışında her şekilde santrafordan daha fazla gol atacaktır. Sezonun ilk yarısında -oyunun akışında- santrafor harici oyuncuların ancak 5 gol atabildiği Beşiktaş'ta dün Simao ve Guti'nin golleri bu sayıyı 7'ye çıkardı.
Guti'nin Telkini ve Fernandes

Maçın 60. dakikasında Beşiktaş ön alanda top kaptırdıktan orta sahada devasa, aşırı bir boşluk oluştu. Aurelio ve Guti'nin birbirinin el işaretiyle yönlendirmesiyle savunma geri kaçtı ve sorun çözüldü. Atak bittiğinde Guti önce Nobre'ye döndü, bir şeyler söyledi. Sonra da kulübeye elleriyle bir sağını, solunu, önünü işaret etti. Hemen Fernandes kela arkasından çağrıldı, Nobre maçın 4. golünü atmasının hemen ardından oyundan alındı. Nobre ya da bir başka santrafor nitelikli oyuncu farketmez, bu anda sorun sahadaki yerleşim idi. Agresif ön alan presinin tüm maça, onu bırakın tüm devreye yaymak imkansız. Bu gerçek, bugünün değil; yirmi-otuz yıl öncesinin gerçeği. Beşiktaş dün bu sorunu çok az yaşadı belki, bir ya da iki kez böylesi büyük boşluk oluştu. Ama bunu daha çok bulacak ya da sınırlı sayıda bulsa bile değerlendirecek olan çok takım var. Oyun farklı şekilde Beşiktaş lehineyken dahi bu sorun görüldü ve sezonun ilk yarısında yaşananlar yeniden karşımıza geldi. Soruna çabuk müdahale edilirse sorun yok, ama edilmediği, hatta durumun daha da kötüleştiği (İBBSpor ve Kasımpaşa maçları) maçlar aklımızda.

Fernandes idare etti, herkesin çok iyi oynadığı bu maçta sahada kaldığı yaklaşık yarım saatte etkili bir orta ve bir pasla iyi sayılabilecek bir başlangıç yaptı. Son bölümde oyuna Bobo ve Ernst dahil oldu, nazar boncuğu Musa golüyle maç bitti.

Sonuç: Çarşamba Büyük Gün

Geleceğe dönük umut verecek, takımın CL ya da şampiyonluk iddiasına yardımcı olacak yeni bir şey görüldüğünü söylemek iyimserlik olur. Fernandes - Nobre değişiminin zamanlaması iyiydi, hocaya dair fikirlerde belki buna yönelik bir olumlu tavır alınabilir. Oyuna girenlerin, sahadakilerden eksiğinin olmaması çok büyük artı; keşke bu durum sezon başında olsaydı.

Bu maçta geçmiş eksiklikleri test edemedik. Savunma hattı, takım savunması ve oyunun ilk bölümünden sonra düşen pres gücü mevcut koşullarda hala büyük sorun. Ama oyun çok keyifli, ama kimse kaybetmeye oynayamaz. Oynamamalı. Bu oyunun ruhu, kazanma duygusudur ve futbol, çokça bu gerçeğin etrafında güzelleşir. Trabzonspor maçını heyecanla bekliyorum, bu maçtan sonra çok daha net konuşabiliriz. Muğlak kalanları da İBBSpor deplasmanı doldurur.

Fotograf: Haberturk

Noat Samisa

22.01.2011

3 yorum:

Övünç dedi ki...

2 li orta saha büyük ihtimal ile rakibin zayıf olmasının getirdiği bir denemeydi.Daha doğrusu ben öyle düşünmek istiyorum zira dediğin gibi orada oluşan boşlukları değerlendirebilecek takım çok.Bu maçta sağlam bir pres gelmedi Buca'dan.

Ernst,Trabzon maçında Nobre'nin yerine dahil olacaktır diye düşünüyorum.Nobre gibi fizik olarak kuvvetli bir adamın bile o pozisyonda 50 dakikada tükenmesi bu sistemin maksimum 1 devrede fişin çekilmesi gereken maçlarda kullanılabilir olduğu fikrini oluşturdu bende ama fizikli takımlar karşısında bu durum bizi zor durumda bırakır gibi geliyor bana.

Şu anda hücum hattında tek sorun Quaresma ve Almeida'nın yüzlerinden akan stres gibi.Quaresma tıpkı C.Ronaldo gibi skora etki edemeyince moral olarak bozuluyor.Hadi bu maçta skorun etkisiyle tolere edildi ama işler kötü giderken Q7'nin başı ağrıyacak gibi ..

matiasemilio dedi ki...

hilbert trabzon macında mı cezalı,ibb maçında mı hocam,bilginiz var mı ?

Noat Samisa dedi ki...

İBBSpor maçında tabii, ligde geçerli.