Paraspor Amigosu Darren Bent

Darren Bent'in geçtiğimiz hafta oynanan Tyne-Wear Derby'den saatler sonra Sunderland yönetimine takımdan ayrılmak istediğine dair yazı göndermesinin ajanslara düşmesinin akabinde Sunderland Echo'da art arda, biri diğerine cevaben yazılmış iki yorum görmüştüm:

- Neden gitmek istiyor?

- Sanırım beyni yok, ondan. Seneye Avrupa Kupaları'nda oynamak istemiyor ve kaybeden olarak kalmaya kararlı.

Aston Villa uzun zamandır iyi bir santrafor arıyordu. Heskey ve Carew'in sınırlı yetenekleri ön alanda aktif olmaya yetmiyor, Agbonlahor da tek başına takımın yükünü çekemiyordu. Hem gol atacak, hem de takımın geri kalanını gol bölgelerine sokacak komple bir oyuncuya ihtiyaçları vardı. Martin O'neill kalsaydı belki bu üçlüden yine verim alırdı, ama Kıta Avrupa'lı bir menajerin sıklıkla uzun top oyunuyla işi olmaz. Darren Bent'e önce £18 milyon önerdiler, Sunderland £24 milyon istedi ve ikilemediler. Çok kısa sürede taraflar anlaştı, Darren Bent bir kez daha transfer yaptı. Aston Villa hem onun yeteneklerine, hem yerli oluşuna, hem de çabucak katkı sağlayabilecek oluşuna para ödedi. Bunların yanı sıra Sunderland'in en iyi üç oyuncusundan biri ve zaman devre arasıydı, meblağ şişti.

Darren Bent sakatlanmadan evvel Sunderland'in en gözde oyuncusuydu. Sezona müthiş başladı, art arda goller attı. Ekim sonunda sakatlanınca yerine Asamoah Gyan'a bıraktı ve işler değişti. Yüksek pres gücüyle oyunu ön alanda, uzun toplarla oynamaya çalışan Sunderland'de Gyan-Welbeck ikilisi birbirlerini çok iyi tamamladılar. Bent geri döndüğünde takımın üçüncü tercihi olmuştu, formasını geri alması yeni bir çıkışa bağlıydı. Aslında bu çıkışı yapmadığını söyleyemeyiz, Sunderland formasıyla çıktığı son dört maçta iki gol atmıştı. Welbeck'in sakatlığında formayı geri aldı, ama geçmişte olduğu gibi yine bir başka çekim gücüne kapıldı:

Ipswich'ten Charlton'a (Haziran 2005): £5 milyon
Charlton'dan Tottenham'a (Haziran 2007): £16.5 milyon
Tottenham'dan Sunderland'e (Haziran 2009): £12 milyon (+ £4.5 milyon)
Sunderland'den Aston Villa'ya (Ocak 2011): £24 milyon

Darren Bent'in Toplam İşlem Hacmi: £57.5 milyon (+ £4.5 milyon)

İlk iki transferinde kariyer basamaklarını bir bir tırmanıyordu. Sonu Manchester United ya da Liverpool'a uzanabilecek bir çıkıştı bu, ama Tottenham'daki ilk sezonunda birkaç ay içinde yaşadıkları bu çıkışı baltaladı. Spurs geçmişte sıklıkla olduğu gibi sezona berbat başlamış, yapılan çok sayıda transfer mantar yaftasını yemişti. Ayrıca Berbatov'un telafisiydi Darren Bent ve onun gölgesini bir türlü aydınlatamadı. Ertesi sezon güzel geçse de Harry Redknapp maç sonu Bent'in kaçırdığı bir gol üzerine ''Bunu karım bile atardı.'' dedi. Sonradan özür dilese de White Hart Lane'de geçirdiği günlerde zihnen çöken Bent, daha sakin bir yere doğru yol aldı. Sunderland'deki ilk sezonunda toplam 30, ligde 24 gol attı; gol krallığı yarışında üçüncü sırayı aldı. Takım bu sezon başaltı sıraları zorluyor, Europa League bileti kovalıyordu, ama Bent daha önce hiç yapmadığını yaptı ve siklet düşmeyi tercih etti. Küme düşme hattı yakınlarındaki Aston Villa'ya gidişindeki dışarıdan görünür tek sebep para.
Aston Villa menajeri Gerard Houllier hafta içi, ''Bent’in geçmişine bakınca görüyoruz ki, iyi bir alışkanlığa sahip. Transfer olduğu kulüplerde çıktığı ilk maçlarda sürekli gol atıyor. Eğer oynarsa, yine atacaktır.'' dedi. Charlton'daki ilk lig maçında iki, Sunderland'deki ilk lig maçında bir gol atan Bent, hocasının kehanetini onayladı ve ilk maçında ağları havalandırdı. Yukarıdaki görselde Bent'in maç boyunca topa dokunduğu yerler imlenmiş halde görülüyor. Rakip ceza sahasında sadece bir kez topla buluştuğu görülüyor ve bu pozisyon Bent'in gol vuruşu. Match of the Day'de Alan Shearer bu veri üzerine:

''Maç boyu bir dokunuş, bir şans ve bir gol. İşte bu Bent'in neden £24 milyon ettiğini gösteriyor, çünkü o bir golcü.''

dedi. Biraz da kendisine pay çıkarmış olmalı. Sonuçta Bent bu hafta kendisine ödenen rekor bedele ilk cevabı verdi ve takımının Villa Park'ta Manchester City'i 1-0 mağlup etmesine galibiyeti getiren golü atarak yardımcı oldu.

Şu kesin ki Darren Bent kesinlikle çok iyi bir santrafordan önce çok verimli bir golcü. Oyun tarzı her takıma uyum sağlamayabilir, ama gol sezgileri ve son vuruş becerisi muazzam. Uygun bir takımda olduğunda (uzun süreli sakatlık yaşamazsa) sezonu 20 golün altında bitirmesi sürpriz olur. Şimdilik tam zamanlı Aston Villa FC golcüsü ve part-time paraspor amigosu; ama henüz 26 yaşında. Belki bir kez daha zirvedekilere gidişi şansı yakalar.

Noat Samisa

24.01.2011

4 yorum:

Övünç dedi ki...

Aktif Noat karşısında saygıyla eğiliyorum :)

Sunderland'in Ricardo Fuller hamlesi rotasyon için iyi aradıkalrı tarzda bir adam o .

Edin Dzeko'nun 27 m Pound ettiği bir yerde bu adama 24 m pound'u nasıl bir mantıkla verdiler bilemiyorum.Daha çok pacy Forward denilen tarzda bir adam koşmayı sevmez,rakip kovalamayı sevmez ama müthiş bir bitiricidir.Sunderland gibi bir takımda 58 maçta 32 gol atabilmiş bir adamdan bahsediyoruz.En iyi zamanlarında onu tamamlayan biri ile birlikte olduğu zamanlar olduğunu düşününce(Kenwyne Jones) Heskey ile iyi işler yaspacaktır gibi geliyor bana.Ama bu kadar para eder miydi diye düşünmeden edemiyorum.Bu adamın bu paralara alıcı bulduğu yerde hemen hemen aynı özelliklere sahip bizim Bobo'nun 5m € bile etmemesi enteresan ..

hebenneka dedi ki...

Menajeri kardeşi miymiş :)

guner dedi ki...

Sunderland mükemmel bir iş başardı.

Bunu salt 24 milyon pound'luk meblağa dayandırmıyorum. Bir oyuncudan elde edebilecek maksimum verim bu olsa gerek. İki sene içinde tüm gol yüklediler, parlattılar, ihtiyaçları bitince de sattılar. Sunderland'i yalnızca sahada gördüklerimle biliyorum, oranın nabzını Aston Villa kadar bilmem mümkün değil. Fakat Steve Bruce'un ve taraftarların tepkilerini çok da gerçekçi bulmuyorum, daha çok da Bruce'un. Taraftar için Bent'in yeri elbette ayrıdır, böyle oyuncular her zaman sevilir, hele de hala gol atıyorken, artık takımdaki görevini doldurdu satalım mantığını ancak Porto taraftarında görebiliriz belki. Böyle bir şey yok. Sunderland, Bent'e bağımlı bir takımdı, tek gol opsiyonu Bent olan bir takım, tek yönlü bir takım. Bundan uzaklaştılar, bu yolu zorunlu olarak girmişlerdi, ikinci bir yapılanmayla Bruce'un aklına uygun bir takım çıktı ve Bent eski önemini yitirdi. Değerini değil bakın, önemini.

Sunderland geçen sene Kenwyne Jones gibi önemli bir silaha sahipti. Terry'nin itirafına göre, hava toplarında karşısında en zorlandığı adam. Bent de banko. Bu iki forveti kafadan yazmak zorunda kaldı Bruce, Cana-Cattermole de keza öyle, böyle olunca mecburen bir tek yönlü takım çıktı. En başta tabi. Jones'un istikrarsızlığı ve Bruce'un furbol idealine uymayan takım onu Stoke City'e yolladı. Geçen seneki başarısızlıkta en büyük suçu 4-4-2de görüyordu hoca. Baharda, bu seneki şablona çok benzer 4-5-1 oynadılar, takımın daha esnediği görüldü. Geçen sene misal Arsenal maçı, hocanın aklındaki futbol ideali, sürekli presi gösterdiler ama işte mevcut kadro eksikler gösteriyordu. O statiklikte Bent inanılmaz önemliydi; o görevde o kadar golü atacak başka yerli oyuncu yok.

İşte sonra, bu seneki hikaye. Sunderland 3 orta sahaya, bunların yanına bir adet kanat orta sahaya, bir tane de uzak forvete döndü. Çok daha yönlü olan bu takımda, Bent eski önemini yitirdi, hatta Gyan özellikleri nedeniyle daha önemli bir parça oldu. Neler yaşandı bilmiyorum, ya da ne zamandır bir soğukluk var, ama sonuç olarak bu noktaya gelindi. Bu yüzden mükemmel bir iş Sunderland için. 24 milyon reddedilmeyecek bir teklif, hele bir de bu oyuncuya eskisi kadar ihtiyaç duymuyorlar; tadından yenmez. Zenden'in, Malbranque'ın pozisyonu, üçüncü orta saha için takviye gerek. Tüm bunlara karşın orta sahadan golcü çıkarmakta zorlanıyorlar. Muntari geçiyor, Sessegnon geçiyor; Muntari çok bomba olur.

Randy Lerner madem parası vardı, neden bunu Martin O'Neill'a vermedi deniyor. Bu da sonu gelmiş bir birliktelikti. O'Neill gerek taraftarın gerek oyuncuların güvenini kaybetmişti, bu yüzden, onun metotları artık kabul görmemeye başladı. Senin çok güzel söylediğin gibi MON bu forvetlerden verim almaya devam edecekti eğer kalsaydı, bu kaçınılmaz, zaten sorun burada değildi. O'Neill elindeki kadroyu çok iyi kullanır, kazanma yoluna uydurur. Bu arada çok küfür ederiz, sayısız genci harcar, bütün sezon sağ stoper ters ayaklı sol bek oynatır, hiç rotasyona gitmez, takımın baharda pili biter vs. Fakat Martin O'Neill havuzu dar tutar. Bu para bu yüzden verilmedi. Ona yeterli imkanların verilmediği söyleniyor. Bu koca bir yalandır. Orta kalite oyunculara verdiği anlamsız paralar ve aldığı oyuncuların yarısını aldıktan sonra oynatmaması onu bu duruma getirdi. Bugün MON'un 24 milyon pound'u olsaydı bunu bir oyuncuya harcaması düşünülemezdi. Muhtemelen 10 milyon pounda Doyle'u alırdı, veya bunun gibi...

guner dedi ki...

Carew-Aston Villa birlikteliği yaklaşık 1.5 yıldır son bulmuş halde. Bir dönem sistemin çok iyi parlattığı, hedef adam Carew çok goller atardı, taraftar da çok severdi. Sonra hiç koşmamaya ve arkadaşlarını oyuna iyi katamamaya başladı. Bu sene en iyi yaptığı işi, gol atmayı bile beceremiyor. İyice dibe vurdu, hoca ona salak bile dedi. Aynen böyle, salak. Başka bir kulüpte yine verimli olabilir, ama kafasını toplaması şart. Heskey rönesans yaşadı, güvenini topladı, ve şu an forvet rotasyonunda bence çok önemli bir adam. Güçlü, çok iyi takım oyuncusu. Bununla beraber Bent'le bir arada kullanılması ancak B veya C planı olabilir. Hoca 4-2-3-1i yerleştirmişken böyle bir şey yapacağına pek ihtimal vermiyorum. Gabby de üçüncü forvet. Bu üç forvetin hiçbirisinin gol özellikleri iyi değil, Carew'in şu halini göz önüne alırsak, ortanın bile altındalar. Agbonlahor hiçbir zaman gol sezisi olan bir oyuncu olmadı, tekniği berbat, son vuruşları kötü. Heskey. Onu geçiyorum. Carew penaltı kaçırıyor, 1 metreden kafayı direğe vuruyor. Villa çok kaybettiği dönemde iki temel gereği yapamadı. Gol atamadı ve çok kötü savunma yaptı. Bu mental düşüşle de ilgili elbet. Bent Villa'nın Juan Pablo Angel'den sonra kaç senedir ilk güzel forveti, arkasında Young, Downing, adamım Albrighton varken hele, yine 20 golü bulması çok zor değil.

Bir de Villa'nın deli bir 4-5-1/ 4-1-5 denemesi oldu Manchester City maçında. 4 stoper, 1 holding, 3 kanat, 2 forvet orjinli oyuncuyla oynadık. Şablon aslında 4-5-1, Bent ileride, Agbonlahor sol kanat, Downing-Young sol iç ve sağ iç. Bu düzen Wigan maçında da devam ederse, geçen senek Milner deneyi gibi -ki yine geçen sene bu dönemlerde olmuştu o da- çok ilginç şeyler izleyebiliriz. Wenger Nasri'yi biraz orta saha biraz forvet gibi bir görevde kullanmak istediklerini söyler. Ben de ne kanat ne orta saha olabilen, ama müthiş uzak forvet Downing'i böyle görürüm biraz. Takım orta sahada harcanmazsa gerçekten çok değişik bir şablon olabilir. Agbonlahor'da sol kanatta hedef adam olarak oynuyor. Gerek rakip beki takip eder, gerekse de ilk topları alarak Bent'i bu kargaşadan uzaklaştırır, ve onun da gücü ve hızı doğru şekilde kullanılmış olur. Set sırasında da Downing sola kayar, Young yine tavşan deliğine geçer vs. Villa bu hafta sonu bunları da gösterdi, heyecan verici.