Barcelona vs. Arsenal Önbakış

Geçtiğimiz sezon Emirates’teki ilk 20 dakikayı unutmak mümkün mü? Barcelona, Arsenal’i resmen sahadan silmiş, sayısız gol pozisyonuna girmişti. Üstelik kuralar çekildiğinde beklentiler çok yüksekti. Avrupa futbolunun iki parlak yüzü, proaktif ve akışkan futbolun en iyi iki temsilcisinin maçında yüksek rekabet düzeyiyle birlikte iyi futbol bekleniyordu. Benzerlikleri çoktu. Her iki kulüp de altyapılarından güç alıyor, genç yaştan itibaren birlikte oynayan futbolcuların kurduğu güçlü etkileşimle yenilmez olmanın peşinde koşuyordu. Barcelona bugünün ezici gücüydü, vaktiyle Arsenal’in de futbola hükmettiği zamanlar olmuştu. Ama o gün, bu özel maçın ilk 20 dakikasında olanlar yolları aynı olan Barcelona’yla Arsenal arasındaki güç farkını sıradışı çarpıcılıkta ortaya koymuştu. Evet, Barcelona takımı Arsenal’e göre topa çok daha iyi hükmedebiliyordu, ama bu, maçın ilk çeyrek saati geçildiğinde Barcelona’nın %78’lik topa sahip olma yüzdesi elde etmiş olmasını açıklamaya yetmiyordu.

Açıklamasını kısa zaman sonra İngiliz gazeteci-yazar Jonathan Wilson yaptı. Hem çıplak gözle sahaya, hem de sonradan grafiklere, diyagramlara bakıldığında net olarak görülen bir şey vardı ki, Barcelona sadece topa çok iyi hükmetmekle kalmıyor, aynı zamanda topu geri kazanma konusunda da Arsenal’e fark atıyordu. İki takım arasındaki temel fark, ön alandaki pres gücüydü. Maçın devamında işler Arsenal adına iyi gitmiş, ama Nou Camp’taki acı son pekala tahmin edilebilmişti. Arsenal bu maçtan bazı dersler aldı, ve bu sezon başkalaştı. Barcelona da devamındaki turda Inter’den öğrendikleriyle bu sezon ortaya çok daha yeni şeyler koyuyor. Her iki takım da artık daha güçlü.

Arsene Wenger bu sezon da büyük transfer yapmadı, ama eldekiler farklı bir harman yarattı. Kale ve savunma tandemi dün olduğu gibi bugün ve yarın da takımın en büyük sorunu olmayı sürdürüyor, ama her ne olursa olsun eksikleri zaman içerisinde idare etmeye, geliştireceklerine inanmaya devam ediyorlar. Yine 4-3-3 oynuyorlar, fakat iki oyuncunun rolü sıradışı. Savunma önünde görünen Alex Song, radikal şekilde önde oynuyor. Ataklara çok sık katılıyor, hücum-savunma geçişlerinde ön alandaki prese dahil oluyor. Bu sebepten Arsenal, Premier League’in en çok kart gören takımı durumunda. Onların sert oynamak bir yana, buna savaş açmış oldukları biliniyor; nitekim bu kartların büyük çoğunluğu orta saha oyuncularının sürekli atak oyunu sonucu oluşan boşlukları rakibin kullanmasını engellemek adına yapılan taktik fauller. Ayrıca geçmiş sezonlarda olduğu gibi iki kanat bekini de aynı anda hücumlara dahil etmiyorlar, hele ki hedef maçlarda bu görüntü daha da netleşiyor. Fabregas sezonun geri kalanında ortalama bir performans gösterdi, ama Samir Nasri muhteşem oyunuyla onun açığını kapattı. Orta üçlüde, Fabregas’ın yerinde, sol kanatta ya da sağ kanatta oynuyor ve farketmeksizin gol atıyor, asist yapıyor. İhtiyaç olan her anda sorumluluk alıyor. Bu eşleşmede Arsenal’in kesinlikle en büyük kozu olacak.

Barcelona da Pep Guardiola’nın yol göstericiliğinde bu sezon başka bir takım oldu. Zaman zaman üçlü savunma ve varyantlarını denediler. Genele bakıldığında ise tıpkı Arsenal gibi, hatta daha belirgin şekilde toplu oyunca savunmayı üçlüyorlar. Sol bek Abidal ya da savunma önünde modern santra-haf gibi oynayan Busquets bu işi yapıyor, takım bu sayede geride daha sağlam duruyor. Kontra ataklarda bir ekstra oyuncu bulunması, Barça’yı daha efektif bir takım haline getirdi. Hücum hattında ise Messi merkeze geçti, sürekli geri gelip top alarak oynuyor. (Sahte 9 numara) Kenarlarda ise bu sezon golcü nitelikli adamlar var. Messi’nin onlara göbekten atacağı paslar ana hücum silahı oldu. Aynı zamanda Messi’nin orta sahaya yaklaştığı anlarda sürekli rakipten bir kişi fazla oluyorlar, zira rakibin çift stoperinin bu anda eşleşeceği herhangi bir oyuncu olmuyor. Bu atıl eşleşmeler çok iyi değerlendirip rakiplerini çaresiz bırakıyorlar. Oyunu nispeten daha dar alanda oynuyorlar, ama gole ulaşma yolları artık daha çeşitli. Daha az maceracı ve daha efektifler.

Geçen sezondan ders alarak değişen, kendisini güncelleyen ve güçlenen iki takımın eşleşmesinin vaadi yine sınırsız. Aynı oyunu oynamaya çalışan iki taraftan Arsenal’in mutlaka daha iyi pres yapması gerekiyor, zira onların da kendi oyunlarını oynamaktan başka şansı yok. Barcelona ise çok ama çok güçlü. Karşılarında bu sezon daha önce karşılaşmadıkları bir oyun görmedikleri takdirde tura şimdiden yakınlar.

Not: FourFourTwo Dergisi'nin Şubat 2011 Sayısı'nda yayınlanan yazının orijinalidir.

Noat Samisa

16.02.2010

6 yorum:

sukullaci dedi ki...

nasri'nin sakatlıktan yeni dönmüş olması, sagna'nın cezası diaby'nin sakatlığı arsenal'a ekstra zorluk çıkaracak gibi. Nasri kadroda olacakmış ama ilk 11 başlar mı başlarsa böyle bi tempoya ne kadar dayanır bilnimez.

Sinan dedi ki...

Cruyff bu haftaki yazisinda ozetle soyle dedi mac icin:
Birincisi, Arsenalin oyun hizina ozellikle de Walcott'a hayran kalmis. Ancak der ki bu hizi mumkun kilan Ingiliz futbolu ve karsidaki rakibin dogru duzgun uc pas yapamayip top kaptirmasi ve de bunun sonucunda bulunan genis alanlar. Barselona oyle gani gani top kaptirmayacagina gore Arsenalin o etkili oyununu gormek guc olur.

Ikinci onemli konu su: illa ki top kaptirilacak elbet. Mesele topun nerede kaptirilacagi. Walcott, Arşavin ve Van Persie'yi kaleden uzakta tutmak; zaman zaman onlari ofsaytta birkabilecek tuzaklari kurmak ve de bu arkadaslari top kapmak icin oradan oraya kosturtup enerjilerini tuketmek Barselona'ya galibiyet icin gereklidir der Cruyff abi.

Yazinin tamami surada:
Katalancasi
http://www2.elperiodico.es/BLOGSCAT/blogs/johancruyff/archive/2011/02/15/el-peatge-del-virus-fifa.aspx
Ispanyolcasi
http://www2.elperiodico.es/blogs/blogs/johancruyff/default.aspx

Gijón maci icin ilginc not: Barcelona, Guardiola doneminde milli maclar sonrasi yaptigi 13 macta 5 gelibiyet, 7 beraberlik ve de 1 maglubiyet almis.

ahmet sercan dedi ki...

Noat,
barcelona'nın geçen yıla göre çok farklı bir takım olduğunu söylemiştin zaten daha önce de.bu farkı busquets'in gerçekten önemli bir oyuncu haline gelmesi ve boy ortalaması olarak avrupa'nın en kısa takımlarından biri olan barcelona'ya özellikle orta sahada bir boy avantajı katması ile yarattığını söyleyebilir miyiz?ya da messi'nin kanat oyuncusu olmaktan evrilip daha farklı bir oyun yapısı içinde oynuyor olması? maradona bunu 2010 DK'de denemişti ama barca'nın sahip olduğu dinamik orta sahalara sahip değildi mesela.umarım keyifli bir mücadele olur ama arsenal'in ne yazık ki hiç şansının olmadığını düşünüyorum.

Noat Samisa dedi ki...

Sinan,

Twitter'da kim yazmıştı hatırlamıyorum ama benzer bir anektod da ben vereyim: Barcelona bu sezon 3 kez kazanamadı, 3'ünde de Puyol ve Busquets yoktu.


Ahmet Sercan,

Maradona, Messi'yi iki santraforun arkasına koymuştu ve Messi'nin arkasına da sadece Mascherano'yu. Birbirinden tamamen farklı yapılar, Messi şimdi Barça'da ve Arjantin'de çok başka bir rolü oynuyor.

Busquets çok özel bir oyuncu, mutlaka fiziki durumunun da katkıda etkisi vardır. Ama minimal olduğunu düşünüyorum.

hebenneka dedi ki...

Toure, Busquets'e göre daha mı fiziksizdi ki? Kafama takıldı şimdi. Veya Keita...

Ben bu Busquets'in babasını sevmezdim zaten. Ama kendisine pek bişey demiyorum şimdilik.

"Zubizarreta'nın ahı" konulu bir araştırma da yapılabilir :)

Kalau dedi ki...

Kaşla göz arasında yendi arsenal ya...Çok ilginç, hiç beklemiyordum valla...