Türkiye - Güney Kore: Uzaklar'ın Futbolu

Geçtiğimiz yaz, tarihlerinde ilk kez evsahibi oldukları turnuvanın haricinde Dünya Kupası Grupları'nın ötesine geçen Güney Kore, ikinci turda Uruguay'a elenerek Güney Afrika'dan ayrılmıştı. Turnuvanın akabinde Huh Jung-moo'yla yollar ayrıldı ve yeni projeyi desteklemek üzere geçen üç yılda Gyeongnam'la iyi işler yapan eski milli futbolcu Cho Kwang-Rae göreve getirildi. Bu değişimin sebebi artık Huh Jong-moo'nun ilk döneminde (Hiddink öncesi) ulusal takıma alınan oyuncuların son demlerini yaşıyor olmasıydı, zira son kalanlardan Park Ji-sung ve Lee Young-pyo da artık ulusal takımı bıraktı. Eldeki yeni jenerasyonu, ülkenin potansiyelini iyi bilen, K-League'de çalışmış, birikimi ve tecrübesi yüksek seviye futbola yetecek biri aranıyordu ve bu yönde bir seçim yapıldı. Yeni hoca Cho Kwang-rae, 2014 DK'nın takımı için kolları sıvadı ve artık daha çok pas yapıyorlar, eldeki yüksek beceri sahibi oyuncularla daha atak futbol oynuyorlar.

2011 Katar Asya Kupası başlarken turnuvanın üç büyük favorisi vardı: Avustralya, Japonya ve Güney Kore. Yarı finalde bu üçlünün arasına girebilen takım Özbekistan oldu ama Avustralya'dan fark yemeleri Asya'nın batısı ile doğusu arasındaki uçurumu ortaya koydu. Her üç ülkede de sporları okullar destekliyor. Amerikan tarzı okullaşma ve spor imkanları, profesyonel sporun öncülü. Oyuncular geç profesyonel oluyor, kendi dallarındaki akademik eğitimlerinin yanı sıra akademik spor eğitimi alarak mezun oluyorlar. Her üç ülkede de milli futbolcuların neredeyse tamamı üniversite ya da kolej mezunu.

Güney Kore futbolunda NBA benzeri bir draft sistemi uygulanıyor. Genç futbolcular bu şekilde futbolculuk mesleğini seçiyorlar, daha doğrusu kulüplerce seçiliyorlar ve ilk üç sezon için alacakları maaş baremi federasyonca belirlenmiş durumda. Son yıllarda üniversitelerdeki futbolun eğitim kısmına yönelik önemli yatırımlar yapıldı. Kulüplerin altyapısı olmadığından, genç oyuncuların temel bilgi eksikliği sebebiyle olgunlaşma dönemleri epey uzun sürüyordu. Ama artık genç yaştaki oyuncular büyük ölçüde hazır şekilde okuldan mezun oluyorlar ve daha kolayca yarışmacı futbolda yer ediniyorlar. Fakat bu atılımın bir dezavantajı da var. K-League'de maaş kotası olduğundan yetenekli genç futbolcular draft'i pas geçip, yurtdışından gelen daha yüksek teklifleri değerlendiriyorlar. Bu sebepten dolayı pek çok Güney Koreli genç futbolcu başta Japonya olmak üzere daha yüksek bütçeli liglerde top koşturuyor.


Yarı finaldeki Güney Kore - Japonya maçı Asya Kupası'nın en iyi maçıydı. İlk yarıdaki futbol turnuvanın tarihine geçmiş olabilir, çünkü Asya Futbolu'nun rüştünü ispatı gibiydi. Muhteşem maç muhteşem bir finalle bitti, uzatmaların uzatmasında maç 2-2'ye geldi. Japonya penaltıları 3-0 kazandı ve finalde Avustralya'yı geçerek kupaya uzandı. Güney Kore ise son iki turnuvada olduğu gibi yine yarı finali aşamadı, ama ortaya koydukları futboldan memnunlar. Takımın en önemli hücum silahı ve aynı zamanda yeni kaptanı olan Monaco'lu Park Chu-young'un sakatlığı nedeniyle oynayamaması onlar için büyük kayıptı. Onun hücuma katacağı güçle daha iyi olacaklarından eminler.

Cho Kwang-rae, takımı 4-2-3-1 dizilişi üzerinden oynatıyor. Top rakipteyken zaman zaman önde pres yapıyor, bazen tüm takım topun gerisine geçiyorlar. Maç içerisinde savunma metodlarını sürekli değiştiriyorlar. Hücumda ise rakip yarı sahaya kolay geçiyor ve orada olabildiğince fazla süre kalmaya çalışıyorlar. Sabırla pas yapıyorlar, merkeze yakın oynayan kenar adamlarının boşalttığı alan bekleri sokup ağır tempoda da olsa 8 kişiyle rakip kaleye çökebiliyorlar. Hücum oyuncuları çok yetenekli ve disiplinli, sahada rakibini kovalamayan birini görmeniz neredeyse imkansız. En büyük zaafları ise fiziksel. Başta stoperler olmak üzere Kore mutfağı kaynaklı bir zaaf durumu var. Japon ya da Çin'li futbolcular çok daha semiz ve gürbüz görünürken Güney Kore'li futbolcular ikili mücadeleleri sıklıkla kaybediyorlar. Buna rağmen kullandıkları her duran top gol tehdidi. Topu doğru yere düşürerek yüksek toplardaki fiziksel zaafı tolere edebilen oyuncuları var.
Çarşamba günü sahada olması muhtemel takım...

Park Ji-sung ve Lee Young-pyo'nun Asya Kupası sonrası ulusal takımı bırakmasıyla sol kanadı yenilemek zorundalar. 10 yıldan fazla süredir sol kanatta bu ikili oynuyordu, dönüşüm kolay olmayacak. Ama alternatif bol. Çok sayıda genç ve nitelikli oyuncu var. Şimdilik sol bek için iki güçlü aday var: Hong Chul ve Yoon Suk-young. Bu ikiliden Yoon Suk-young hocanın daha önceden tandığını bir oyuncu olmasıyla öne çıkıyor. Sol ön için ise çok sayıda alternatif var, fakat Asya Kupası'ndaki yüksek formu nedeniyle Koo Ja-cheol, asıl mevkisi olmamasına rağmen burada düşünülen ilk olarak düşünülüyor. Türkiye'ye getirdikleri 22 oyuncu aşağıda, yanlarında yazan doğum yılı ve oynadıkları takımlarla birlikte:

GK: Jung Sung-ryong (1985 -Suwon), Kim Jin-hyeon (1987 - Cerezo Osaka/JPN)

DF: Lee Jung-soo (1980 - Al-Sadd/Katar), Hwang Jae-won (1981 - Suwon), Hong Jeong-ho (1989 - Jeju), Lee Sang-deok (1986 - Daegu), Cha Du-ri (1980 - Celtic/İskoçya), Hong Chul (1990 - Seongnam), Yoon Suk-young (1990 - Chunnam), Choi Hyo-jin (1983 - Sangju Sangmu)

MF: Ki Sung-yong (1989 - Celtic/İskoçya), Lee Yong-rae (1986 - Suwon), Lee Chung-yong (1989 - Bolton/İngiltere), Yoon Bit-garam (1990 - Gyeongnam), Choi Sung-guk (1983 - Suwon), Kim Bo-kyung (1989 - Cerezo Osaka/Japonya), Gu Ja-cheol (1989 - Wolfsburg/Almanya), Nam Tae-hee (1991 - Valenciennes/Fransa)

FW: Son Heung-min (1992 - Hamburg/Almanya), Park Chu-young (1985 - Monaco/Fransa), Ji Dong-won (1991 - Chunnam), Kim Shin-wook (1988 - Ulsan)

Hazır, güçlü ve gelişen bir takımla oynayacağız. Pek çok oyuncuları kendilerine has teknik ve mental nitelikleriyle Batı Avrupa'da top koşturuyor. Çarşamba günkü maç her iki takım için de çok iyi test olacak. Güney Kore'nin 13 yıl sonra ilk kez Guus Hiddink'e rakip olduğu maçta dikkatle izlenmesi gereken, geleceği parlak oyuncuları ise serinin son yazısında işleyeceğiz.

Kaynakça: Korea Times (Gazete), Footkorean.net, Chosun Ilbo (Gazete)


09.02.2011 - Saat 20:00
Türkiye - Güney Kore
Noat Samisa

08.02.2011

2 yorum:

tarik dedi ki...

hocam Park Chu-young (1995 - Monaco/Fransa) yazılmış ama 85 falandır heralde, 95 doğumlu elemanı kaptan yapmazlar.

Noat Samisa dedi ki...

Tarık,

:)

85 olacak tabii, düzelttim.