Alex de Souza: Gerçek Gücünü Sona Saklayan Süper Kahraman

Eğer gençlere yönelik (shonen) bir anime serisi izlemişseniz, ki buna Tsubasa da dahildir, mutlaka kurgudaki benzerliği farketmişsinizdir. Esas oğlanın ya da kızın mücadelesinde düştüğü, kaybetmek üzere olduğu anların peşinden yeni bir motivasyon dalgası ya da arkadaş yardımı gelir ve bu böyle sürüp gider. Bildik dramadan farklı olarak bu devinim sanki göze sokulurcasına aksamaksızın devam ettirilir ve en son, sıklıkla da her bölümde farklı maceralarda, bi' gerçek gücünü sona sakalama durumu oluşur.

Esas çocuk, henüz büyük numarasını yapmamıştır. Rakipler artık karşısında duramaz ve kahramanımız, canını kurtarıp yolundaki engelleri temizleyerek yola devam eder. Türkiye'ye gelen en özel oyuncu, -yıllardır insanlık kadın-erken ilişkilerini çözemedi, Hagi - Alex kavgasını çözebilecek muktedir değilim, bir kavga çıkarmayalım - tıpkı bir kahraman gibi dün akşam yine takımını kurtardı. Gerçek gücünü yine sonda kullanarak, arkadaşlarına yol açtı.

Dakika - Gol Sayısı
00-15 - 16
16-30 - 25
31-45 - 20
46-60 - 7
61-75 - 19
76-90 - 26

Yukarıdaki tablo, Alex de Souza'nın Fenerbahçe kariyerinde attığı 113 golün oyunun 15'er dakikalık dilimlerine göre dağılımını gösteriyor. Flying Dutchman Blog'dan aldım, üzerine Dutchman'ın değerlendirmeyi yaptığı günden sonraki Alex gollerini de ekledim. Bu akşam Galatasaray'a attığı gol, maçın 87. dakikasında geldi 75-90 dilimine eklendi. Tablo bu haliyle açıkça bir şeyi işaret ediyor. Bu noktada pası geçtiğimiz ay Bağış Erten'in yazdığı Alex'ten Ryan Giggs olur mu? başlıklı yazıya atmak gerekiyor:

''Maç içerisinde konsantrasyon düşüklüğü yaşadığımı hiç düşünmüyorum. Her oyuncunun iyi ve kötü günü vardır. Ama ben her durumda konsantrasyonumu düşürmem. Attığım gollerin büyük bölümü maçların sonuna denk düşer. Bir sürü oyuncunun ''artık maçı döndüremeyiz, bu iş burada biter'' dediği noktada oyuna asılırım. Bu sezon da hep öyle oldu. Bu da konsantrasyonumu ne kadar üst seviyede tuttuğumun bir göstergesi değil mi?''

Alex de Souza yukarıda bu sezondan bahsetmiyor. Bu cümleleri söylerken tarih 2004 yılı Kasım ayıydı. Yani bundan yaklaşık 6 buçuk yıl önce. Tam Saha Dergisi'nin ilk sayısında Bağış Erten ve Zeki Çol ikilisine bu cevabı veriyordu. Devamlılığı tartışılıyordu, bu sezonun başını hatırlarsak hala tartışılıyor.

Alex'in sıklıkla son 15'te ortaya çıkması, en çok bu bölümde etkin olması kendi sözleriyle açıkça mental sebeplere dayanıyor. Bugünkü tabloyu henüz Türkiye'ye ilk geldiği günlerde kendisi çizmiş zaten. Alex kendini bu doğrultuda yetiştirmiş, sağlam karakter sahibi biri; burası kesin. Fakat futbol oyununun yalnızca ama yalnızca insan ile alakalı olmadığını dikkate alırsak, bir uzman görüşü de başka bir noktayı açıklayabilir. Aşağıdakileri -yanılmıyorsam- geçen sezonun ilkbaharında, Gürcan Bilgiç köşesinde yazdı; Alex'in yine son anlarda ortaya çıkıp, takımını ipten aldığı günlerden biri sonrası:

''...Alex ile birlikte beş sezon geçiren Önder Özen‘in ilginç bir yaklaşımı vardı. Özen, Alex’in maç sonuna kadar oyunda tutulması gerektiğine inanıyor ve ''Çünkü son bölümlerde fizik gücü rakiple aynı seviyeye geliyor ve daha etkili oynuyor.'' diyordu.''

Şurada çok güzel bir röportajı olan Önder Özen Hoca, Alex ile 5 sezon geçirmişti ve ortaya çıkan tabloyu dışarıdan bakarak açıklıyordu. Fiziki güç anlamında sürekli eşleştiği defansif orta saha oyuncularından güçsüz olmaya devam eden Alex, fizik gücün diğer anlamı olan atletizm noktasında zaman ilerledikçe ekonomik kullandığı gücünü sahaya koyma fırsatı buluyor ve aynı zamanda tasarruf ettiği enerjiyle beynini de kullanabiliyor. Daha çabuk, daha hızlı ve daha zeki...

Dün akşam attığı goldeki koşusu, yaptığı kafa vuruşundan çok daha önde idi. Bu bağlamda yalnızca gol istatistikleri değil, asist ve pas verileri de ortaya konduğu takdirde durum daha net anlaşılacaktır. Ayrıca çıplak gözle yapılan gözlem de fikirleri genişletebilir. Onun devamlılığıyla ilgili hala kafalarda soru işareti olanlar var; ama o daha ilk geldiği günlerde bunun doğru olmadığını sözle anlatmış. Sonra ise hep sahada konuştu, hala da konuşmaya devam ediyor.

Hakkındaki tüm yanlış düşünceleri yalanlayan adam, gerçek gücünü sona saklayan süper kahraman Alex de Souza, bu topraklara gönderilen futbol peygamberi olabilir. Alex varsa, önce Alex oynar!

Galatasaray 1-2 Fenerbahçe
Noat Samisa

19.03.2011

Hiç yorum yok: