Beşiktaş 4-2 Kayserispor

Yeni hocası Tayfur Havutçu yönetimindeki Beşiktaş ligde iki maç, iç sahada ise üç maç sonra kazandı. Bu galibiyetle son ligde oynanan son 11 maçta (EL ile birlikte 13) alınan galibiyet sayısı 3'e yükseldi ve Beşiktaş bu sezon ilk golü yiyen taraf olduğu 22'nci maçta 4'üncü galibiyetini aldı. (Ligde Karabük deplasmanı, EL'de Rapid Wien deplasmanı, kupada Manisa deplasmanı ve lig fikstürü dahilinde İnönü'de Kayserispor)

Tayfur Hoca ilk maçında geçtiğimiz haftadan dört oyuncuyu değiştirdi. Doğukan, Aurelio, Fernandes ve Hilbert'in yerine İsmail, Ernst, Necip ve Quaresma takıma girdi. Ayrıca formasyon değiştirilmişti. Sezon başından bu yana oynadığı düzeni koruyan Kayserispor'da ise geçen haftaya göre Hamza, Kujovic ve Ömer yoktu; yerlerine Serdar, Mehmet ve Zalayeta konulmuştu.

Yeni Şablon: 4-2-3-1

Beşiktaş maçın ilk dakikalarında sezon başındaki agresif görüntüsünde idi. Ön alandaki sıkı baskı ilk anlarda epey etkili oldu, fakat çok kısa süre içinde kırıldı. Kayserispor Selim'i pres dışına çıkararak öne doğru top kullanmaya başladı ve Amrabat ile oyunu hızlandırdı. Yatay seyirde geçen, özellikle ilk yarım saat itibariyle coşkusu olmayan maçta Beşiktaş'a dair göze çarpan birkaç fark vardı. Bunlardan ilki, Guti'nin santrafora yaklaştırılmış olması ve arkasındaki çift merkez orta sahalı yeni yapıydı. Guti ve Bobo stoperlere pres yapıyorlar, Ernst'in nispeten daha derini kontrol ettiği, stoperlerden gelen ilk topları aldığı görüntüde Necip ondan biraz daha önde oynuyordu. Savunmada ise bu ikili tek hat üzerinde kalarak pozisyon korumaya çalışıyorlardı. Bu yapı, yani 4-2-3-1 şablonu, sezonun geri kalan bölümünde herhangi bir maçta A planı olarak denenmemişti.
Tayfur Hoca henüz ilk maçtan yapısal bir değişikliğe gitti, lakin bu değişimin bir yıkım-yapım olmasından ziyade, bazı oyuncuların rollerini iyileştirmeye, verimi artırmaya yönelik olduğu söylenebilir. Sözkonusu oyunculardan ilki Ernst, diğeri ise Guti'ydi. Bir başka konu, şablon değişimiyle ön alanda pres uygulaması değişen takımda stoperlerin geçmişe oranla nispeten az sayıda öne hamle yapması ve sıklıkla geri kaçarak aktif savunma yapmalarıydı. Tüm bunların uygulama aşaması ilk yarı itibariyle herhangi bir artı getirmese de oyunun ve bundan sonrasının gidişatı için farklara dikkat çekmek önemli. Ayrıca takımın korner savunması da değişmiş, artık takımın ileri üçlüsü ceza sahasına gelmeyip orta saha civarında kalıyorlar; böylece rakip dört oyuncusunu geride bırakmak zorunda olduğundan maksimum beş oyuncuyla atak yapabiliyor. Schuster'in metodu ise tüm takımın adam paylaşarak aktif ceza sahası savunması yapmasıydı.

Kayserispor Golü

Ekrem - Amrabat mücadeleleri devreye damga vurdu. Zaman zaman güreşe dönen eşleşmeden sıklıkla galip çıkan olmadı. Henüz maçın başında Beşiktaş'ın Quaresma etkisiyle kırılgan olduğu sağ bek bölgesini zorlamaya çalışan Kayserispor, Beşiktaş orta ikilisi kolay kolay yerini kaybetmeyince Beşiktaş savunması arkasındaki atıl alanı kullanacak işleri pek yapamadı. Birkaç kez soldan tehlikeli geldiler. Oyun temposuzca ilerlerken sağ dipten kullanılan taç atışı, artık alışılmış Toraman ve Ekrem işbirliğiyle Beşiktaş kalesine gol oldu.

Bobo, Simao, Quaresma ve Guti'nin pas isabet yüzdesi diplerde geziyor, oyunu kenarlardan hızlandırmak bir yana birbirini takip eden pasların sayısı bir türlü atağı olgunlaştıracak seviyeye çıkmıyordu. 35'ten sonra bir şeyler oldu. Tribünün hakem kararlarına tepkisini takip eden bölümde takım uyandı ve pres gücünün artışıyla birlikte önde kazanılan topaların sayısı arttı. Rakibi hataya zorlayan ekstra çabalar gördük.

Fabian Ernst - Necip Uysal Etkisi

Takımın çift merkez orta saha oyuncuları Ernst ve Necip, ikinci yarının başlamasıyla birlikte devre sonunda bıraktıkları yerden devam ettiler ve yüksek pres gücüyle ön alanda rakip stoperlerin top kullanmasına izin vermeyen takım arkadaşlarıyla iyi bir etkileşim kurup, Kayserispor'un orta saha - hücum hattı bağlantısını kestiler. Ayrıca Guti'nin önde oynaması, son maçlardaki gibi yine çok sayıda pas hatası yapsa da bu hataların tehlikeli bölgenin uzağında gerçekleşmesini sağladı. Necip ve Ernst takım topa sahipken yüksek yüzdeyle pas yaptılar, topu rakip savunma - orta saha hattı arasına taşırken ve kenarlara aktarırken başarılı oldular.
Kronik Kaybeden Olmaktan Kurtuluş

Bu ikilinin dinamizmi ve direnci, artan moral-motivasyon ile beraber takımı itti ve uzun süredir görmediğimiz bir coşkuyla oynayan bir Beşiktaş gördük. Son maçlarda oyunun üçüncü çeyreğinde kontak kapatan, ruhu çekilmişçesine sahada dolaşan takımın yerini iştahlı oyuncu grubu almıştı. Bobo'nun, Guti'nin etkisiz oyununa rağmen Beşiktaş devre başından itibaren İsmail ve Simao'dan oluşan sol kenarı etkili kullandı. Bu etkinlik bir duran top golü getirdi. Diğer yandan günün vasat adamlarından Quaresma, hiç bekletmeden müthiş bir orta yaptı ve henüz pozisyon alamayan rakip savunmayı gafil avladı. Bobo'nun yerine oyuna giren Almeida, topla ilk buluşmasında golü attı. Quaresma'nın Beşiktaş kariyerindeki muhteşem gollerine bir yenisini eklemesiyle skor 3-1'e geldi ve artık maç koptu.

Son bölümde gelen penaltı son iç saha maçındaki tecrübelere binaen ''acaba'' dedirtse de takım dirayetini korudu ve riskler alan rakibine karşı kontra atak düzenine geçti. Sağ bekte çok aksayan Savaş'ın yerine Ömer ve Zalayeta'nın yerine Kujovic hamleleri Kayserispor'u nispeten etkin kılsa da maçın geride kalanında olduğu gibi son bölümde de ritm tutturamadılar. Quaresma'nın sıklık olduğu gibi önde kalıp sol bek Hasan Ali'yi kovalamaması, dördüncü golün gelmesini sağladı. Bu dakikaya kadar tahminen 10-11 top çalan Necip, (yalnızca maçın özet görüntülerinde bile 4 adet ''Necip top çalması'' görünüyor) topu kaptı ve Quaresma'nın önüne yolladı. Sağını kapatan kaleciye soluyla gol yapmak, Almeida için zor olmadı ve maç bitti.

Sonuç: Tabut Kapağı Açıldı

Futbolun değişmez gerçeğidir, ilk kez ya da yalnızca Beşiktaş'ın başına gelmiyor. Hoca değiştiren takımlar, genellikle ilk maçlarını kazanırlar. Küskünler takımla barışır. Bu akşam da böyle oldu, Beşiktaş kazandı. Sadece kazanmadı, ikinci devre uzun zamandır görülmeyen bir dirayet ve ısrarla oynarak kazandı. Mağlubiyeti kabullenmedi. Kenardan aldığı yardım tam yerine rast geldi ve düşük form durumundaki oyuncuların anlık parlamaları, işin savunma kısmınca denge tutulunca skoru getirdi.

Quaresma'nın Beşiktaş kariyerindeki nadir asistlerden birine şahit olduk. Topla ilişkisini sıklıkla bu pozisyonda olduğu gibi kurar ise, eminim o da biz de daha mutlu olacağız. Bobo ve Guti'nin durumu iyi değil, ön taraftaki parçaların uyumsuzluğu formsuzlukla birleşince takımın üretkenliği büyük yara alıyor. Tüm olan-biten bir kenara, ortaya farklı bir şeyler koyulmuş olması yoluyla takımın üzerindeki ölü toprağını atması günün en önemli olayı.

Oyunun ve skorların düzelmesi gereğinden önce işini iyi yapmadığı için giden Bernd Schuster'in mirası bugün itibariyle rötuşlanarak devam ettiriliyor. Çöpe giden sezonun geri kalanında epey rahat bir ortamda çalışacak olan Tayfur Hoca'nın yolu açık olsun. Çalışmalar yapılmalı, ama ne olacağına sezon sonu bakılır.

Bu arada stad kayıyor efendim, durduramıyoruz...

Noat Samisa

20.03.2011

3 yorum:

SirEvo dedi ki...

Takım bize çıtayı gösterdi. Umarım önümüzdeki maçlarda bu çıtaya yakın bir perf. sergileriz.

Bu arada her ne kadar hakem hatası olsa da yine yedik duran toptan golü penaltıyla. Neyse, kornerleri boş geçtik bu sefer en azından. :D

St.Ajora dedi ki...

Şu maçla ilgili Necip ve Ernst'e çift ön libero yorumu yapılıyor, insanın çıldırası geliyor.

Şimdi geleyim maç yorumuma: Tayfur hoca takımın öncelikli aksayan yanlarını çok iyi teşhis etmiş. Beşiktaş'ın öncelikli aksayan noktasının defansından öte o defansın o denli hırpalanmasına meydan veren orta sahaya 1 adam fazla dikince defansın zaafları miminize edilmiş oldu. Ekrem 90 dakika süren (senin deyiminle)akıl tutulması yaşamasaydı Bence ilk yarıdan itibaren çok daha rahat bir maç izlyebilirdik. Neyse ki 2. yarıda Tayfur hoca gereken uyarıyı yapmış daha defansif oynadı.

Bence ilk yarı ile ikinci yarı arasında Beşiktaş'ta değişen birşey yoktu. Beşiktaş'ın kazanma hırsının artmasından ziyade Kayserispor'un "Aman skoru koruyalım" düşüncesi bu denli farklı 2 yarı izlememizde etken oldu. Böyle olunca adım adım geri ittiğimiz Kayserispor karşısında Necip ve Ernst'in daha rahat seken topları süpürdü ve top sürebildi. Böylece oyun kurarken daha fazla adam kullanabildik. İlk yarıdaki gibi baskı karşısında ileriye doldurulan uzun toplarla karşılaşmadık.
Golüne rağmen bu maçta Quaresma bence vasatı aşamadı. Guti ise yoğun baskı altında yaptığı pas hataları bence normaldi. Bence zaman zaman pas denemelerinde çok fanteziye kaçıyor. İnanılmaz toplar atıyor doğru mesela ilk yarı Ernst ve Bobo'ya attığı toplar vardı 4 kişinin arasından ancak o şekilde ve o hızda geçebilir. Ama o topları Bobo ve Ernst'in alması imkansız. Bunun farkına varmalı bence.

cem dedi ki...

stat hakikaten kayıyor sevgili samisa. inanmak işine gelmese de.