Premier League'de Sezon Finali: Manchester United - Chelsea

Geçen yılın Nisan ayı başında Man Utd, evindeki Chelsea maçına 1 puan önde çıkıyordu. Kazanırsa takipçisi Chelsea'ye 4 puan fark koyup, şampiyonluk için çok büyük bir avantaj elde edecekken Ancelotti'nin maç planına ve sonradan oyuna giren Drogba'nın süper golüne çare üretemeyerek maçı ve lig şampiyonluğunu kaybettiler. Sorun şu ki, o günlerde Wayne Rooney sakattı ve bu bilek sakatlığı art arda hem ligi, hem de CL'yi kaybetmelerine sebep oldu. Chelsea ise sezonu duble ile kapattı ve yeni sezona play-station ritminde başladı. Ona beş, buna yedi ile geçen günler sonbaharda düşen yapraklarla birlikte yerini kışa bıraktı ve Chelsea, kış fikstüründe oynadığı 11 maçta ancak 10 puan toplayabildi.

Yeni lider Manchster United oldu, o gün bu gündür değişmedi. Bu iki takım, ağır kış koşulları nedeniyle ertelenen maç için 1 Mart'ta Stamford Bridge'de buluştuklarında aralarındaki puan farkı 15'ti. Chelsea kazandı ve o günden sonra yalnızca Stoke City'e 1 puan verdiler. Potansiyel 27 puanın 25'ini aldılar ve Ancelotti, Nisan ayının menajeri olurken Chelsea takımı bahar aylarının form tablosunun zirvesinde yer alıyor. Man Utd ise üç kulvarda dört nala koştu, Chelsea'yi eleyerek CL yarı finaline sıçradı ve bugün finalde. Arada FA Cup Yarı Finali oynadılar, fakat ligde sözkonusu dönemde rakiplerine 11 puan verdiler.

Şimdi hesaplayalım: Üç puan aralarındaki maçta kapandı, Chelsea sürekli kazanırken United fazladan dokuz puan kaybetti ve bugün... geçmişte ne olduysa oldu, yaşandı ve bitti. Bugün, iki takım arasındaki puan farkı yalnızca üç, averajlar eşit ve birbirleriyle oynayacakları maç, sezonun bitimine üç maç haftası kala geldi, çattı. Pazar akşamı, Premier League'de sezon finali sahne alıyor. Slogan belli: Kazanan Şampiyon!

Avantaj United'da

Üç puanlık avantaj United'a beraberlik kredisi veriyor, ayrıca maç Old Trafford'da. Futbol ezberine göre böylesi kritik bir maç öncesi bunlar yeterince kaydadeğer artılar, fakat peşinden ''Chelsea erken bir gol atarsa iç saha avantajı, dezavantaja dönüşebilir'' saçma klişesinin gelmemesi gerekiyor. Nitekim sıklıkla gol sonuçtur, sebep değil. Esasen United'ı bu maçın favorisi haline getiren, onların iç saha formu. Geçen yılın Nisan başından bu yana Old Trafford'da 30 maç oynadılar. Bunlarda 27 galibiyet, 3 beraberlik aldılar. Lige baktığımızda ise bu sezon Old Trafford'a 17 takım konuk oldu, yalnızca West Bromwich Albion puan çıkarabildi. Muhtemel 51 puanın 49'unu aldılar. Eğer deplasman formu kötü olmasaydı -şampiyon olmaları halinde tarihteki ikinci en kötü deplasman karnesi sahibi şampiyon olabilirler, bu konuda bayrağı 76-77'de yalnızca 5 deplasman galibiyetiyle şampiyon olan Liverpool taşıyor- şimdiye çoktan kupayı kaldırmışlardı, fakat tabela iki parçaya ayrıldığında ciddi bir kontrast var. Man United, kendine has savunma prensipleri, coşku ve direnç ile kendi sahasında bir şekilde kazanıyor, ama akılları karıştıran, onları Old Trafford'da son mağlup eden takımın yine Chelsea olması.

Momentum Chelsea'de

Son dönem form durumu ve geriden gelmeleri, ayrıca geçtiğimiz haftaya kadar hiçbir şeyin belli olmaması psikolojik açıdan Ancelotti'nin ekibi için pozitif görünüyor. Hayal kırıklıklarıyla dolu sezonda bu maçı kazandıkları takdirde pek çok şeyin üzeri çizilecek, tarih baştan yazılacak. Krizin ayyuka çıktığı günlerde Ancelotti, kendisinin Ada Futbolu'na adaptasyonunu sağlayan yardımcısı Ray Wilkins'in görevden alınması üzerine ''O'nsuz hiçbir şey kazanamayız.'' demişti. Sakatlıklara eklenen iç karışıklıklar, Ancelotti'nin deyimiyle ''olması gerekenden çok fazla süren bir düşüş dönemi'' getirdi. Abramovich devreye girdi, çökmek üzere olan binanın duvarlarını altın suyuyla boyar gibi Fernando Torres'e £50 milyon ödedi. Ancelotti'nin masaya gelmek üzere olan kellesi, artık yolun sonuna geldiği söylenen bazı futbolcular ve Torres'in 1 gol için 10 maç beklemesi... eğer yarın kazanırlarsa, tüm bunların üzeri çizilecek. Fakat Nani, ''Biz onları CL'de eledik, iki maçı da kazandık. Bu bize psikolojik bir avantaj getiriyor.'' diyor ve bir bakıma dengeler eşitleniyor.
Torres Kulübeye?

Geçtiğimiz hafta Chelsea çok tartışmalı bir maç kazandı ve üç puanı cebine koydu. Olmayan gol ve ofsayt gol ile maçı aldılar. Ertesi gün Arsenal'in Man Utd'ı mağlup etmesiyle Tottenham maçında olan-biten daha önemli hale geldi. Ancelotti, bu maçta Torres'i daha evvel kullandığından farklı bir rolde kullandı. Torres geldiğinden bu yana takımın A planı çift santrafor ve klasik dörtlü orta saha üzerine inşa ediliyordu. Gerçi takım kadrosunda safkan bir kanat adamı olmadığından şablon her daim melezleşti. Son Tottenham maçında ise şablon direkt bir 4-3-3'e evrildi ve Torres, en verimli olduğu tek santrafor rolünde kullanıldı. Drogba'ya düşen ise sağ kenar idi; Torres sahada olduğu müddetçe hiç alışık olmadığı kenar adamı rolünü oynamaya çalıştı. Sürpriz olmayacak şekilde ortaları hep karavana gitti, tamamlayıcı koşuları yapamadı ve vücut dili, rolünden memnun olmadığını maç boyu adeta haykırdı.

Torres şu kritik zamanlarda dahi faydalı olamıyorken herkes hemfikir ki hem Drogba, hem de Anelka, tek santrafor işini bu ağır ve güçsüz Torres'ten daha iyi yapabilir. Çift santrafor kullanılacak ise Anelka, Torres'in hiç verimli olmadığı ikinci forvet rolünde geçen sezon harikalar yaratmıştı ve Drobga'nın gücü ve fizik yetisi, ona alanlar açarak yıldızlaşmasını sağlamıştı. Gerçek şu ki Torres'i bu noktaya dek sahada tutan, açıkça £50 milyon'dan fazlası değildi ve Chelsea, geçen maçlarda hep ''ya olursa...'' ile oynuyordu. Geçen haftaya dek şampiyonluk yakınlarda değildi, ama bu kez her koşu, her pas, her şut, her gol şansı çok önemli.

Torres oynar da gol atarsa, £50 milyonu kurtarır mı? Gol bir sonuç ise, hayır. Oyuncuların form durumları yarın Torres'in kulübede başlama olasılığı yüksek olduğunu işaret ediyor. Nitekim üçlü orta sahayla birlikte kullanılacak olan Malouda - Drobga - Anelka ya da Kalou üçlüsü, geçtiğimiz sezon Old Trafford'da kazanan ekiple benzeşiyor.

Anahtar: Wayne Rooney - John Obi Mikel

Alex Ferguson'un 2000'lerden önce kullandığı şablon her daim klasik 4-4-2 ve türevleri idi. Treble yaptığı sezonun ardından Real Madrid'e elendiği maçlar serisi sonrası bu fikrini revize etti ve asla, çift santraforlu düzeni takımın A planı olarak planlamadı. Hedef maçlarda sıklıkla savunma önüne ekstra bir durdurucu nitelikli orta saha oyuncusu ekleyip, 4-3-3/4-5-1'e geçiş yapar oldu; fakat bir süredir çok iyi işleyen Rooney - Hernandez birlikteliği, müthiş bir sezon geçiren Luis Nani'nin düşük form döneminde takımın asli hücum gücü haline geldi ve vazgeçilmez oldu. Son olarak Arsenal maçında Wenger'in biraz da kontroldışı olaylar sonucu gelişen Ramsey tercihi, Song'un Rooney'i taca çıkarmasıyla anlam kazandı ve Park'ın takibinde geciktiği Ramsey, Chelsea'yi umutlu kılan golü attı.

Bu sezon çift merkez orta saha kullanan Arsenal, Man Utd'ın 4-4-1-1'ine çözüm olarak Song'u derinde ve Ramsey - Wilshere ikilisini aynı hat üzerinde kullanarak hem topa daha çok sahip oldu, hem orta saha üstünlüğünü ele geçirdi, hem de maçı kazandı. Yarınki maçta da forvet arkası rolünü üstlenen Wayne Rooney'nin Hernandez'e ne kadar destek verebileceği, John Obi Mikel'in kontrolünde olan bölgedeki performansıyla belirlenecek. Nijeryalı orta saha oyuncusu hem Rooney'i sürekli göz hapsine tutmalı, hem de Song'un yaptığı gibi onun birincil pas alanlarını kapatarak bolca top kazanmalı; zira fiziken zayıf ve topla münasebet becerisi yetersiz olan poacher (ceza sahası golcüsü) Hernandez'in Terry ve David Luiz karşısında tek başına pek şansı yok. Rakibinin orta saha - forvet hattı bağlantısını keserek merkeze hakim olan Chelsea'nin hücum gücü, rakibine oranla daha fazla. Bu da onlara maçı kazanacak fırsatları getirebilir.

Saat 18:10'da

Maç öncesi bir diğer güzel haber, her iki takımın da tam kadro olması. Son iki maçta dinlendirilen Ryan Giggs ve hafta içi hafif sakatlığı nedeniyle oynatılmayan Wayne Rooney, bu maça ilk 11'de başlayacaklar. Uzun süren hastalığını atlatan Darren Fletcher hafta içi kısa süre forma giydi, bu maçta da sonradan takıma dahil olabilir. Alex Ferguson onun için, ''Darren büyük maç oyuncusu, onun aramıza dönmesi çok güzel. CL Finali'ne kadar tamamen hazır olmasını umuyoruz.'' dedi. Ayrıca yarın kazanırlarsa Man Utd tarihinin 19'uncu lig şampiyonluğunu kolaylayacaklar ve ezeli rakip Liverpool'un 18 kupasını geçmiş olacaklar. Diğer yandan Chelsea kazanırsa, artık son demlerini yaşayan Abramovich'in ilk göz ağrıları grubu ile bir kupa daha kazanarak misyonunu tamamlamış olacak. Sezon boyunca defalarca topun ağzına gelen Carlo Ancelotti'nin durumu bir kez daha gözden geçirilecek ve belki de yeni yatırım sürecinin başında kalacak.

Artık öncesi yok, yalnızca bugün var. Her şey ortada. Kazanan, her şeyi alır!

Man Utd (4-4-1-1): Van der Sar; Fabio, Ferdinand, Vidic, Evra; Nani, Carrick, Giggs, Park; Rooney, Hernandez.

Chelsea (4-3-3):
Cech; Ivanovic, Terry, David Luiz, ACole; Mikel, Essien, Lampard; Malouda, Drogba, Kalou.

Noat Samisa

07.05.2011

2 yorum:

alperensaylar dedi ki...

tek soru; puan eşitliğinde ikili averaj mı geçerli yoksa genel averaj mı? yani manchester maçı kazanırsa matematiksel olarak da şampiyon olmuş oluyor mu?

bir de genel olarak bu sezon sanki premier ligde daha sönük geçti gibi. lider manchesterın iç saha performansını saymazsak; sonradan düşüşe geçen chelsea, her sezon beni ve diğer gunnersları hayal kırıklığına uğratan arsenal :) da dahil bu üç takım hiç etkileyici değil gibiydi.

Noat Samisa dedi ki...

Geç de olsa cevap:

Genel averaj.