Kevin Muscat

Neyse ki, sonunda futbolu bırakmış. Bu yüzyılın başında onun İngiltere'de estirdiği terör, 11 Eylül ve sonrasındaki dalganın futbol versiyonu sayılabilir. Craig Bellamy'nin ilk ağır sakatlığına Muscat neden olmuştu, dizine kramponlarını geçirerek. Sonra uluslararası bir krize dönüştü, Dugarry'nin ayağını eline veriyordu. Ashley Young açıkladı, Watford'daki ilk maçında karşısında olan Muscat ''Eğer beni geçersen, ayağını kırarım.'' demiş ve buna teşebbüs edip, oyundan atılmış. En kötüsü de eski Doncaster oyuncusu Matty Holmes'u sakat bırakması. Holmes, futbol sahasında Muscat'tan yediği bir tekme sonrası bir dizi ameliyat geçirdi ve sonunda bir ayağı aksak kaldı. Bunlar Muscat'ın yediği büyük haltlar, tabii Rangers günlerinden benim aklımda kalan ve her maç yaptığı irili ufaklı dayak teşebbüsleri vardı. Şahsen Türkçe'deki goygoy kelimesinin Goykoçeya, yani Andoni ''Bilbao Kasabı'' Goikoetxea'dan geldiği iddiasındayım; zira aynı maçta hem Schuster'i, hem de Maradona'yı sakatlamak ancak bir goygoy neticesinde mümkün olabilir! Roy Keane'in dört yıl sonra Haaland'dan aldığı intikam, ayak kıran kasaplar... şiddeti futbolun zirvesinde uygulayıp akıllarda yer edenler az değil. Fakat Muscat kesinlikle ayrı bir yerde, son vukuatı da kendisine dair iyi bir örnek:


Diğer yandan, zirve futbol ortamında gördüğüm en edepli ve absürd sertlik Jose Bosingwa'ya aittir. Üstelik faulü Yossi Benayoun yapmış sayılıyor ve serbest vuruş Chelsea'nin. Cüneyt Çakır'ın elit kategoriye yükselmesi üzerine bir de bu videoyu izleyen ''Türk hakemi eyyamcı, Türk hakemi şu, Türk hakemi bu... Cemaati'' ise sanırım ağır panikte:


Futbol bir kurgunun sınırlarını çizdiği bir oyun. Aldatma ve sertlik var oldu, şüphesiz oluyor ve olacak. Her şeye rağmen steril bir futbol ortamı uzak olsun.

Kaynakça: theage.com.au

Noat Samisa

20.06.2011

1 yorum:

Soktumbey dedi ki...

şu efsaneyi kullanmak daha doğru olurmuş bu güzel yazıda :)

http://www.youtube.com/watch?v=Nn9Q8Z-8mME

a tribute to Erman Toroglu :)