Alex Ferguson'ın 25. Yılı


"Babam 65'ine kadar çalıştı, 66'sında öldü. İnsanlar diyor ki, '45 yıl çalıştım, artık emekli olmalıyım.' Hayır, ben Govan'a dönmeyeceğim. Sağlığım elverdikçe, yaşadığım hayattan keyif aldıkça çalışmaya devam edeceğim."

Patrick Barclay anlatır. Kanserden vefat eden bir arkadaşının cenaze töreninde merhumun ailesine taziyelerini bildirirken, hastaneye ziyaret için en sık gelen kişinin Alex Ferguson olduğunu öğrenir. Evvelden uzun süre birlikte çalışmışlardır merhumla, fakat aynı şehirde yaşamalarına rağmen çok az görüşmüşlerdir. Hastaneye de yalnızca iki kez gidebilmiştir Barclay, fakat Ferguson farklı şehirde yaşamasına karşın defalarca ziyarete gelmiştir. Üstelik söz konusu kişi ile aralarında derin bir hukuk yoktur, yalnızca bir kez Ferguson'a araba satmıştır bu şahıs.

Denir ki, Aralık'ta 70'ine basacak olan Alex Ferguson her şeye vakit bulur. At yarışlarına, rakip takımların maçlarına, ailesine, Alastair Campbell ile siyaset sohbetine, golfe, şaraplara... Etrafındaki her şey üzerinde tam kontrolü olan biri ve derler ki, antrenör olmasa, dünyanın en iyi ressamı ya da çağı değiştiren bir mühendis olabilirdi.

Menajer olarak Manchester United'da kazandığı 37 kupa, toplamda 48 kupa onun adının yanına eklenir. Kendini kaç kez yenilediği, kimlerden neler öğrendiği ve kimlere neler öğrettiği ise ansiklopedik bir çalışma gerektirir.

Öyle ki, Alex Ferguson pazar günü Manchester United'da 25. yılını deviriyor. 6 Kasım 1986'dan beri görevinin başında. Soruyorlar ve cevaben diyor ki:

Man United'ın başında 25 yıl?

"Masal gibiydi."

Peki ya emeklilik?

"Bu konuda söyleyeceğim tek şey, sonraki 25 yılı sabırsızlıkla bekliyor olduğum."

Gelmiş geçmiş en iyi, kesinlikle... Çeyrek asır kutlu olsun!

Noat Samisa

04.11.2011

Hiç yorum yok: