Beşiktaş 0-0 Galatasaray
Ülkenin futbol ortamının özeti hükmünde bir maç oldu. Her iki takım da geçen sezonu bu maça taşıdı, birer 'tarz sahibi takım' görüntüsü sahaya konulamadı.Carlos Carvalhal, mağlubiyetle biten Gençlerbirliği maçına çıkardığı kadrodan yalnızca Mustafa'yı Almeida'yla değiştirmişti. Fatih Terim ise milli maç arasından önceki Mersin karşılaşmasındaki takımdan Sabri ve Riera'yı yanına alıp, Ayhan ve Engin'i sahaya sürmüştü.
Dar Alana Sıkışan Oyun
Maçın ilk çeyrek saati, Galatasaray'ın oyun üstünlüğünde geçti. Her iki takım da savunma hattını kendi yarı sahasının ortasına yakın kurmuştu, bu nedenle oyun orta yuvarlak civarındaki dar alana sıkıştı. Pas becerisi nispeten yüksek oyunculardan kurulu bir takım olan Galatasaray, topu daha iyi kullanıp Beşiktaş'ı geri itti.
Aynı zamanda Beşiktaş'ın öndeki üçlüsüyle orta sahasının bağ kurmasını engellediler. Fakat oyunun gidişatı bu şekilde sürdükçe ve konsantre Beşiktaş savunması fahiş hata yapmadıkça ibre Beşiktaş'a döndü. Galatasaray çok adamla Beşiktaş sahasına gittikçe oyun daha geniş alanlara taşındı ve takribi 20. dakika dolaylarında oyunun rengi değişti.Hücum Yöntemi Farkları
Farkı yaratan, Beşiktaş'ın patlayıcı güç sahibi kenar oyuncuları oldu. Geçen sezondan kalma bir veridir, Beşiktaş'ın ilk golü atan taraf olduğu maçları kaybetme yüzdesi çok ama çok düşüktür. Sebebi, takımın hücum oyuncularının geniş alanda oynamaya çok yatkın olmaları. Terim'in planları, Beşiktaş'ın Portekizli'lerine gerekli kullanılabilir alanları oyun 0-0 iken de sağladı.
Galatasaray ise aynı şekilde alan daraltan rakibine karşı maç boyu benzer bir üretim gösteremedi. Quaresma'nın geri dönüşlerdeki zaafını değerlendirmek adına Ayhan ile Engin birbirlerine yakın oynuyorlardı. Merkezden çıkan topların hızı ve kalitesi düşük olunca bu plan işe yaramadı. Sol kenarda oynayan Engin'in meziyetleri böylesi bir taktik ortamda işlevsel değildi, oyunu hızlandırmaktan yoksundu. Yalnızca mücadele gücü takıma artı kattı. Sağ kenarda pozisyon alan Kazım ise epey formsuzdu, aynı zamanda onu besleyecek paslar yetersizdi.
Sezon başından bu yana kenarlardan hızlanamayan, oyunu orta saha merkezli oynayan Galatasaray'ın Aurelio ve Ernst'ten oluşan güçlü orta sahayı aşıp savunma hattı - orta saha hattı arasına adam sokarak hızlanabilmesi mümkün olabilirdi, fakat bu iş tümüyle Elmander'e kaldı. İsveçli oyuncu, sırtı dönük aldığı topları kenarlardan gelecek dalışlara servis yapmaya çalıştı, fakat yeterli etkinliği sağlayamadı.Değişiklikler
Önce Terim, Sabri'yi oyuna alarak kenarları ve ön alandaki presi aktifleştirme hamlesi yaptı. Lakin Sabri'nin dizinden sakatlanmasıyla bu fikir çöp oldu ve Galatasaray maç başındaki düzene geri döndü. Sonra Carvalhal bir hamle yaptı. Necip, oyuna girişiyle birlikte kısa bir periyot içinde iki kez kritik yerde top çaldı, takımı atağa kaldırdı. Fakat onun da oyundaki ömrü kısa oldu, ağır bir sakatlık yaşayarak sahayı terketmek zorunda kaldı. Kalan bölüm için Mustafa oyuna girdi ve Simao forvet arkasına geçti.
Dakikalar ilerledikçe iki takımın da orta sahadaki direnci düştü. Hücumcuların pres gücü çok azaldı, hele ki Beşiktaş'ta Almeida ve Quaresma oyunun son yarım saatinde çok edilgen bir oyun oynadılar. Galatasaray ise Riera ve Baros ile nispeten tazeydi ve daha aktif görünmesine karşın dikkatli Beşiktaş savunmasına karşı aksiyon yaratamadılar. Her iki takımın da pres gücünü artırarak oyunu hareketlendirme planları, böylece yalan oldu.
Beşiktaş'a artı katabilecek ekstra biri varsa, bu Holosko'ydu. Savunma arkasına yapacağı koşularla, yıpratıcılığıyla bilhassa son bölümde çok etkili olabilirdi. Almeida tükenmişti, Carvalhal'se maçı iki değişiklikle tamamlamayı seçti.
Sonuç
Beşiktaş'ın yapabildiklerine ve yapadıklarına ilişkin bir başka açıklayıcı maç izledik. Fatih Terim'in Ayhan tercihi hariç herhangi bir hedef maç planı yapmış görünmemesi, oyunun büyük bölümünde Beşiktaş'ın etkin olmasına sebep oldu. Yeter ki kullanılabilecek geniş alan olsun, bu şartlar altında Beşiktaş korkutucu bir takım. Maccabi'ye 5 atabilir, Fenerbahçe'ye karşı skorda öne geçtikten sonra pek çok pozisyon bulabilir.
Ama golü atamazsa, maçı öldüremezse gerisi teferruat. Bugün şanssızlıklar da oldu, diğer yandan Sivok'un çıkardığı top gibi şans anları da yaşandı. Sonuçta takım yine rakipten iyi göründüğü, daha çok pozisyon bulduğu bir derbiyi kazanamadı.
Noat Samisa
20.11.2011
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
▼
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
3 Fikir, Tenkit, Yorum:
sanırım bu sezon ilk defa "takım" terimini kullandın.. hatta tigana gittiğinden beri de ilk oldu.. bilerek midir acep?
Emireri,
Hayır, bilinçli değildi.
insanın umutlanacak birşeyler araması ne garip dimi..
Yorum Gönder