Olivier Bernard

Vaktiyle Newcastle'ın sol bekiydi, Bobby Robson'lı zamanlarda. Vatandaşı Laurent Robert ile sol kanatta iyi bir birliktelik kurmuşlardı. Arsenal'in en cafcaflı zamanlarında Highbury'nin solundan tren misali geçip tavana çaktığı gol unutulmazlardandır. Ama kendisi unutulmuş bir adam, hikayesi pek ilginç.

Newcastle'a transferine sebep olan kişi, dönemin Lyon hocası Paul Le Guen. Henüz 20 yaşında olan Olivier'ye, "Bu kilolarla seni oynatmam." diyor ve mücadele başlıyor. Bizim Olivier, dört haftada sekiz kilo verince güçten düşüyor ve formayı ebediyen kaybediyor. Oradan ver elini Newcastle, anlaşılacağı üzere bu kulübün en kötü huyu olan 'saçma transferler'e bir yenisi daha ekleniyor.

Fakat bozuk saat bu kez doğruyu göstermiş ve takım sırasıyla ligde 4'üncü, 3'üncü ve 5'inci olurken Bernard sol beki tapulamıştı. Sonrası tufan. Robson gidiyor, Souness geliyor.

Olivier Bernard'ın hikayesinin devamını öncelikle İlyas Salman özetlesin: Video

"Bok ettin Souness!", diyor Bernard. Daha ilk gün odasına çağırdığı Bernard'a bir yazılı kağıt uzatmış ve senden bunları bunları... istiyorum, demiş. İmkansız isteklermiş, Bernard'a göre. O sıra kulüple kontrat görüşmeleri yapıyormuş, yine Souness girmiş devreye. Ya bunu imzalarsın, ya da gidersin demiş. "Sonra da Celestine Babayaro'yu transfer etti zaten!" diyerek anlatmaya devam ediyor.

Souness için söyledikleri bitmiyor: "Beni sevmezdi, genç oyuncuları sevmezdi, kulüpte iyi giden ne varsa hepsini harap etti."

Asıl büyük problem ise bundan sonrası. Kalçasından sakatlanan Bernard, ağrılarına rağmen futbol oynamaya devam ediyor. Ameliyatı sürekli erteliyor ki, Souness'la yaptığı savaşta pes etmiş görünmesin; zira kaybedeceği kesin. Kısa Southampton ve Rangers maceralarında tutunamıyor ve Souness kulüpten ayrılınca, yeniden Newcastle formasına dönüyor. Henüz yaşı 27 iken. Yeniden başlamak istiyor, ama...

Bir kez daha kalça sakatlığı, üstelik ameliyat olduğu yerden. Önce İngiltere, sonra Kanada, Fransa, Amerika... kim ona yeniden futbola dönmeyi vaat ediyorsa oraya uçuyor ve doğruca bıçak altına yatıyor. "Bu haldeyken bırakın Newcastle takımını, futbol maçı izlemek bana azap oluyordu." diyerek, o dönemki psikolojisini anlatır. Tek bir amacı vardır, Newcastle'da yarım kalan işi tamamlamak. Olmuyor, daha 28'indeyken Bernard futbolu bırakıyor.
'Suçu ispatlanan kadar masum' Terry, gör bunu!

Sayısı çift hanelere ulaşan kalça ameliyatlarının ona geri dönüşü, asla koşamamak. Ömrünün geri kalanını bir bacağı aksak olarak devam ettirmek zorunda ve futbola dönmek için o doktor senin, bu ülke benim koştururken neredeyse tüm birikimini harcamış. Newcastlelı eşiyle birlikte halen Newcastle'da yaşıyor, hayatını scouting işleri ve part-time çevirmenlik ile kazanıyor. Ayrıca ırkçılık karşıtı kampanyalar düzenleyen Show Racism the Red Card kuruluşunda gönüllü olarak çalışıyor. Tüm bu hikayesinin gündeme gelme sebebiyse Yohan Cabaye ile olan ilişkisi.

Bernard, Cabaye'ın Newcastle'daki önemli destekçilerinden. Transfer olduğu ilk günden bu yana onunla birlikte. Her platformda ona olan desteğini ve inancını yineliyor. Kültür değişimi şokunu atlatmasında yardımcı, fakat Cabaye, sahanın içi konusunda biraz çekingen:

"Henüz en iyi performansımı göstermedim. Adaptasyon sürecim devam ediyor. Bu ligin temposu benim futbolumdaki bazı iyi şeyleri alıp götürüyor, tamamen adapte olduğumda daha iyi olacağım."

EPL'nin temposundan şikayet eden Cabaye, bu sezon ligin en çok mesafe kat eden oyuncusu. Tezat, ama belli ki Cabaye'ın zirvesini daha göremediğimiz doğru. Şu haliyle de ligin en iyi pasörlerinden, en değerli orta saha oyuncularından biri. Zekası, şutları ve duran top becerisi de cabası. Newcastle'ın muhteşem formunda en büyük pay sahip oyuncu olabilir ve onun mükemmel bir oyuncu olduğuna Lille günlerinde kanaat getirdiğim için kendimi şanslı sayıyorum.

Velhasıl, Olivier Bernard deyince akla artık başka şeyler gelir, ama önceleri hep bu video gelirdi:


Laurent Robert'in ne yapmak istediğini anlayan beri gelsin!

Arşivden:
Bir ay evvel Hayatım Futbol Dergisi'nin 1. sayısında yayınlanan Newcastle yazısı:

Müzmin bunalımsever Newcastle, artık gülüyor!

Kaynakça: Guardian, Times, Chronicle Live

Noat Samisa

05.11.2011

1 yorum:

serkan dedi ki...

harika yazı ellerine sağlık..ilyas salman göndermesi müthiş, bernard videosu epic! :)