Ne Kadarı Yerli?

İngiltere Milli Takımı'nın ahvali, Türkiye Milli Takımı'yla bir ölçüde benzeşiyor. İki tarafta da Milli Takım'a toplum ilgisi azalmış durumda, umutsuzluk havası hakim. Tabii ki duyguları bizim gibi geniş aralıkta dalgalanmıyor ve söz konusu futbola ilgi duymak ise İngiltere yarışılabilinecek bir ülke değil. Yine de kıyas yapmak mümkün.

Her iki ülkenin de Milli Takımlar organizasyonu krizde. Bunun nedeni yerli oyuncu havuzunun darlığı, fakat buna sebep olan koşullar farklı. İngiltere'nin çok geniş fiziksel imkanları ve yüklü miktarda lisanslı futbolcusu var. Türkiye'de ise saha sayısı az, futbolcu sayısı İngiltere'nin 8'de 1'i düzeyinde. Aynı şekilde antrenör sayısında da İngiltere kat be kat ileride, ama yarışmak istediği Almanya, İspanya, İtalya, Hollanda gibi ülkelerin eğitim yönüyle çok gerisinde. Bir de buna oynama biçimine ilişkin yerleşik yanlışlar ve teamüller eklenince İngiltere'nin 50 yıllık hayal kırıklığı ortaya çıkıyor. Tabii biz henüz İngiltere gol atabilmiş dahi değiliz, ama İngiltere de son üç Dünya Kupası'nda ya da Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale ulaşmış değil. Ama bizim Milli Takım her ikisini de başardı.

Halihazırda Türkiye'nin yeterince lisanslı futbolcusu yok ve saha/antrenör yetersizliği meseleye devlet boyutunda el atmayı gerekli kılıyor. İngiltere ise geniş imkanlarına karşın tutucu futbol kültüründen ötürü yanlış futbol eğitimi ve üst düzeyde yabancı futbolcu istilasının mağduru. Nitekim şimdilerde İngiltere'de konu, yerli oyuncu sıkıntısı.

Bir şekilde durumu iyileştirmek istiyorlar, zira içerisinde bulundukları durum dünden bugüne yola koyulacak gibi değil. Premier League'deki durum ise her geçen yıl daha da kötüye gidiyor. Guardian'ın araştırmasına göre EPL'in ilk haftasında takımların 11'leri ele alındığında sahada yer alan oyuncuların yalnızca %33.6'sı İngiltere pasaportu sahibi. Bu, ligin kurulduğu günden beri en dip nokta ve üstelik, geçen sezon ilk 8'de yer alan takımlardan hiçbiri transfer döneminde İngiliz oyuncuya para yatırmadı. Hal buyken ve kaliteli İngiliz oyuncular hep ülke içerisinde futbol oynuyorken Milli Takım havuzuna yeni bir yüksek kalite oyuncunun katılması mucizelere bağlı.

Bununla birlikte bilindiği üzere İngiltere'de yabancı oyuncu sınırlaması yok. Yine de 25 kişilik kadroda 8 adet homegrown oyuncu bulundurulması gerekiyor, ki bunların en az 4'ü bulunduğu kulüp çıkışlı olmak zorunda. Fakat rakamların ve Milli Takım'ın hemen her yaş kategorisinde içerisinde bulunduğu durumun ortaya koyduğu üzere İngiliz futbolu kan ağlıyor. Türkiye'de ise Süper Lig kapsamında kayda değer bir homegrown yaptırımı yok ve üstelik 6+0+4 yabancı kuralı var. Milli Takım ise artık bir çeşit kansere dönüştü. Tüm bunların yanında Süper Lig'in 2013-14 sezonu ilk haftasında ortaya çıkan durum fazlasıyla çarpıcı.

Süper Lig takımlarının ilk 11'leri ele alındığında sahaya çıkan homegrown (yerli üretim) oyuncunun toplama oranı %34.4 seviyesinde. Yani kısıtlamasını olmadığı İngiltere'yle neredeyse eşit. 198 kişinin içerisinde en az 25 oyuncu ise altyapı eğitimini Türkiye dışında almış gurbetçi oyuncular ya da Türkiye vatandaşlığına geçen yabancılar. Bunlar homegrown sayılmıyorlar, pasaportları sayesinde buradalar. Gerisi de zaten yabancı.

Meselenin esası ortadadır. Milli Takım'a dair tartışılan ana konu ise hoca, antrenör, seçici. Elbette, İngiltere'de de durum aynı ve Abdullah Avcı'dan daha kötüsünü yapmak pek kolay değil. Bahsi geçen halefin Fatih Terim olması da gündeme ilişkin merakı harlıyor. Buna mukabil yabancı sınırlaması hala ve çokça yalanlarla konuşulmaya devam ediyor. 

Not: Araştırmaya kaynak olarak TFF verileri kullanıldı. TSL'nin ilk haftasına ilk 11'de başlayan 198 oyuncudan 68'i altyapı eğitimini Türkiye'de alırken, kalan 130 futbolcu başka ülkelerde doğmuş ve ardından Türkiye'ye transfer olmuş isimler.

Bitmeyen Yabancı Kavgası

Noat Samisa

22.08.2013

Hiç yorum yok: